İş cinayetleri seriye bağlandı

İş cinayetleri seriye bağlandı

Kahramanmaraş’ta Turgay Ciner’e ait kömür ocağında yaşanan göçüğün ardından bir göçük haberi de Siirt’in Kurtalan ilçesinden geldi. Kurtalan’da LİMAK Holdinge bağlı Kurtalan Çimento Fabrikasındaki taş ocağında meydana gelen göçükte Hikmet Aydın adlı işçi yaşamını yit

Siirt’in Kurtalan ilçesinde LİMAK Holdinge bağlı Kurtalan Çimento Fabrikasında önceki gece geç saatlerde taş ocağında göçük meydana geldi. Meydana gelen göçükte Siirt Gökçebağ Beldesi nüfusuna kayıtlı Hikmet Aydın adlı işçi yaşamını yitirirken, ismi öğrenilmeyen bir işçi yaralandı. Yaralanan işçinin Kurtalan Devlet Hastanesinde ayakta yapılan tedavinin ardından taburcu olduğu öğrenildi.

KAZA ‘GELİYORUM’ DEMİŞ

Öte yandan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Kahramanmaraş Afşin Elbistan’da Çöllolar Açık Ocak İşletmesinde arka arkaya meydana gelen iki heyelan sonucu,toplam on bir maden işçisinin hayatını kaybettiği kazaların “geliyorum” dediğini açıkladı.
Jeoloji Mühendisleri Odasının oluşturduğu heyetin araştırma ve inceleme raporu dün açıklandı. Raporu açıklayan Oda Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Çağlan heyelan oluşmadan önce bölgede bir çok belirtinin varlığına dikkat çekerek, bu gözlemlerin dikkate alınmadığını vurguladı. Çağlan, heyelanın meydana geldiği Çöllolar kömür sahasının, 2007 yılında işletilmek üzere Park Holdinge devredildiğine dikkat çekerek, o günden bugüne kadar gelişen süreci değerlendirdi.
‘Kaza’nın, madencilik alanında özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarının bir sonucu olduğunu söyleyen Çağlan, “Ülkemizde insanı merkezine almayan, maksimum üretim ve kâr elde etmeye odaklanmış, bilimsel ve teknolojik altyapıdan uzak, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin önlemlerinin yeterince alınmadığı bir kömür madenciliği yaratılmıştır” dedi.
Çağlan, Afşin Elbistan kömür işletmelerinde arka arkaya ölümlü kazaların, yapılan yanlışlıkların ve eksikliklerin göstergesi olduğuna işaret etti.
Kömür kazısı yapılan alanda tabana inmeyi sağlayan yüksekliğin dik değil belli açılarda olması gerektiğini, bunun da şev açısı olarak ifade edildiğini söyleyen Çağlan, “Bu sebeple çalışma yapılan alanlarda oluşturulan üretim basamaklarının yüksekliği, basamak genişlikleri, şev açıları bölgenin jeolojik ve jeoteknik özelliklerine göre yapılan çalışmalar sonucu oluşturulması gerekir” dedi.

ÇATLAKLAR ÖNEMSENMEDİ

Kazanın meydana geldiği bölgede yer altı suyunun yüksekliğine dikkat çeken Çağlan, işletme sahasının yanından geçen Hurman Çayı’nın sahanın yer altı sularını besleyerek işletme basamaklarında su miktarını artırdığını söyledi. Çağlan, bu suların tahliye edilmesini sağlayacak kuyuların yetersiz olduğu ve sürekli çalıştırılmadığı iddialarına dikkat çekti. “Heyelan öncesi bölgede oluşan gerilim çatlaklarının da önemsenmeyerek kül ile doldurulduğu iddia ediliyor” diyen Çağlan, yetkililer tarafından gerilim çatlaklarının hareket izlemelerinin yapılıp yapılmadığını sorguladı.


Park Holdinge danışmanlık hizmeti veren Alman firması tarafından yapılan zemin etüt çalışmalarının yeterliliği ve işletme projesinin doğruluğu konusunda kuşkulara dikkat çeken Çağlan, “Firma tarafından belirlenen basamak yükseklikleri ve şev değerleri hangi kriterlere göre oluşturulmuştur?” diye sordu. 6 Şubattaki kazada bir işçinin hayatını kaybetmesine rağmen ocakta çalışmaya devam edilmesinin gerekçesinin açıklanmasını isteyen Çağlan, işçilerin kaza öncesi gerilim çatlaklarını gözlemledikleri iddialarına dikkat çekti.

‘ÖNLEMLER AÇIKLANSIN’

İlk kayma sonrası ocağın diğer şevlerinde kontrollerin yapılıp yapılmadığı ve çatlakların gözlenip gözlemlenmediğini soran Çağlan, ne tür önlemlerin alındığının açıklanmasını istedi. Çöllolar kömür ocağının Park Holdinge devredilmesinden sonra yaşanan özelleştirme ve taşeronlaşma politikalarının kazadaki etkilerinin araştırılmasını da isteyen Çağlan, “2007 yılında kömür ocağının işletmesini devralan Park Holdingin en kısa sürede yeterli zemin etüdü yapmadan üretime geçip, fazla üretim yaparak prim ve teşviklerden yararlandığı iddia ediliyor” dedi. Çağlan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığını da ne tür denetim yaptıklarını açıklamaya çağırdı. (Ankara/EVRENSEL)


MADENCİLERİN KISA SÜREDE ÇIKARILMASI ÇOK ZOR

JEOTEKNİK Komisyon Üyesi Dinçer Çağlan da “Hiçbir heyelan geliyorum demeden gelmez” diyerek, bölgede heyelanın oluşması için bütün koşulların bir araya geldiğinin gözlemlendiğini ancak dikkate alınmadığını söyledi.
Toprak altında bulunan 9 maden işçisinin kısa sürede çıkarılmasının çok zor olduğunu belirten Çağlan, hem kaymamış hem de kayan malzeme için çalışma yapılması gerektiği, aksi takdirde kurtarma ekipleri için bir felaket olacağı uyarısı yaptı.
 


İŞÇİLERİ ALMANLAR ARIYOR

Maraş’ta Çöllolar Kömür Sahası’ndaki göçük altında kalan dokuz kişinin bulunması için Almanya’dan gelen ekip, kayıpları uzaktan kumandayla çalıştırılan insansız helikopterle arayacak.
Maraş’ın Çöllolar Kömür Sahası’nda 10 Şubattaki göçükte milyonlarca metre küp toprak ve kömür altında kalan ve hayatlarından umut kesilen Jeoloji Mühendisi Halil Tatlı, Makine Mühendisi Cuma Yıldırım, Maden Mühendisi Nail Yılmaz, Makine Operatörleri Hacı Mehmet İpek, Muhsin Koşan, Kemal Elmas, Dozer Operatörü Adnan Demir, Topograf Tuğran Gökhan ve Drenaj İşçisi Aydoğan Polat’ın bulunması için Almanya’dan istenen üç kişilik uzman ekip Afşin’e geldi.


SİCİLİ BOZUK

LİMAK Holding daha önce de pek çok kez işçi ölümleri ve yaralanmalarıyla gündeme gelmişti.
17 Aralık 2010’da Siirt’in Aydınlar ilçesinde yapımı devam eden Alkumru Barajı ve HES’te çalışan bir işçi, elektrik çarpması sonucu 3 metre yükseğe savruldu. Elektriğin çarpma şiddeti ile işçinin göğsünde delik oluştu. Başbakan Erdoğan barajın açılış törenine katılmıştı. Limak Grubu Başkanı Nihat Özdemir barajın 3 yılda bitirildiği ile övünerek süre açısından dünya rekortmeni olduklarını söylemişti.
8 Şubat 2010’da yine Siirt’te LİMAK grubuna ait Alkumru Barajı’nda havuzda kalıp işi yapan iki işçi 10 metre yükseklikten düşerek ağır yaralanmıştı.
18 Eylül 2009’da da Siirt’te LİMAK Holdingin yaptığı Alkumru Barajı’nda gece geç saatlerde yaşanan patlama sonucu 1 işçi hayatını kaybederken, 1’i ağır 3 işçi yaralanmıştı.  4 Ağustos 2010’da da Aydın’da İkizdere Barajı’nda LİMAK-Limsan şirketlerinin ortaklığında yapılan barajın Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açılışı öncesi, erken olduğu belirtilmesine rağmen deneme amaçlı su bırakılması sırasında bir işçi boğularak ölmüştü.


ÖZELLEŞTİRMEDEN VAZGEÇİLMELİ

Günümüz madencilik politikalarının yeniden masaya yatırılmasını isteyen Jeolog Dündar Çağlan, madencilikte özelleştirme ve taşeronlaştırmaya da son verilmesi gerektiğini ifade etti.   Çağlan, “İnsanı merkezine almayan, en kısa sürede, en fazla kâr elde etmeyi hedefleyen, günlük çalışma süresi uzun, ücreti düşük, güvencesiz çalışma ortadan kaldırılmalıdır” dedi.
Çağlan, kamusal denetimin etkinleştirilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Kazaların önlenebilmesi için sendikal örgütlenmenin önemli olduğunu söyleyen Çağlan, maden işletmelerinde bilimsel ve teknik esaslara uygun yasal düzenlenmelerin acilen yapılmasını istedi.
“İş cinayetlerine dönüşen maden kazalarının kader olmadığını bir kez daha söylüyoruz” diyen Çağlan, bilime ve mühendisliğe gerekli önemin verilmesini talep etti. 

www.evrensel.net