Devlet bizim sanıyorduk, patronlarınmış!

Devlet bizim sanıyorduk, patronlarınmış!

Adıyaman Güçlü İplik işçileri, taleplerini içeren 13 bin imzayı Meclis’e taşıdı. Adıyaman’dan AKP’nin 5 milletvekili çıkardığını, oy verdikleri vekillerin kendilerine sahip çıkmadığı gibi, patronun yanında yer aldığını hatırlatan işçiler, “Gördük ki oylarımızı çöpe atmı


Sendikaya üye oldukları için işten atılan ve 2 ayı aşkın süredir direnişte olan Adıyaman Güçlü İplik işçileri, İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’le birlikte Meclis’teydi. Yaptıkları açıklamada sendikalı olarak işe geri dönmek istediklerini ifade eden işçiler, oy verip Meclis’e taşıdıkları vekillerin kendilerinin değil, patronun yanında yer aldığını belirterek, “Oyları çöpe attığımızı gördük” dedi. İşçiler taleplerini içeren 13 bin imzayı, Tüzel’le birlikte Meclis Başkanlığı’na iletilmek üzere Dilekçe Komisyonu’na verdi.
Adıyaman’da direnişte olan 250 işçi adına Abuzer Akman, Yunus Akyol, Abuzer Öztürk, Yahya Ateş ve Vedat Durna Meclis’te, İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’le birlikte toplantı yaptı. Güçlü İplik işçilerinin sendikalaşmak istedikleri için işten atıldıklarını ve 250 işçinin 76 gündür, ekmek, emek ve örgütlenme mücadelesi verdiğini kaydeden Levent Tüzel, sendikalaşma hakkının baskı altında olduğunu söyledi.

‘TEŞVİKLER NEREYE GİTTİ?’

Patronlara verilen teşviklerin nerelere gittiğini bakanlıklara sorduklarını ancak yanıt alamadıklarını söyleyen Tüzel, Güçlü İplik patronunun teşviklerle cirosunu 15 milyon dolara yükselttiğini, fabrika sayısını da 6’ya çıkardığını aktardı. Çalışma Bakanı’ndan bugüne kadar yanıt alamadıklarını, Ekonomi Bakanı’ndan ise eksik yanıt aldıklarını dile getiren Tüzel, “Bu teşviklerin nasıl bir yağma ve haksız kazanca dönüştüğünü gördük” dedi. Atılan 250 işçinin büyük kısmının İşsizlik Fonu’ndan yararlanamadığını, fonun son derece dar ve amaç dışı kullanıldığını belirten Tüzel, “Bu fabrikalarda binlerce işçi bayramlarda, mesai ücreti olmadan, yıllık izin yapmadan ve kayıtsız çalıştırılıyor. Çalışma Bakanlığı ve temsilcileri de bunu çok iyi biliyor” dedi. Hak arayan işçilere yönelik polis saldırılarına da dikkat çeken Tüzel, “İşçilerin direniş çadırlarına valilik emriyle polis saldırdı, Adıyaman’da belki de tarihinde ilk  kez işçiler gaz bombası ile karşılaştı” şeklinde konuştu.

‘SENDİKA GERİ ADIM ATTI’

Hak-İş’e bağlı Öz İplik İş’in başlangıçta işçilerle mücadele verirken, milletvekilleri ve iktidarın baskısı ile bugün geri adım attığını da söyleyen Tüzel, “Tam bir orman kanunu, zorba kanunu var. ‘Para bende, güç bende, yasa da benim, kanun da benim’ diyen bir patron var” dedi. Kârlarından kaybetmek istemeyen diğer patronların da Güçlü İplik patronunun yanında yer aldıklarını söyleyen Tüzel, sendikalaşmayı engellemenin ve sigortasız işçi çalıştırmanın suç olduğunu hatırlatarak, “Bu suçları önlemek valiliğin, bakanlıkların görevi olduğu halde işçinin karşısında, sermayenin yanında tutum sergiliyorlar. Biz sorularımıza yanıt alana kadar bu işin takipçisi olacağız” dedi.

AKP’Lİ VEKİLLERE TEPKİ

250 işçi adına Meclis’e gelen işçiler de toplantıda söz alarak yaşadıklarını anlattı. Haklarını alamadıkları için sendikalaştıklarını, bunun üzerine patronun üç işçiyi işten çıkardığını anlatan işçilerden Abuzer Akman, “Adıyaman AKP İl Başkanlığına gittik. Sonuçta biz bunlara oy vermişiz, 5 milletvekili çıkarmışız. İl Başkanı ‘sendika neye yarar, size ne kazandıracak’ diyerek bizi kapı dışarı etti. Milletvekili Mehmet Metiner’in yanına geldik buraya, bize ‘şov yapmayın’ dedi. Adıyaman Valisi işçileri tek tek çağırarak, özellikle kadın işçileri ‘sendikadan istifa edin, dönün işinize’ dedi. Eşim sendikalı değil, ayrı bir işyerinde çalışıyor, benden dolayı işten çıkardılar. Biz bakanlıklara sesleniyoruz, bir an önce gelip Adıyaman’daki koşulları incelesinler. Adıyaman yasak işçi cenneti olmuş. Sigortalı işçi bulamazsınız, yok” şeklinde konuştu. 6 fabrikası olan patronun aldığı teşviklerin gereklerinin hiçbirini yerine getirmediğini belirten Akman, iktidarın tavrının hep patron yanında olduğunu söyledi. Seçtikleri vekillerin kendilerine sahip çıkmadığını belirten Akman, “Şimdi görüyoruz ki biz oylarımızı çöpe atmışız. Kendi seçmenine, işçisine, emekçisine sahip çıkamayan bir parti ülkeye nasıl sahip çıkar” diye sordu.
Abuzer Öztürk isimli işçi ise gazetecilere seslenerek, “Bizim sesimize yer verin. Basın mensupları iktidar üzerindeki denetimlerini arttırmalı” dedi.

MECLİSİ GÖREVE ÇAĞIRDILAR

İşçilerden Yunus Akyol da senelerdir Güçlü İplik’te çalıştıklarını, belirterek, “Bugüne kadar birçok sıkıntı ile karşılaştık. Söylemesi ayıp, yemek bile verilmediği oldu. Servisler düzgün değil, sigorta yok, rahatsızlanıp istirahat aldığımızda işten atılıyorduk. Bunları Çalışma Bakanlığı’na defalarca anlattık. Ankara’dan gelen müfettişler bizimle hiçbir şekilde görüşmedi. Patronun mekanına gidip, patronun çağırdığı işçilerle muhatap oldular. Müfettişlerin bizim yanımıza gelmesi gerekiyor. Orada patronun dersini çalıştırıp karşılarına çıkardığı işçiler ne diyecek” şeklinde konuştu.

“Biz bugüne kadar zannediyorduk ki devlet bizim devletimiz. Halbuki devlet bizim değil, zenginin, sermayenin devletiymiş. Biz mazlumların devleti işçilerden başka kimse değildir” dedi.

Açıklamanın ardından işçiler imzaları Meclis Başkanlığı’na iletilmek üzere Meclis Dilekçe Komisyonu’na veren işçiler, Meclis’i, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı göreve çağırdı.  (Ankara/EVRENSEL)


İŞÇİLERİN TALEPLERİ

Sendikalı çalışmak
Aylık maaşlarının 1000 TL’nin üzerinde olması ve zamanında ödenmesi
Bir maaş tutarında, yılda üç ikramiye
Bayram ve resmi tatillerde çalıştırılmaları halinde çift yevmiye verilmesi
Pazar günlerinde tatil yapmak
Yemekhanenin ve yemeklerin sağlığa uygun olması
Sigortalarının tam ve zamanında yaptırılması
Rapor alanların işten atılmaması
Taziye, doğum, evlilik gibi günlerde izin verilmesi
Zorunlu fazla mesai ücretlerinin ödenmesi
İşyerinde sağlık kabini açılması ve işyeri hekimi bulundurulması
Sendikalı oldukları için işten atılan tüm işçilerin geri alınması.

www.evrensel.net