Kürtlere cadı avı 5. yılında!

Kürtlere cadı avı 5. yılında!

FIRAT Anlı, KCK adı altında yapılan operasyonlarla Kürtlerin örgütsüz bırakılmak istendiğini belirterek, ‘KCK’ yargılanmalarını Amerika’daki McCarthycilik gibi cadı avı olduğunu söyledi.PKK’nin ateşkes kararını açıkladığı 13 Nisanın hemen sonrasında Kürtlerin demokratik taleplerini dile getirdikleri kurumlar

PKK’nin ateşkes kararını açıkladığı 13 Nisanın hemen sonrasında Kürtlerin demokratik taleplerini dile getirdikleri kurumlar başta olmak üzere toplumun tüm yapısını hedef alan ve 14 Nisan 2009 günü başlayan “KCK” operasyonlarının ilki 4 yılı geride bıraktı. Kamuoyunda “KCK Ana davası” olarak bilinen dava kapsamında 26 Aralık 2009’da tutuklanan ve 4 yıl aradan sonra 19 Şubatta serbest bırakılan Yenişehir Belediyesi Eski Başkanı Fırat Anlı, “KCK” operasyonlarına ilişkin DİHA’ya değerlendirmede bulundu.

İKİLİ HUKUK

Anlı, çözüm sürecinin tartışıldığı bu süreçte “KCK” adı altında gerçekleşen operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılmasının, Kürtlerin sürece bir biçimde güven artırıcı bir adım olarak yaklaşmasına neden olacağını dile getirdi.
Türkiye’deki hukuk sisteminin ve bir bütün devlet yapılanmasının ikili bir hukuk arz ettiğini belirten Anlı, Kürtlerin de cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hep ayrı bir hukuk ve ayrı bir rejime tabi tutulduğunu belirtti. “KCK” operasyonlarının da bu kapsamda hayata geçirildiğini dile getiren Anlı, Kürtlerin ayrı bir hukukla yargılamalarının İstiklal Mahkemeleri ile başladığını kaydetti. Anlı, 5’inci yılına giren “KCK” yargılamalarını da ayrı hukuk ve rejim zincirinin son halkası olarak değerlendirmek gerektiğini söyledi.

Anlı, ‘90’lı yıllardaki Devlet Güvenlik Mahkemesi yargılamalarıyla bugünün kıyaslanması durumunda o günleri aratacak bir tablonun olduğunun rahatlıkla görülebileceğini kaydetti.

“KCK” operasyonları kapsamında binlerce insanın haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandığının altını çizen Anlı, “Çift yönlü hukuk söz konusu, Kürtler olunca çok basit delillerle hatta delil olmayacak kimi iddialarla tutuklayabiliyor. Yıllarca cezaevinde haksız bir şekilde tutabiliyor. İşte KCK yargılaması budur. KCK yargılaması Amerika’daki McCarthycilik gibi cadı avıdır. Aralarından seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, sivil toplum yöneticileri, hukukçular, gazeteciler, öğrenciler, sağlıkçılar, emekçiler, kadın, yaşlı, genç yani bir bütün toplumsal yapının olduğu binlerce kişiden bahsediyoruz. Bu sadece klasik bir yargılama değildi. Bir halkın tümüne, örgütlü yapısına, siyasal yapısına, partisine, kurumlarına dönük büyük kapsamlı bir operasyondur. Burada ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor; belki birileri Sri Lanka modelinin uygulanmasına ciddi ciddi inandılar ve bunun bir boyutuyla bir adımını da KCK yargılamaları adı altında Kürt siyasi hareketini, Kürt sivil örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin üye ve yöneticilerini, seçilmiş insanlarını tutuklayarak toplumu öncüsüz, örgütsüz ve bir biçimiyle de hareketsiz kılmak istediler” şeklinde konuştu.

Kürt halkının özgürlük mücadelesini tasfiyeye yönelik atılan adımların çözüm olmadığının ve sonuç vermediğinin görüldüğüne vurgu yapan Anlı, “Bir yargılamada tutukluluğun sürdürülmesi çok iyi niyetli bir yaklaşım olmayacaktır. Zaten hukuka aykırı bir yaklaşım bu açıdan da yeni sıkıntılara sebebiyet verecektir. Bu yargılamalara derhal son verilmeli, siyasi tutsak sayabileceğimiz bu arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz” dedi.
(DİYARBAKIR)

www.evrensel.net