Hacettepe’de neler oluyor?

Hacettepe’de neler oluyor?

18 Mart günü Hacettepe Üniversitesi’nde Türk Dünyası ve Araştırma Topluluğu ‘Çanakkale şehitlerini anma’ adı altında bir etkinlik yapılmak istendi. Bu sene etkinlik kendilerine Beytepe Ülkü Ocakları diyen bir grup tarafından, ‘Türk’e kefen biçmek kimin haddine’ vb. ırkçı söylemlerle

İmran Kurt

Ardından beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan Tomalar, Çevik Kuvvetler, gazlar ve plastik mermiler. Polis üniversiteye girmiş ve hiçbir uyarı yapmadan üniversite öğrencilerine saldırmıştır. Saatlerce süren çatışma da ise birçok arkadaşımız yaralanmış, dersliklere, amfilere gaz bombaları atılmış ve birçok arkadaşımız da gazdan etkilenmiştir. Rektör Murat Tuncer olayın ardından okul sitesinden birçok fotoğraf ve görüntü paylaşmış ve ‘yorumsuz’ olarak nitelendirmiş. Kırılan camlara kağıtlar asıp ‘ Bunu yapanlar utansın’ mantığıyla üniversite öğrencilerini kışkırtmaya çalışmıştır. Peki Murat Tuncer atılan gaz bombalarının ve polis saldırısının neden fotoğraflarını paylaşmıyor? Gazdan etkilenen, yaralanan arkadaşlarımızın fotoğrafları neden site de yer almıyor?
Murat Tuncer zihniyeti bu olayı bir fırsata çevirip müthiş bir karalama çalışması başlatmıştır. Yurtta kalan arkadaşlarımız sorgusuz sualsiz hiçbir soruşturma başlatmadan yurttan atılmıştır. Ardından gelen tepkilerle soruşturma bitene kadar yurtta kalmalarına ‘izin’ verilmiştir. O gece özel güvenlikler tarafından ‘Kız yurdunu solcular basacakmış’, ‘Solcular gaz bombası biriktirmiş yurtlara atacakmış’ söylemleriyle herkesi bir panik havasına sokup, bir cepheleşme yaratma çabasındadır. Aynı Murat Tuncer olayın olduğu gün, yurdu basmaya gelen Gazi Üniversitesinden ülkücüler için neden kılını kıpırdatmamıştır? Geçtiğimiz çarşamba günü üniversitede öğrencilerin yapacağı eylem için tüm öğrencilere mail atıp ‘eyleme katılmayın izinsizdir’ çağrısı yapan Tuncer, bundan aylar önce ‘Okul içerisinde yapılan tüm eylemleri desteklerim’ açıklamasını unutmuş olsa gerek. Ardından ise okul 2 gün tatil ilan edilmiştir.
ÖTK de bir açıklama yayınladı, polis saldırına maruz kalan öğrencileri ‘terörist’ ilan etti ve kara propagandanın bir parçası oldu. Aynı ÖTK topluluk başkanlarını toplantıya çağırıp ‘Bunlara bir cevap vermeli’ mantığıyla toplulukları kışkırtmaya yönelik girişimlerde bulundu. Ancak Toplulukların verdiği ‘ Hayır provokasyona gerek yok, pazartesi günü bütün topluluklar kendi stantlarını açsın okul eski havasına geri dönsün’ söylemi ÖTK’ya iyi bir cevap oldu diyerek buradan doğru ÖTK başkanına bir şeyler söyleme gereksinimi duymuyorum.
Biz üniversite öğrencileri ise bu kara propaganda ve okulda yaşatılmak istenen OHAL havasının dağıtılması için elimizden geleni yapmalıyız. Saldırı sadece öğrencilere değil üniversitenin akademisine, bilime, yani toptan bir üniversiteye saldırıdır. Bu toptan saldırıya da üniversite olarak akademisyeni, öğrencisi, çalışanıyla bir cevap vermek için birleşik bir mücadele şarttır. Ve bu çağrı tüm üniversite bileşenlerinedir.

*Hacettepe Üniversitesi

www.evrensel.net