Newroz coşkuyu ve mücadeleyi doruğa çıkardı

Newroz coşkuyu ve mücadeleyi doruğa çıkardı

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Newroz bayramının bu yıl Türkiye ve Ortadoğu halkları için barış ve demokratik çözümün bayramı olarak coşkuyla kutlandığını dile getirdi. Gürkan'ın yazılı açıklamasında "Bir haftadır Kürdistan’da ve Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen

Gürkan'ın açıklamasında Kürt sorununu şiddetle çözme politikasının iflas etmesinin halkların başarısı olduğuna dikkat çekilerek şunlar belirtildi:

 "Bu yıl, AKP Hükümeti ile PKK lideri arasında başlayan görüşmeler Newroz’a yeni bir anlam ve kutlamalara yeni hava katmış oldu. Ateşkesin ilan edileceği, silahların susacağı, Kürtlerin hak ve özgürlükleri için adım atılacağının konuşulduğu bir döneme giriyoruz. Siyasi mücadelenin, demokratik ortamın genişlemesi silahı bir araç olmaktan çıkaracak ve yaşamı normalleştirecektir. Bu gelişmeler tüm halklarımız için umut vericidir.

Şiddetle ezme politikasını devreye sokan, KCK adı altında süren operasyonlarla binlerce insanı cezaevlerine dolduran, dağı taşı bombalayan askeri ve siyasi operasyonları sürdüren AKP, bu politikalarıyla bir yere varamayacağını gördü. Kürt halkının tutumu, tüm emek, barış ve demokrasi güçlerinin kararlı mücadelesi ve dayanışma ruhu, AKP’yi geri adım atmak zorunda bıraktı. Bu gün yaşanan ortam halklarımızın kararlı mücadelesinin bir eseridir. Çıkmaza sürüklenen AKP’nin içine girmek zorunda kaldığı süreci ilerletmek halklarımızın kararlı tutumundan geçiyor.

Geçen yıl “Newroz gününde kutlanır” gibi akla ziyan bir kararla Newroz kutlamalarını yasaklayan, gaz bombaları, panzer, toma, polis ve asker baskısıyla Türkiye’yi cehenneme çeviren, ölümlere ve tutuklamalara neden olan politikalara imza atan AKP Hükümeti, bu yıl müdahalede bulunmayınca sorunsuz kutlamalar yaşandı. KCK’nin, Öcalan’ın çağrısına uyarak, elinde tuttuğu kamu görevlilerin bir hafta önce salıvermesi de Newroz’un barış ve kardeşlik atmosferini güçlendirdi.

IRKÇI, ŞOVEN GÜÇLER YENİLGİYE MAHKUMDUR

Bir avuç şoven, ırkçı ve faşist çetenin bıçaklı, taşlı sopalı saldırıları bir yana bırakılacak olursa, Newroz kutlamalarında ortaya çıkan tablo, barış, demokrasi ve özgürlük isteğidir.

Yine, CHP’nin inkar ve asimilasyon yüklü, şoven tutumu devam ediyor. CHP’ye oy veren halklarımızın bu partinin karşı duruşunu, barış ve demokratikleşme sürecine karşı direnişini değerlendireceğinden kuşkumuz yoktur. MHP, ırkçı yaklaşımını fiili tırmanışa vardıracak açıklamalarda bulunuyor. Bu parti tarihsel misyonuna uygun davranışını sürdürmektedir. Ancak, halklarımız boğazlaşmadan, ırkçı ve faşist politikalardan değil, barış ve kardeşlikten yandır.

DEMOKRATİK TÜRKİYE, KÜRT SORUNUNDA TAM HAK EŞİTLİĞİNE DAYALI ÇÖZÜM!

AKP Hükümetinin PKK lideri Abdullah Öcalan ile başlattığı görüşme ve müzakere sürecinin yarattığı atmosfer, bu yeni safhada oldukça önemli bir başlangıçtır. Ancak gelişmelerin Kürt halkının tam hak eşitliğine dayalı, kimlik, anadilde eğitim, siyasi statü gibi temel hak ve özgürlüklerin hayata geçirilmesiyle ilerlemesi için, sadece Kürt halkı değil, tüm Türkiye halkları tarihi ve insani bir sorumlulukla karşı karşıya bulunuyor. Zira Türkiye halklarının, işçi ve emekçilerin, emek, barış ve demokrasi güçlerinin güçlü desteği Kürt sorununun gerçek çözümünü hızlandıracaktır

ROBOSKÎ'NİN ÜZERİNE ÖRTÜLEMEZ

AKP Hükümetinin, 14 yıldır İmralı Cezaevinde tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelere başlaması ve bir biçimde müzakereler sürdürmüş olması oldukça önemli bir başlangıç olmakla birlikte, bu süreç demokratik yasal ve fili düzenlemelere henüz evrilmemiştir. Hükümetin adım atmak yerine oyalanma tutumunu sürdürmesi kabul edilemez.

Türkiye’nin karanlık tarihinin üzerine sünger çekerek, Kürtlere yönelik yaşanmış olan tüm acıların ve katliamların, boşaltılan köylerin ve onca “faili meçhul” cinayetin unutulması hesabı içindeki AKP Hükümeti, bu tutumunu Roboski Katliamı raporu ile ortaya koymuş bulunuyor. Roboski Katliamının üzerini örtenlerin, Dersim katliamı hakkında yarım ağızla özür dilemelerinin bir anlamı yoktur.

GÜVEN VERMESİ GEREKEN AKP VE DEVLETTİR

AKP, tıpkı kendisinden önceki hükümetlerin yaptığı gibi kendi döneminde gerçekleştirilen katliamların, tertiplerin ve karanlık işlerin üzerini örtmek istiyor. Demokratik siyasal çözüm yerine, Kürt halkının tam hak eşitliği taleplerini karşılayacak yasal ve fiili uygulamaları başlatmak yerine, kendi ajandasındaki hesapları toplayıp, çıkararak sonuca varmayı hesaplamaktadır.

 AKP Hükümeti ve Devlet, Kürt halkı ve tüm Türkiye halkları karşında hesap vermesi gereken bir yerde duruyor. Kürt halkı, emek, barış ve demokrasi güçleri için güvene ihtiyacı olan AKP Hükümeti ve Devlettir. Kürt sorununun çözümünde, sınavdan geçen, hesap vermesi ve özür dilemesi gereken de onlardır. Kürt halkı ve Kürt ulusal temsiliyeti yıllardır barış ve demokratik çözüm için tutum sergiliyor ve arayışını sürdürüyordu. Ancak Başbakan Erdoğan ve Hükümetin tüm sözcüleri, her vesile ile Kürt halkını ve Kürt ulusal temsiliyeti konumundaki şahsiyetleri hedefe koymakta, onları adeta teste tabi tutmaktan vazgeçmemektedirler.

Kürt sorununun çözümü, öncesi bir yana 30 yıldan bu yana Kürtlere yönelik savaşta yaşanan katliamların hesabını verecek bir sürecin başlatılmasıyla, geçmişle hesaplaşmakla, 12 Eylül darbe anayasasının hepten çöpe atılarak, Kürtlerin, Alevilerin, işçilerin, emekçilerin, her dilden, inançtan ve kültürden halkların taleplerini kapsayan bir sürecin başlatılması ve mutabakatla sonuçlandırılmasıyla mümkün olacaktır.

Partimiz, her ulustan, her inançtan ve kültürden halklarımızın eşit, özgür ve kardeşçe yaşayacağı bir ülke mücadelesini kararlıca sürdürecektir. Kürt halkının tüm haklarına kavuştuğu, tam hak eşitliğine dayalı yaşamın egemen olduğu bir yıl diliyoruz.

2013 Newroz’u halklarımızın mücadelesinin daha da yükseleceği kutlamalara sahne oldu. Amed (Diyarbakır) Newrozu bu coşkuyu ve mücadeleyi doruğa çıkaracaktır." (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net