'Sınıf kardeşliği barışın garantisi olacak'

Emek Partisi İl Örgütü’nün ‘İş, Barış ve Özgürlük İçin Birleşelim’ çağrısıyla düzenlediği  foruma katılan İstanbullu işçiler, Kürt sorunu ve barış görüşmelerini enine boyuna tartıştı. İstanbul’un değişik işçi havzalarından farklı sektörlerde çalı

Forumun açılış konuşmasını yapan Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek, parti olarak sürdürdükleri “Savaşa dur de demokrasi için birleş” kampanyası kapsamında İstanbul’un birçok ilçesinde, fabrikalarda, atölyelerde işçilerle bir araya geldiklerini, buralarda yapılan toplantıların sonucunda böyle bir forum düzenleme ihtiyacının doğduğunu söyledi. İşçilerle son gelişmeleri tartışmak, işyerlerinde nasıl tartışmalar yürütülüyor bunları öğrenmek istediklerini belirten Gerçek, “İşçi sınıfının Kürt sorununun çözümü ve barış konusunda nasıl tutum alması gerektiğini konuşacağız” dedi.

Kürt sorununun 100 yıllık bir sorun olduğunu, bunun 30 yıllık sürecinin çatışmalarla geçtiğini hatırlatan Gerçek, bazı devlet yöneticilerinin bu realiteyi kabul ettiğini ancak çözümü güvenlik yöntemleriyle tarif ettiklerini kaydetti.

Şimdi çözüm konusunda bir kapı aralandığını, Öcalan’ın mektubu ile bir açılım yaptığını ve sıranın AKP’de olduğunu söyleyen Gerçek, “Onlar da kendi çözüm şeklini ortaya koyuyor. Akil İnsanlar Grubu ile bölge toplantıları yaparak halka çözüm anlatılacak. Bu süreci eksikliklerine rağmen olumlu buluyoruz. Akil İnsanların bölgelerde yapacağı toplantılara işçilerin, emekçilerin, aydın ve sanatçıların katılımını sağlamalıyız. Hatta örgütleyicisi olmalıyız” diye konuştu.

1 MAYIS’A ÇAĞRI

Kürt sorununun işçilerin bölünmesinin bir aracı haline getirildiğine dikkat çeken Gerçek, esnek çalışma, taşeronluk, özelleştirmeler, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller karşısında işçilerin mücadelesinin bütünleşmesinin engellendiğini söyledi. Kürt sorunu konusunda işçilerin taraf olmasının aynı zamanda demokrasi ve ekonomik haklar konusunda da taraf olmak anlamına geleceğini söyleyen Gerçek, bu şekilde işçilerin de siyasete katılmış olacağını kaydetti. Gerçek, suya yön veren işçi sınıfının iktidara da talip olması gerektiğini dile getirdi.

Önümüzde işçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın olduğunu hatırlatan Gerçek, 1 Mayıs’ta işçilerin iş, ekmek, barış ve özgürlük talepleri ile alanlarda olmasını istedi.


DİSK/GIDA-İŞ Genel Sekreteri Seyit Aslan Kürt sorununun 30 yıldır hiçbir hükümet tarafından çözülmediğini dile getirdi. Bu süre içerisinde on binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, köylerin yakılıp boşaltıldığını, milyonlarca Kürt’ün Batı’ya göç etmek zorunda kaldığını, yüz milyarlarca doların savaş için harcandığını hatırlatan Aslan, çözüm için adım attıklarını söyleyen hükümetlerin, Kürt halkının taleplerini görmezden geldiğini belirtti. Bu güne kadar çözüm için adım attıklarını söyleyenlerin asıl olarak Kürtlerin taleplerini ezmeyi, onları yok etmeyi amaçladığını söyleyen Aslan, bunların hiçbirinin başarılı olamadığını dile getirdi.

AKP DE EZEREK ÇÖZMEK İSTEDi

10 yılı aşkın süredir iktidarda olan AKP’nin de ilk önce Kürtlerin taleplerini baskıyla, imhayla çözmek için çalıştığını dile getiren Aslan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çocuk da olsa öldürülebilir’ sözünü hatırlattı. AKP döneminde ölümlerin devam ettiğini, binlerce kişinin KCK’li oldukları gerekçesiyle tutuklandığını, siyasilerin, gazetecilerin, avukatların cezaevine doldurulduğunu hatırlattı.

İŞÇİLER MÜDAHİL OLMALI

Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin mücadelesinin AKP’yi masaya oturttuğunu söyleyen Aslan, barış görüşmelerinin eşitlik temelinde çözülmesi için işçi sınıfının sürece dahil olması gerektiğini dile getirdi. Sermaye güçlerinin ve AKP’nin kendi çözümlerini hayata geçirmek için çalıştığını söyleyen Aslan, “Kürt sorununun eşit haklar temelinde çözülmesi için, ana dil talebinin kabul edilmesi için KCK tutuklularının serbest bırakılması için işçilerin de sürece dahil olması gerekiyor” dedi.

1 MAYIS CEVAP OLSUN

İmralı görüşmelerinin başlamasıyla Kürt halkının barış istediğini ortaya koyduğuna dikkat çeken Aslan, Newroz’da alanlara çıkan Kürt halkının herkese barış elini uzattığını anlattı. Yaklaşan 1 Mayıs’ın işçi hakları ve barış süreci için önemli olduğunu vurgulayan Aslan, 1 Mayıs’ta alanlara çıkacak yüz binlerce işçinin Kürtlerin uzattığı barış elini tutmasını istedi.


Levent Tüzel (İstanbul Bağımsız Milletvekili): Kürtlerin yıllardır sürdürdüğü mücadelenin ve duruşun sonucunda hükümet birtakım adımlar atmak zorunda kaldı.

Bu sürecin Kürtlerin eşit haklara sahip olması için gerçek bir demokrasi için ortak bir mücadele etmeliyiz.

Bu süreçte hükümet ve sermaye kendi çıkarları için yeni sömürü alanları açmak için hareket ediyor.

Bizler de çalışmalarımızı yenilemek zorundayız. Yeni anayasa sürecinde işçilerin emekçilerin, Kürtlerin, inanç gruplarının taleplerinin karşılanması için işçilerin mücadele etmesi gerekiyor.

Bunun için hepimize sorumluluk düşüyor.


BİRLİĞİMİZİ SAĞLARSAK BARIŞI DA GETİRİRİZ

Forumun açılış konuşmalarının ardından söz sırası işçilere geldi.

Tekstil işçisi Önder Urum, fabrikalarında tarikatların ciddi çalışma yürüttüğünü, Kürt sorununun çözümü konusunda da karşıtlığı pohpohladıklarını söyledi. Bunların AKP’ye oy vermelerine rağmen Kürt sorununun çözümüne karşı olduklarını aktaran Urum, yeni anayasada işçilerin de Kürtlerin de olması gerektiğini söyledi.


Ahmet Arıkan (Genel-İş 1 No’lu Şube Yöneticisi): Siz hiç Ulus’ta, Bebek’te yalısına, villasına Türk bayrağı asıp ‘oğlum şehit oldu’ diye ağlayan bir anne gördünüz mü? Çünkü yok. Halkı yoksulluğa mahkum edenlerin arasında kürsüde şehitlik mertebesi mukaddestir diyenlerin oğlunun şehit olduğunu gördünüz mü? Biz işçiler emekçiler gerçek bir barış için mücadele etmeliyiz.

Özcan Gümüş (Metal işçisi): Bugüne kadar bize hep analar ağlamasın diye seslendi yönetenler. Ama anamızı ağlattılar bugüne kadar. Bizler çocuklarımızın ağlamaması için bu süreçte üzerimize düşeni yapmalıyız. İşyerlerinde güvencesizliğe karşı, sömürüye karşı savaşmalıyız.  

Önder Odabaşı (Yurtiçi Kargo’da direnen işçilerden) Günde 15 saat çalışmaya karşı çıktığımız için işten atıldık. 75 gündür direniyoruz. Saldırılara uğruyoruz, direniyoruz. Kürt sorunu sermayenin, emperyalistlerin dediği gibi değil biz işçilerin dediği çözülmesi için mücadele etmeliyiz.

Öznur Fazlıoğlu (Ismaco’da direnen işçilerden): Ben Türk işçi ve Türk bir anne olarak buradayım. Sendikalı olunca terörist dediler, PKK’li dediler. Ben çocuğumu askere göndermek istemiyorum. Bu savaşı kim için yapıyorlar anlamıyorum. Biz işçiler birleşmeliyiz. Çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak istiyorsak savaşa karşı birleşmeliyiz.


10 BİN İŞÇİYLE BİR ARAYA GELDİLER

‘İş, barış, özgürlük için birleşelim’ forumuna hazırlık için İstanbul’un işçi havzalarında hummalı bir çalışma yürütüldü. Dağıtılan on binlerce bildirinin yanında 10 bin işçiyle yüz yüze görüşülerek, foruma katılım çağrısı yapıldı. Forum için Esenyurt, Küçükçekmece, Bağcılar Güneşli Bölgesi, Ambarlı Limanı, Bayrampaşa, Çağlayan, Sultangazi Elmabahçesi, İMES, Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi, Maltepe Gülsuyu, Kartal Kurfalı Bölgesi, Pendik Kurtköy, Pendik Tersanesi, Tuzla Tersaneler Bölgesi, Tuzla Deri Sanayi Bölgesi, Tuzla Organize Sanayi Bölgesinden binlerce işçiyle yüz yüze, büyüklü küçüklü toplantılarla foruma çağrı yapıldı. Bu buluşmalarla Kürt sorununun çözümü için neler yapılması gerektiği, AKP’nin Suriye politikası, Ortadoğu’da yaşanan savaşlar ve işçilerin alması gereken tutum da tartışıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net