Medyanın Nevruz ‘sınavı’

Medyanın Nevruz ‘sınavı’

Dün sadece Diyarbakır (ve tüm Türkiye) halkı için değil, medya için de tarihi bir gün oldu. Yok, “Artık bir devir kapandı” gibi büyük cümleleri, ulu stratejistler gibi kolay söylemeyeceğiz. Sermaye medyası için bir devir kapanmasa da, kapanmaya doğru bir hamle ediliyor diyelim. Aralarında barışı samimiyetle tal

Serpil İlgün

Şöyle ki: Öncelikle, 30 yıllık inkar ve ona eşlik eden zehirli dil, 3 ayda ortadan kalkmayacak elbette. İmralı görüşmelerinin başladığı 3 Ocaktan bu yana sermaye medyasında giderek “barış güvercini” modunda manşetler, haberler, yazılar ağırlık kazanmaya başlasa da, konuyla ilgili tüm haber ve yazıların “alt metinlerinde” kimi açık, kimi ustalıkla gizlenen Kürt’e (dolayısıyla Öcalan’a, Kandil’e vs.) parmak sallayan, haddini/yerini hatırlatan, kendilerine sunulan lütuftan nankörlük etmeyip yararlanmalarını öğütleyen dil terk edilmedi. Newroz’u da bu zihniyetle karşıladı. Kürt’e ayar vermek on yılların alışkanlığı olduğundan, “barış Nevruz’u olsun” diye attıkları manşetlerde de, yaşanacak sevincin/coşkunun dozuna karar vermekte bir anormallik görülmedi. Görülmedi ama onca bedeli ödemiş, ödemeye devam eden Kürt halkı için bu ayarların hiçbir şey ifade etmediği bir türlü kavranamıyor. Kürt’e işlemiyor bu “büyük ağabeyin” parmak sallayarak verdiği nasihatler. E, işlemeyince medya ne yapsın, acz içine düşmeyi göze alarak, günlerdir “tarihi” diye başlıklar attığı, böyle konuştuğu, yorumladığı Newroz’u makaslayıp, Newroz alanından yapılan canlı yayınların sürelerini olabildiğince kısaltma yoluna gittiler. ‘YÜZLERCE KİŞİ'

Öncelikle, bir genel görüntü hilesi vardı ki, en dramatik olanıydı. Zira, milyonu aşan kalabalık için ağırlık niteleme, “binlerce”, “on binlerce” oldu. Yılların televizyoncusu bir kadın haberci, sayı belirtirken “yüzlerce Diyarbakırlı” bile dedi mesela. “Görüntü, sözlü nitelemeleri boşa çıkartır” denecektir ama dramatik yanlardan biri de o. Nitekim, belli başlı haber kanalları genel görüntüleri alanın en kenarlarından, en dağınık kısımlarından vermeyi tercih ettiler ki, bu tavırlarıyla gerçekten “tarihi” bir duruş daha sergilemiş oldular.

Abdullah Öcalan’ın beklenen mesajının okunması sırasında bile Newroz alanına bağlanamadılar. NTV’nin Cengiz Çandar, CNN Türk’ün Eyüp Can, Habertürk’ün Hüseyin Yayman’la karşıladığı bu “tarihi an”, Diyarbakır’a bağlanıp konuşmanın Türkçesini vermek yerine; ekranın altındaki “Öcalan sınır dışına çıkılsın” gibi son dakika notlarıyla geçiştirildi.

Tarihi açıklamayı dinlemeden/vermeden yorumlamayı başarmak neyse de, bunu dinlemek hakikaten (en hafif tabirle) eziyet. Çok geçmedi, ne kadar stratejist, analist varsa canlı bağlanılarak, canlı veril(e)meyen mesaj yorumlatıldı. Hemen hepsi, (Başbakanın ‘mesajı olumlu buldum’ değerlendirmesini arkasına alarak) Kürt hareketinin AKP’nin büyük risk alarak verdiği bu şansı iyi değerlendirmesini istedi. Newroz alanında dev Öcalan posterlerinin açılması ve Türk bayrağı olmaması bu yorumculara elbette yetiştirildi. Her iki cezalandırılası husus, gerektiği gibi kınandı. Akşamında ana haberlerde, tartışma programlarında bayrak ve poster vakaları unutulmayarak öne çıkartıldı. Sakine Cansızların cenaze törenlerinde, PKK’nin elindeki esir asker ve kamu görevlilerin tesliminde olduğu gibi yine, “sınav” tabirini kullanıp, “Diyarbakır önemli bir sınavdan geçti” dediler. Sağ olsunlar!

Şu da var tabii; Diyarbakır’daki görkemli Newroz, sermaye medyası için hazmedilmesi zor bir Newroz oldu. Öncesi bir yana, son 30 yıldır en kötücül, küçümseyici, değersizleştirici, dilleri kullan, misal her cümlenin başına “bebek katili”ni koy, sonra “bebek katilinin” mesajını elinle Diyarbakır’a götür. Zor tabii. Kalpler nasıl sıkışıyor, içler nasıl ağırlaşıyordur kim bilir! O yüzden, milyonu aşmış kalabalığı, binler gibi gösterecek,  “Öcalan posterleri hakkında yasal işlem başlatılacak” diyecek, “Diyarbakır sınav verecek/verdi” diyecek, ne diyecek?

Esas sınavı kim veriyor acaba? Daha geçen yıl “Nevruz gününde kutlansın” şeklindeki görülmemiş bir gerekçe icat eden hükümetin Newroz yasağını meşrulaştırmak için canla başla çırpınanlar olmasın?!


PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’da Newroz kutlamasında okunan mektubu tüm gazetelerin manşetindeydi. Tüm gazetelerin manşetlerinde Öcalan’ın “silahlar sussun” vurgusu ön planda yer aldı. Hemen hemen bütün televizyonlar, Öcalan’ın çağrısını yayınladı. Tarihi Newroz alanından canlı bağlantılar yaptı. Gazeteler, Öcalan’ın mektubunun okunduğu Newroz’u şöyle gördü:
Akşam: Devletin hizmetinde 14 yıl önce yakalandığı Kenya’dan getirilirken “Ülkemi severim, fırsat verirseniz Türkiye’ye çok iyi hizmet edeceğim diyen Abdullah Öcalan’dan tarihi çağrı…İmralı, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamasında 5 sayfalık mesajla “bahar”ı ilan etti: Zaman çatışma değil, helalleşme zamanı. Silahlı unsurlar sınır ötesine çekilsin.
Akit: Silahları susturun Artık silah değil, siyaset konuşsun. İslam bayrağı altında 1000 yıl yaşadık. Bizi kapitalist modernite ayırdı.
BirGün: Öcalan’dan Tarihi Çağrı: Çekilin Diyarbakır’daki Newroz, Öcalan’ın mektubunun okunmasıyla tarihi bir kutlama oldu. Öcalan, mektubuyla “Artık silahların değil, siyasetin vaktidir” dedi ve PKK’ye sınır dışına çekilme çağrısı yaptı.
Bugün: Öcalan’dan Barış Çağrısı Diyarbakır tarihi Nevruz’a tanıklık etti. Öcalan, Kürtçe ve Türkçe okunan mesajında PKK’ya “çekilin” çağrısı yaptı. “Helalleşme zamanı” dedi.
Cumhuriyet: ‘Yeni Döneme’geçiş Meclisteki pazarlık öncesi hükümetle ortak dil kullanan Öcalan, PKK’lilere “sınır dışına çıkın” dedi.
Güneş: Apo Helallik İstedi Kürdistan hayali ile oluk gibi kan akıtan PKK’nın başı şimdi “Helalleşme zamanı” diyor.
Habertürk: Barış Zamanı Diyarbakır’da barış ve kardeşlik havasında geçen Nevruz kutlamalarında İmralı’nın “Silahlar Sussun” mesajı okundu. Öcalan, PKK’yı sınır ötesine çekilmeye çağırdı.
Hürriyet: Silah Devri Bitti Öcalan’ın çağrısı Diyarbakır’da okundu: Artık silahlar sussun. Artık silahlı unsurların sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir.
Milliyet: Silahlara Veda “Diyarbakır’da yüz binlerce kişi meydandan, Türkiye ise ekran başında Öcalan’ın mektubuna kilitlendi. Türkçe ve Kürtçe okunan metinde Öcalan, “Silahlar sussun, siyaset konuşsun” dedi.
Özgür Gündem: Milyonların Şahitliğinde Yeni Bir Dönem Ben, çağrıma kulak veren milyonarın şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir dönem başlıyor., silah değil, siyaset öne çıkıyor. Bu son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu mücadeleyi bırakma değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmadır. Selam olsun bu sürece güç verenlere.
Posta: Silahlara Veda Diyarbakır’da dün 1 milyon kişinin katıldığı Nevruz Bayramı’nda 14 yıldır İmralı’da hapis yatan PKK’nın başı Abdullah Öcalan’ın “Barış Süreci” kapsamında mesajı okundu. Öcalan, “Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun. Silahı unsurlarımızın sınır dışına çekilme zamanı gelmiştir. Türkler ve Kürtler ‘İslam Bayrağı’ altında 1000 yıldır kardeşçe yaşamıştır” diyor.
Radikal: Bijî Türkiye Öcalan hiçbir şart belirtmenden PKK’lılara “Çekilin” dedi. Mektupta Türkiye, Misak-ı  Milli, Kurtuluş Savaşı vurguları güçlüydü.
Sabah: PKK Çekiliyor İmralı’dan PKK’ya talimat: Bugün yeni bir dönem başlıyor. Silahlı direniş sürecinden, demokratik siyasi sürece kapı açılıyor. Silahlar sussun, fikirler konuşsun noktasına geldik. Silah değil, siyaset öne çıkıyor.
soL: Öcalan “çekilin” dedi Mesajda bu bir son değil, yeni bir sürecin başlangıcı” diyen Öcalan, “Artık silahlar sussun” , “Silahlı unsurlar sınır dışına çekilsin” diye devam etti. Ancak Sol’un manşetten gördüğü fotoğrafta adeta ‘Tuncay sound’un reklamı vardı. Ayrıca Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın arkasındaki Öcalan posteri de Sol da yer almadı. Gazetenin Başyazarı Kemal Okuyan da köşesinden, “Kardeşlik, birlik... Bunlar ortak projelerle örülür. Dinsel bir ortaklığı temel veri alanlar kendi yollarından giderler. Kıblesi kâr ve sömürü olanlar ortaklaşırlar. ABD ile iş birliği halinde “büyük Türkiye”kurmak isteyenler illa ki buluşurlar”dedi.  
Sözcü: İktidar İftiharla Sunar: Apo ve PKK Şov Açılımla yüz bulan terör örgütü, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamasını gövde gösterisine çevirdi. Binlerce PKK paçavrası ve Apo posteri açıldı. Bir tane bile Türk bayrağı yoktu… “Barış süreci” dedikleri bu mu? Tayyip, “Gelişmeler olumlu” diyor. Ona da soruyoruz. “Tek devlet, tek millet, tek bayrak bu mu?”
Star: Hayırlı perşembe Türkiye bu Nevruz’da terör sorununu bitirmek ve kalıcı barış için tarihi bir adım attı. Diyarbakır’da toplanan yüz binler İmralı’dan gelen “Artık silahlar sussun, siyaset konuşsun ve silahlı unsurlar sınır dışına çekilsin” çağrısına coşkuyla destek verdi.
Taraf: Barışın İlkbaharı Öcalan’ın tarihi mektubu Diyarbakır’da okundu. PKK’ya sınır dışına çekil çağrısı yapan Öcalan’ın vurgusu demokratik siyasetti. “Artık silahlar sussun, fikirler konuşsun noktasındayız” diyen Öcalan, yeni bir Türkiye ve Ortadoğu’nun doğduğunu söyledi.
Zaman: PKK’ya “Silah Dönemi Bitti” Çağrısı Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, merakla beklenen “silah bırakma” mesajını Nevruz kutlamalarında verdi. (MEDYA SERVİSİ)

www.evrensel.net