İsrailli ve funky bir derviş: Yinon Muallem

İsrailli ve funky bir derviş: Yinon Muallem

Türkiye’de sayısı bir elin parmağını geçmeyecek besteci, Türk Musikisine yeni bestelerle katkı yapıyor. İstanbul Sazendeleri ve İncesaz bu alanda ilk akla gelenler belki. Bir de Yinon Muallem’in Rast Ensemble’ı var. 11 yıldır Türkiye’de yaşayan ve 6. albümünü geçtiğimiz günlerde bitiren İsrailli Yinon Mualle

Devrim Acaroğlu

“Müzisyen arkadaşlarım hala şaşırır. Galiba güçlü bir şey var burayla aramda, metafiziksel olarak başka bir hayattan belki de… Ayrıca burada yaşadım, burada evlendim bunların da etkisi vardır” diyor.

ALBÜM YAPMAK İÇİN YAPMAK ANLAMSIZ

Muallem’in yeni albümünün adı Funky Dervish. İsmi aslında diğer albümlerinden farkını ele veriyor. Daha geleneksel icralardan sıyrılarak doğaçlamalara, dolayısıyla caz, funk arayışlarına kuçak açıyor Funky Dervish. Bu arayışlara uygun olarak farklı enstrumanlar ve o enstrumanların başarılı yorumcuları Funky Derviş için biraraya gelmiş. Bunlardan bazıları; Klarnet ustası Hüsnü Şenlendirici, İsrailli Perküsyonist Zohar Fresco, Yunan ud virtüözü Haid Yazdijan.

“Sadece albüm yapmış olmak için yapmak mantıksız geliyor bana. Çok popüler müzikler için bile albüm yapma tartışılırken bizim yaptığımız müzik açısından hiç mantıklı değil. Madem para kazanmak için değil kendin için albüm yapıyorsun, istedim ki yeni bir şeyler olsun.”

Yinon Muallem’in besteci kimliğinin yanında -belki de ortasında- yeni şeyler öğrenmeye iştahlı bir perküsyonist. Bu albümde ilk defa davul çalmış. Ayrıca bestelerin bir perküsyonistin zihni ve kalbinden çıktığı dikkatli kulaklar tarafından kolaylıkla farkedilebilir.

İSRAİL ÖZÜR DİLEYİNCE ÇOK MUTLU OLDUM

Albümün en dikkat çeken şarkısı İstanbul-Tel Aviv. Aynı isimde bir roman yazmış Yinon Muallem. Henüz yayınlanmayan romanın şarkısı aslında İstanbul-Tel Aviv. Tahmin edilebileceği gibi Muallem’in otobiyografisi etrafında bir roman ve şarkı. Mavi Marmara meselesinden sonra çok üzülen Muallem İsrail’e dönmeye karar vermiş, bir süre İsrail’de yaşadıktan sonra geri dönmüş İstanbul’a. “Özür dileme olayından sonra çok mutlu oldum. Çünkü ben bu 10-11 sene içerisinde bir çok proje yaptım İsrail ve Türkiye’de. Yurdal Tokcan, Göksel Baktagir ile birlikte... Çok seviyorum ortak projeleri ve hala devam ediyorum. İsrail-İstanbul Kültür Ateşesiyim. Hem de en zor zamanda başladım. İsrail Dışişleri Bakanlığı rica etti, biraz çekindim başta ama bir buçuk senedir yapıyorum.”


ADIM YİNON, İSRAİLLİYİM

Yunus Emre’nin “Yaradılanı severim, yaradandan ötürü” sözünü, İbranice ve Türkçe seslendiriyorsun. Bu parçanın hikayesini anlatır mısın?
Geçen kış Abant’a gittim, hava bayağı soğuktu. Dağa çıktım, canım çay istedi. Camiiye girdim, ‘’gel misafirimsin’’ dedi biri ve çay ikram etti. ‘’Adım Yinon, İsrailliyim’’ dedim. ‘’Nereli olduğunun önemi yok, iyi ki geldin’’ dedi. Meğer caminin imamıymış. Mavi Marmara’dan hemen sonraydı. Bana ‘’sizin başbakan yaramaz’’ dedi, ben de ‘’sizinki de’’ dedim. Sonra pişman oldum böyle söylediğime. Birbirimizi üzmememiz lazım çünkü. Sonrasında da İbranice’ye çevrilmiş Yunus Emre kitabı buldum. Ve bana ilham oldu. Yunus Emre ile aynı dönemde yaşamış aynı felsefi düşünceye sahip Yahudi ve Türk filozofları konu alan bir proje yapacağım.


TÜRKİYE HİÇBİR ZAMAN BATILI OLMAYACAK

Türk Müziği zor değil mi hele ki senin gibi dışarıdan gelip öğrenmeye çalışan biri için?
İsrail’in ne kadar Batılı olduğunu biliyorsun. ABD’nin papağanı olduğunu söylüyorlar. Türkiye’nin içinde Batı var ama hiç bir zaman Batılı olmayacak ve bu Türkiye’nin güzelliği. Osmanlı’dan kalan çok büyük bir kültür. Ben başka hangi müslüman ülkeye gelebilirdim ki? Bu yüzden özel bir ülke Türkiye. Müzikte ve Müzisyende de görülüyor bu özellik, bakış açıları çok daha açık. İsrail, tarih olarak genç bir ülke. Osmanlı’da Türk Müziğine katkıları olan bir çok yahudi besteci var. En önemlisi ‘’Tanburi İshak Efendi’’ (Zohar Fresco’nun dedesi). (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net