Madenci damgasını vurdu

Madenci damgasını vurdu

İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Zonguldak’ta görkemli bir şekilde kutlandı. Binlerce maden işçisi 1 Mayıs alanına damgasını vururken, işçi ve memur sendikalarının üyeleri, üniversite öğrencileri ve  siyasi partiler de talepleriyle alandaki yerlerini aldı.GMİS &u

GMİS üyesi maden işçileri Fener, Kozlu Müessese Müdürlüğü ve Asma İşletme Müdürlüğü önünde toplanarak üç koldan toplanma alanına yürüdü. Toplanma alanına sığmayan işçiler “Geliyor, geliyor madenciler geliyor”, “İşte madenci, işte sendika”, “Emeğin başkenti şanlı Zonguldak” sloganlarıyla mitingin yapılacağı Madenci Anıtı’na yürüdü.

DAYANIŞMA GÜNÜ

Miting alanında GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Zonguldak Demokrasi Platformu adına Erdoğan Kaymakçı, KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tahsin Kumkumoğlu konuşma yaptı. Kaymakçı ve Kumkumoğlu, 1 Mayısın Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olduğuna dikkat çekerek, bu amaçla alanlarda toplanıldığını ifade etti.

Eyüp Alabaş da mücadeleye hazır olduklarını belirterek “Biz, maden ve MTA işçileri olarak tek yürek, tek ses mücadeleye hazırız. Tüm emekçi kardeşlerimizin, Zonguldak, Bartın, Karabük halkının desteğini istiyoruz” dedi.

TALEPLER

İş güvencesiz, kuralsız, kıdem tazminatsız, sendikasız ve ücretsiz çalışma olan taşeronlaşmayı istemediklerini ifade eden Albaş, “Biz, işsizliğin bir tehdit olarak kullanılmasını ve çalışanlara köle ücretinin dayatılmasını istemiyoruz. Biz, paralı eğitim ve paralı sağlık hizmeti istemiyoruz. Biz, adına iş kazası denilen iş cinayetlerinde ölmek istemiyoruz. Biz,  güvencesiz yarınlar ve mezarda emeklilik istemiyoruz” dedi. Demokrasi, barış ve huzur istediklerini ifade eden Albaş, antidemokratik sendikal yasaların değiştirilmesini, toplu pazarlık ve örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasını, Siyasi Partiler ve Seçim Kanununun daha demokratik hale getirilmesi taleplerini dile getirdi.

Adına demokrasi denilerek ülkelerin tank ve tüfekle işgal edildiğini söyleyen Albaş, “Dünyanın en zengin enerji kaynaklarının bulunduğu bölgemizde Irak ile başlayan işgal, giderek tüm bölge ülkelerine yayılıyor” dedi.

RANT EKONOMİSİ

Özelleştirmelerle sadece yabancılaşmanın değil borçların, işsizlik ve yoksulluğun da arttığını kaydeden Albaş, şöyle devam etti: “Ama buna rağmen bugün, hâlâ aynı politikalarda ısrar ediliyor. İçinde bulunduğumuz genel seçim atmosferinde bile üretim ekonomisi değil rant ekonomisi öne çıkartılıyor. Biz, emekçiler ve demokrasiden yana olanlar; birlik, beraberlik ve dayanışma içinde vereceğimiz mücadeleyle bu oyunları boşa çıkartacağız. Türkiye’nin tarihi geçmişi ve Zonguldak’ın tarihi geçmişi, bize her zaman ışık tutuyor ve tutmaya devam edecek.”

Zonguldak, Karabük ve Bartın’ın göç veren illerin başında geldiğini ve üç ilde de emekli sayısı ile çalışan sayısının birbirine eşitlendiğini anlatan Albaş, iş yerlerinin kapatıldığını, küçültüldüğünü ama yeni iş alanlarının yaratılmadığını kaydetti. Her yıl yeni gençlerin, okumuş gençlerin işsizler ordusuna katıldığını ifade eden Albaş, çalışanların ise işsizlikle tehdit edildiğini kaydetti. TTK, Ermedim ve Kardemir’de çalışma şansı yakalayanların da hallerinden memnun olmadıklarına dikkat çeken Albaş, “Kardemir’de işçi arkadaşlarımız işlerinden atılıyor ve yerlerine daha düşük ücretlerle yeni işçi alınıyor. Erdemir’de eski işçiler emekli ediliyor ve düşük ücretle yeni işçiler alınıyor. Türkiye Taşkömürü Kurumunda 2006 ve 2009 yılında işe alınanlar düşük ücretlerle çalıştırılmaya devam ediliyor” dedi.

SEÇİM SÜRECİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Bu durumun bölge ekonomisini yansıdığını, ekonomi küçülürken esnafın da dükkan kapattığını dile getiren Albaş, icra dairelerinin sayısının ise arttığını belirtti. Bu süreçte genel seçime gidildiğini hatırlatan Albaş, bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. TTK ve MTA iş yerleri için sözleşme sürecinden geçildiğini söyleyen Albaş, 2006 ve 2009 girişli işçilerin ücretinin yükseltilmesi, bu işçilerin gruplu olarak değil, daimi olarak çalıştırılmasını, taşeron uygulamasına son verilmesini, sosyal hakların iyileştirilmesini istediklerini kaydetti.

Alabaş’ın konuşması sık sık “Susma haykır, taşerona hayır”, “Eşit işe eşit ücret”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Yaşasın demokrasi mücadelemiz” sloganlarıyla karşılandı.

Konuşmaların ardından türküler eşliğinde halaylar çekildi. (ZONGULDAK)


KÜTAHYA

KÜTAHYA’da 1 Mayıs’ta eski Şeker Fabrikası’nın önünde toplanan işçiler, emekçiler ve öğrenciler buradan Zafer Meydanı’na yürüdü. Yaklaşık 500 kişinin yer aldığı kutlamaya taşeron işçiler de katıldı.

Yürüyüşün ardından KESK adına konuşan Abdullah Çiçek, sendikaların taleplerini dile getirdi. Seyit Ömer’de çalışan ve işten atılan işçiler adına söz alan Halil İbrahim Ada ise sigortalı, sendika, 8 saat iş günü, eşit işe eşit ücret gibi talepleri dile getirdi. Ada güvencesiz, esnek, sağlıksız çalışma koşullarını kabul etmeyeceklerini ve haklarını kazanana kadar direneceklerini dile getirdi. Üniversite öğrencileri de yurt, parasız, demokratik, anadilde eğitim, parasız sağlık, parasız ulaşım gibi taleplerini kürsüden ifade ettiler. (KÜTAHYA)


KIRŞEHİR

KIRŞEHİR’de 1 Mayıs KESK tarafından düzenlendi.  Siyasi pertilerin de destek verdiği yürüyüş Eğitim Sen Kırşehir  Şubesi önünde başladı. Buradan “İş ekmek özgürlük”, “Parasız eğitim, parasız sağlık”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Bıjı yek gulan” sloganlarıyla Medrese taksi durağı önüne yüründü. KESK Temsilcisi Özdemir Beyhan “Türkiye’de ve bütün dünyada barışın, kardeşliğin, güvenceli yaşamın, adaletin ve dayanışmanın hüküm sürdüğü bir gelecek yaratmak için mücadelemize kararlılıkla, azimle, inançla devam edeceğiz” dedi.

BDP’nin taşıdığı “Bıji Yek gulan-yaşasın 1 Mayıs” pankartının polis tarafından alınmaması nedeniyle BDP’liler alandan ayrılırken, EMEP ve ÖDP bu duruma tepki gösterdi. (KIRŞEHİR)

www.evrensel.net