Yol kazası olmaması için yasal zemin gerek

Yol kazası olmaması için yasal zemin gerek

Kürt sorununun barışçıl yollarla çözümüne ilişkin başlayan süreçle birlikte gündeme gelen ‘Akil İnsanlar Komisyonu’nun nasıl oluşturulacağı, görev çerçevesinin ne olacağı, hangi isimlerden oluşacağı tartışmaları sürüyor. Önemli tartışma konularından biri de bu komisyonun yasal b

Cumhur Daş

‘MECLİS GÖREV ALMALI’

Komisyon için Bölge’de ismi dillendirilenlerden biri DEP eski milletvekili Avukat Sedat Yurtdaş. Olumlu gelişmeler yaşandığını ve sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesi için öncelikle parlamentonun görev alması gerektiğini söyleyen Yurtdaş, “Toplumsal barışın temelleri Mecliste atılabilir. Böyle olursa süreç bir savcının inisiyatifine kalmaktan kurtulur” dedi. 80 yıllık paradigmanın yarattığı büyük bir yasal ve anayasal bariyer olduğunu bu nedenle de yasallaşma sürecinin sıkıntılı olabileceğini düşündüğünü belirten Yurtdaş, “Bu bariyerin aşılması bu günden yarına kolay gözükmüyor. Bu nedenle akil insanların çok büyük katkısı olabilir” dedi.

‘BÜYÜK KATKISI OLUR’

Gelinen aşamada üç noktanın önemli olduğunu belirten Yurtdaş, “Birincisi siyasi irade, ikincisi kamuoyu desteğidir. Bunlar var gibi gözüküyor. Üçüncüsü de komisyon çalışmalarının içeriği, çerçevesi ve ilkelerinin doğru tespit edilmesidir. Dolayısıyla iyi bir çalışma yapılırsa, yasal bariyerlere takılmadan toplumsal meşrutiyet ve dünyadaki diğer çözüm örnekleri üzerinden bir çerçeve oluşturulabilir. Bu komisyon doğru değerlendirilirse çözüme katkısı büyük olur” dedi. Oluşturulacak komisyonun bu aşamada öncelikle güvenli bir şekilde sınır dışına çekilmeyi sağlaması gerektiğini kaydeden Yurtdaş, “Sonra cezaevlerinin boşalmasını, belki de tartışıldığı kadarıyla silahsızlandırmayı ve bunların yasal güvenceye kavuşmasını sağlayacak bir görev üstlenmesi gerekiyor” dedi.

‘ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ’

Komisyon için ismi dillendirilen isimlerden biri olan Dicle Anter ise komisyonun her kesimden insanı kapsamasının önemine vurgu yaparak, “Gerçekten çözüme katkı sunacak insanların asgari müştereklerde birleşerek olumlu sonuçlar çıkartması lazım. Bu insanların yasal bir zeminde hareket etmesi daha sağlıklı olur. Ancak bu saatten sonra korkmamak lazım. Herkes taşın altına elini koymalı” dedi. Newroz’un ardından ortaya atılan ‘bayrak’ tartışmasını eleştiren Anter, “Gereksiz tartışmalar bu süreci tıkamamalı. Geçen yıl Newroz’da Türk bayrağıyla ilgili hiçbir şey konuşuldu mu?  Böyle bir tartışma yoktu. Bu sene bayrak üzerinden yaygara koparıldı. Bizim bayrakla bir sorunumuz yok ki. Bunu niye öne çıkartıyorsunuz” diye sordu. Evlatlarını yitirmiş annelerin de sürece olumlu baktığını ifade eden Anter, “Bu süreçte bütün olumsuz yönlerimizle yüzleşmeliyiz. Linç girişimlerini kim örgütlüyor, Roboskî’nin sorumluları kim, bunların açığa çıkartmalıyız. Hakikatleri Araştırma Komisyonu da gündeme alınmalı” dedi.

‘HUKUKİ ZEMİN KAZANDIRMAK ZOR’

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Vahap Coşkun da ismi Akil İnsanlar Komisyonu için dillendirilenlerden biri. Akil insanlardan iki fonksiyonu yerine getirmesinin beklendiğini söyleyen Coşkun, “Birincisi PKK’nin geri çekilme sürecinde her hangi olumsuz bir durumun oluşmaması için gözetim yapmaları bekleniyor. 99’da çekilirken yaşanan olumsuzlukların yaşanması istenmiyor. İkinci olarak da sürecin topluma anlatılması yönünde bir işlev görmeleri bekleniyor” dedi. Akil insanların süreci rahatlatacak bir sorumluluğu olacağını ancak tüm sürecin yürütülmesinden siyasi iktidar ve parlamentonun devreye girmesi gerektiğini ifade eden Coşkun, Akil insanlara hukuki bir zemin kazandırmanın zor olacağını belirterek, “Bu daha çok fiili bir hareket olarak kendini icra edecek” şeklinde konuştu.


GÜNEY AFRİKA'DA YASA ÇIKARILMIŞTI

Konuya ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulunan Avukat Reyhan Yalçındağ da barış için emek harcamış, demokratik çözüme inanmış insanların komisyonda yer alması gerektiğini söyleyen Yalçındağ, “Milyonlara bu sorunun çözümünün ne kadar önemli olduğu anlatılmalı. 35 yıllık trajik bir tarih var. Bu coğrafyada savaş suçları da, çok ciddi insan hakları ihlalleri de yaşandı. Adil bir geleceğin, onurlu bir barışın inşası için acılarla yüzleşip el ele, o ortak acıları yaşayan insanların işaretiyle bir çözüm süreci yaratılmalıdır” şeklinde konuştu. Yalçındağ da komisyonun yasal zemine kavuşturulmasının önemine vurgu yaparak, “Yasa yapmanın çok zor olacağı tartışmalarına katılmıyorum. Yasa yapmak bu ülkede inanamayacağınız kadar kolay bir şey. Bazı MİT mensuplarının savcılıkça ifadeye çağrılmasının hemen akabinde ‘MİT mensuplarının savcılıkça ifadesinin alınması Başbakanın iznine bağlıdır’ düzenlemesi yarım saatte çıktı. Parlamento görev almalı ve sakat ya da ölü doğumu engellemek için derhal yasal zemin yaratılmalı” dedi. Yasal düzenleme olmaması durumunda süreci sekteye uğratabilecek gelişmelerle karşılaşılabileceği uyarısı yapan Yalçındağ, “Güney Afrika’da oluşturulan komisyon yasalarla desteklenmişti. Bizde de toplumun tüm kesimlerini kapsayacak bir komisyon oluşturulmalı ve bu komisyona yasal bir zemin hazırlanmalı” dedi.  (Diyarbakır/EVRENSEL)


ERGİN: YASAL DÜZENLEMEYE GEREK YOK

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise PKK’nin sınırdışına çekilmesi ve Akil İnsanlar Komisyonu için yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını savundu.

NTV Ankara Temsilcisi Nilgün Balkaç’ın sorularını yanıtlayan Ergin, PKK’nin sınır dışına çekilmesine ilişkin “Eylemsizlikle beraber çekilme, yurtdışına çıkma süreci işleyecek. Yurtdışına çıkışın yaz bitmeden bitmesini öngörüyorduk. Eylemsizlik ve yurtdışına çıkış yaz bitmeden tamamlanması gereken bir aşama. İkinci ve üçüncü aşamaların da en kısa süre içerisinde tamamlanması ana hedef. Geldikleri yöntemler neyse o yöntemle ülkeyi terkedecekler. Bir savcı çıkıp, ‘Siz niye Türkiye’ye barışı getirmeye çalışıyorsunuz’ diye hesap mı soracak? Ya da akan kanın, akan gözyaşının dindirilmesi için ‘niçin gayret ediyorsunuz’ diye mi soracak? Bu suçsa ben bu suçu işliyorum” dedi. Akil İnsanlar KOmisyonu için de bir yasal düzenleme gerekmediğini söyleyen Ergin, “Yasal düzenlemeye ihtiyaç yok, sivil olarak kalmalı. Kurulmasının gecikmeyeceğini düşünüyorum. Türkiye’yi kucaklayan bir ekip olmasına dikkat edilecektir” dedi.


KOMİSYONDA İKİ TARAFIN GÜVENDİĞİ İSİMLER YER ALMALI

Akil İnsanlar Komisyonu’nda yer alacağı yönünde ismi basına yansıyanlar hem komisyonun iki tarafın da güvendiği isimlerden oluşması gerektiğini belirtiyor hem de komisyonda kadın kotası uygulanmasının zorunlu olduğunu söylüyor.  

‘KOMİSYON ÖNEMLİ BİR MİSYON YÜKLENEBİLİR’

Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Oral Çalışlar, Türkiye’de Akil İnsanlar Komisyonu yoluyla bu işi halletmek fikrini başından beri savunan bir birikim olduğunu belirterek, Oluşturulacak komisyonda yer alacak isimlerin hem PKK’nin hem de devletin güvendiği, inandığı, iki tarafın da objektif olarak hareket edebileceğini düşündüğü isimlerden oluşması gerektiğini dile getirdi. Çalışlar, sürecin ilk aşamada PKK ile hükümet arasında yürütülmesinin, Meclis’in daha sonra çıkartacağı yasalarla sürece müdahil olmasının uygun olacağını savunda.

'KOMİSYONUN EN AZ YARISI KADIN OLMALI’

Avukat Fethiye Çetin de komisyon için ismi telafuz edilenlerden. olası bir komisyonda kadın temsilinin önemine dikkat çeken Çetin, “Toplumun yarısından fazlasını oluşturan kadınların en az yarı yarıya temsil edilmesi gerek” dedi. Komisyonun misyonuna vurgu yapan Çetin, tarafların seçilecek isimler üzerinde uzlaşmasının önemine dikkat çekti.

‘SÜRECİN TEMELİ ÖCALAN’IN ÇAĞRISI’

İsmi olası Akil İnsanlar Komisyonu’nda geçen bir diğer kişi olan Prof. Dr. Mithat Sancar ise Öcalan’ın Diyarbakır Newrozu’nda okunan mektubunun çok önemli bir aşamanın temeli olduğunu belirterek, “Akil İnsanlar Komisyonu’nun nasıl kurulacağı ve nasıl işleyeceği konusunda henüz bir açıklama olmadı. Bana herhangi bir resmi çağrı gelirse değerlendireceğim. Barış için bugüne kadar elimden geleni yaptım. Bundan sonra da yapacağım” dedi. (İstanbul/DİHA)

www.evrensel.net