Üniversitede barış istemek hâlâ zor

Üniversitede barış istemek hâlâ zor

Türkiye bir yandan “barış”ı tartışıyor, diğer yandan da üniversitelerde başta Kürt öğrenciler olmak üzere, devrimci, demokrat öğrencilere yönelik ırkçı saldırıların artması da dikkat çekiyor.Geçtiğimiz günlerde Afyon, Muğla ve Kayseri’de yaşanan saldırılarda çok sayıda öğrenci

Mesut Tutkal / Mert Yıldız

Geçtiğimiz günlerde Afyon, Muğla ve Kayseri’de yaşanan saldırılarda çok sayıda öğrenci yaralanırken, partisinin Bursa mitinginde “Vur de vuralım, öl de ölelim” sloganlarına “Onun da sırası gelecek” yanıtını veren MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin tutumu, saldırıların artabileceği endişesi yaratıyor. Bu sürecin tartışıldığı yerlerden biri de Kocaeli Üniversitesi (KOÜ). Kimi barışın ne olursa olsun desteklenmesi taraftarı, kimi “şehitlere ihanet” diyor barış görüşmeleri için. Üniversitede barış istemenin hâlâ zor olduğuna dikkat çeken öğrenciler, saldırılar nedeniyle ise MHP’nin son dönemlerdeki tavrını suçlu görüyor.  

KOÜ’DE BARIŞI KONUŞMAK

KOÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi Ahmet Güler, barış görüşmelerini olumlu karşıladığını fakat tek taraflı olarak gördüğünü, devlet kanadından somut bir adım atılmadığını söylüyor. “Olan görüşmeleri sabote etmek için çeşitli üniversitelerde Kürt öğrencilere saldırılar var. Bizim de üniversitemizde barışı dillendirmek çok zor, çünkü çevik kuvvet ve farklı ideolojilerdeki öğrenciler tarafından baskılara maruz kalıyoruz, görüşlerimizi rahatça ifade edemiyoruz” diyor Güler.
Güler, bu süreçte Meclisteki siyasi partilerin tutumlarına dikkat çekiyor, MHP ve CHP’nin politik duruşlarını eleştiriyor.

‘VİCDANI OLAN DESTEKLEMELİ’

Gazetecilik Bölümü Öğrencisi Emre Kocaman, süreçten umutlu. “Sorunlar kısa sürede çözülecek sorunlar değil, ilerisi düşünülerek adımlar atılmalı. Bu süreci de sadece AKP’ye bağlamayalım, örgütün de etkisi ve sorumluluğu çok fazla” diyor Kocaman. MHP’nin gençleri milliyetçilik üzerinden yönlendirdiğine dikkat çekiyor ve “Kürt halkının esas sorunu silahların susması değil sosyal eşitlik ve demokrasi sorunudur. Kürt halkının ezilmişliğini ve eşitsizliğini dengeleyecekse olumlu bir süreçtir. Bu süreci aklı başında ve vicdanı olan her insanın desteklemesi gerektiğini düşünüyorum” diyor.

‘İNSAN İNANMAK İSTİYOR’

İktisat 3. Sınıf Öğrencisi Fırat Güven, üniversitelerde artan saldırıları MHP lideri Bahçeli’nin tutumuna bağlıyor. “Bahçeli’nin söylemleri ırkçılıktır, bunlar lider olabilecek insanlar değiller üstelik kendisi eğitimci biri” sözleriyle eleştiren Güven, görüşmeleri olumlu olarak değerlendirse de daha önce “açılım” adı altında gündeme gelen süreçte yaşananlar nedeniyle kaygılı olduğunu dile getiriyor. “Seçimlerin yakın olduğunu hepimiz biliyoruz barış sürecinde oy kaygısıyla yapılan şeyler de var. Ama insan inanmak istiyor” diyor.

'SÜRECİN ŞEFFAF OLMAMASI GERGİNLİK YARATIYOR'

Halkla İlişkiler 2. Sınıf Öğrencisi Yeşim Tadik, görüşme sürecinin nasıl devam edeceğine ve görüşmelerin içeriğine dair yeterli bilgilendirme olmadığı için kaygıları bulunduğunu ifade ediyor. Bu bilgiler paylaşılmadığı için iki tarafta da gerginlik oluştuğu görüşünde Tadik.

Süreçte medyanın etkisinin de çok önemli  olduğunu vurguluyarak, “Üniversitelerde saldırıları gerçekleştirenler aslında aile yapısının ve sistemin ona dayattığı şekilde davranıyor. MHP’nin tutumu böyleyken, CHP sol kesimi temsil ettiğini, ezilenlerin yanında olduğunu söylemesine rağmen kafa karıştırıcı bir tutum sergiliyor” diyor.

Tıp Fakültesi Radyoloji Bölümü 1. Sınıf Öğrencisi Asiye Laleli farklı düşünüyor. Barış görüşmelerini “gereksiz” gördüğünü söylüyor Laleli ve sürecin devam etmesi halinde her şeyin daha kötüye gideceğini ileri sürüyor. Laleli’ye göre, “Zamanında birçok şehit verdik şimdi onlara ihanet edilerek taviz veriliyor.”

Kürtlere ayrımcılık yapılmadığı görüşünde Asiye Laleli, fikir ayrılıklarının çatışmalar getirmesini “doğal” karşılıyor. Bu süreçte aşırı milliyetçilerin ortaya çıktığını, “iki tarafı da memnun etmenin mümkün olmadığı”nı savunuyor Laleli. (Kocaeli/EVRENSEL)

www.evrensel.net