Kamu görevlisi ve askerler ailelerine kavuştu

Kamu görevlisi ve askerler ailelerine kavuştu

PKK elindeki asker, polis ve kaymakamı Türkiye'den Federal Kürdistan Bölgesi'ne giden heyete protokol karşılığında teslim etti. PKK Komuta Konsey Üyesi Bawer Dersim, ellerindeki kamu görevlilerini bırakmalarının temel amacının insani olduğunu belirterek, "Hiçbir pazarlık söz konusu değildir. Tamamen önderliğimizin çağ

Diyarbakır'ın Lice ve Bingöl'ün Genç ilçesi ile Şırnak, Van ve Muş'ta çeşitli tarihlerde PKK'lilerce alıkonulan Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç, Uzman Çavuş Kemal Ekinci, erler Hadi Gizli, Ramazan Başaran, Reşat Çeçan ve polis memuru Nadir Özgen'in serbest bırakılması için oluşturulan heyet, Federal Kürdistan Bölgesi'nde Amediye civarında bulunan PKK kontrolündeki noktaya geldi.

Burada önceki gün getirilen asker, polis ve kaymakamın sağlık kontrolü yapıldı. Geceyi alanda PKK'lilerle geçiren asker, polis ve kaymakam, heyetin alana gelmesi üzerine yaklaşık 200 metre uzaklıktaki bölgeden açıklamanın yapılacağı alana indi. Teslim törenini çok sayıda yerli ve yabancı basın mensubu da takip etti. BDP milletvekilleri Hüsamettin Zenderlioğlu, Adil Kurt, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ile MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Çoban ve KDP'li yetkililer Amediye Emniyet Müdürü Mukaddim Muhammed, Amediye Kaymakamı Hüseyin Çerki, basın açıklaması için hazırlanan alanda HPG Komuta Konsey Üyesi Bawer Dersim, HPG Dışilişkiler Sorumlusu Samet, HPG Konsey Üyesi Zülküf Palo'nun da aralarında bulunduğu HPG'liler ve kamu görevlileri ile buluştu.

DERSİM: GÖREVLİLERİ AİLELERİNE KAVUŞTURMAK İSTİYORUZ

İlk olarak konuşan HPG Komuta Konsey Üyesi Bawer Dersim, katkılarından dolayı alana gelen heyete teşekkür ederek, "Bildiğiniz gibi Kürt halkına dayatılan imha ve inkar siyasetinin bir sonucu olarak ülkemizde 30 yılı aşkın bir süredir yoğun bir çatışma ve savaş süreci yaşanmaktadır. Bu savaş sonucu birçok acılar yaşandı. Birçok yıkımlar ortaya çıktı. Birçok mağduriyetler ortaya çıktı. Elbette ki bütün bunların sorumlusu Kürt sorununa askeri yöntemlerle yaklaşımdır. Bu savaş süreci içerisinde Kürt çevreleri halkımıza ve gerillamıza karşı çok yönlü kapsamlı operasyonlar gerçekleştirdiler. Biz özgürlük ve direniş hareketi olarak PKK, hem kendini savunmak için, yine özgürlük ve demokrasi için direnişle bunlara karşı vermek zorunda kaldık. Halk Savunma Güçlerimiz de gerçekleştirdiği operasyonlarda gözaltına alınan tutuklanan bazı görevliler oldu. Bu görevlileri bugün gelen heyete teslim ederek ailelerine ulaştırmak istiyoruz" dedi.

'HİÇBİR PAZARLIK SÖZ KONUSU DEĞİLDİR'

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısını hatırlatan Dersim, "Gerek Önderliğimize bir yanıt vermek gerekse de KCK'nin çağrısı üzerine tutukluları heyete teslim etmek üzere ailelerine ulaştırmayı hedefliyoruz. Kürt özgürlük hareketi esas itibariyle insanların mağdur edilmesinden taraf değil, uzun süreli insanları tutuklu bırakması taraftarı değil. Eğer bunlar uzun süre alanımızda kalmışsa bu ülkede yaşayan savaş nedeniyledir. Yoksa geçmiş dönemlerde de çatışmalarda teslim olan, teslim olmayı kabul eden birçok asker ve polis tutuklanarak uluslararası normlarına sözleşmelere uygun olarak hem güvenlikleri sağlanmış hem bırakılmaları için bütün imkanlar seferber edilmiştir. Yine süreç içinde bu tutukluların çeşitli heyetler aracılığıyla geçmiş dönemlerde ailelerine ulaştırılmıştır. 1996 yılında kamuoyu önünde böyle bir süreç yaşandı. Yine 2007 yılında Dağlıca'da teslim olan askerler bir heyet aracılığıyla ailelerine ulaştırıldı. Şimdi de biri polis, biri kaymakam adayı 6 askerden oluşan 8 tutukluyu heyet aracılığıyla ailelerine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bunu yapmamızın temel amacı tamamen insanidir. Hiçbir pazarlık söz konusu değildir. Tamamen önderliğimizin çağrısı ve KCK'nin istemi üzerine teslim etmeyi hareketimiz uygun görmüştür" diye konuştu. Ellerindeki kamu görevlisi ve askerlerin hiçbir kötü muameleye maruz kalmadığını söyleyen Dersim, "Sağlık kontrolleri sürekli yapılmıştır. Uluslararası hukuk sözleşmelerinin gerekliliklerine özen gösterilmiştir. Yine bir sağlık heyetimiz tarafından son kontrolleri yapılmış, onun sonuçlarını sağlık raporunu huzurunuzda heyete teslim edeceğiz. Yine bir protokol hazırladık bu imzalandıktan sonra güvenli bir şekilde bunların ailelerine teslim etmeyi sağlayacağız. Tüm Türkiye halkı ve tutuklu aileleri Önderliğimizin bu anlamlı çabasına değer biçmelilerdir. Barış ve demokratik çözüm sürecine sonuna kadar destek sunmalıdır. Bizim beklentimiz Türkiye kamuoyundan budur. Gerilla güçlerimiz tarafından savaş süreci içinde gözaltına alınıp soruşturmaları yürütülen tutukluları heyete teslim ediyoruz. Demokratik çözüm sürecine barış ve kardeşlik sürecine katkı sunmasını diliyoruz ve hepinize teşekkür ediyoruz" ifadesinde bulundu.

ADİL KURT: ÖNEMLİ BİR JEST

Heyettekileri tanıtan BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt ise "Kürdistan Bölge Hükümeti yetkilileri de son derece bizimle ilgilendiler, konuyla ilgilendiler. Bizim bu esirleri almamıza refakat ettiler. Buradan ayrıldıktan sonra Türkiye'ye geçiş yapana kadar bize refakat edecekler. Yaklaşımlarından dolayı teşekkür ediyoruz" dedi.

Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: "Emin olun ki bir tarafta sevinçliyiz, buradaki 8 kardeşimizi aileleri ile buluşturacağız; ama bir taraftan da malesef Kürt sorunu hala çözülemediği için burada kardeşlerimizi bırakmak zorunda kalıyoruz. Bir dahaki gelişimizde burada bulunan kardeşlerimizi de demokratik yaşama katmak, özgür bir ortamda bir araya getirmeyi arzuluyoruz. Bakınız bu dağlarda birbirleri ile çatışan asker ve gerillaların fotoğraflarını bir arada çekiyoruz. Öyle umut ediyoruz ki son dönemde özellikle Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın gayretleri ile başlayan süreçle çözüm sürecine gelebileceğiz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözümün kapısını aralamış olmasını umut ediyoruz. Biri kaymakam adayı, biri polis, 6'sı asker 8 kamu görevlisini burada teslim alıyoruz. Bugüne kadar insan hakları kuruluşlarının büyük çabaları oldu; ama nihayetinde bu insanlar Sayın Öcalan'ın 23 Şubat günü İmralı'ya giden heyetimize verdiği mesajla bırakıldı. Gerillaların kendi yönetimlerini bu mesajı bu şekilde okuması ve bu esirleri bu kamu görevlilerini hiçbir şarta bağlamaksızın tek taraflı olarak serbest bırakmış olmaları anlamlıdır. Önemli bir jesttir. Kürtlerin Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda başka bir arayışı olmadıklarını da anlamış olacaklarını umut ediyoruz" dedi. Ardından konuşan Amediye Kaymakamı Hüseyin Çerki, "Umut ediyoruz bu önemli bir adım olur, barışa vesile olur. Federal Kürdistan Hükümeti önemli bir rol almış, bunların serbest bırakılması için her zaman barışın yanında olduk. Bu insani adımın atılmasında biz de üzerimize düşeni yaptık" diye konuştu.

MAZLUMDER: HERKESE ÖZGÜRLÜK

Daha sonra konuşan MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, Türkiye'de barışın konuşulmasına şahit olduklarını belirterek, "Bu tarihi adımın atılmasında aracı olmaktan, 8 kardeşimizin özgürlüğüne kavuşmasından duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum" dedi. Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle bir savaş ortamı yaşandığını ifade eden Ünsal, "Binlerce evladımızı kaybettik, binlerce evladımız özgürlüklerinden yoksun cezaevinde yaşamak zorunda kaldılar. On binlerce evladımız ülkelerini terk etmek zorunda kaldılar. Bugün bu törende beraberiz; ama özgürlüklerinden yoksun kalanlar var hala. Diğer kardeşlerimizin de özgürlüklerine kavuşması için önemli bir mesaj olmasını istiyoruz. Kürdistan'ın dağlarına bahar gelsin istiyoruz. Hiçbir kardeşin birbirlerine silah çekmeyeceği ortamlarda yaşamayı diliyorum" şeklinde konuştu.

İHD: GERİLLALARIN DA SİVİL HAYATTA OLMASI DİLEĞİYLE

Daha sonra konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, Kürt sorununun demokratik çözüm sürecinde yeni bir aşamaya gelindiğini belirterek, "Bu vesileyle İHD olarak dileğimiz bir an önce Türkiye'de kalıcı çatışmasızlık ortamının yaratılmasıdır. Bir an önce operasyonların durması, kimsenin bir birine silah çekmeyeceği ortamın sağlanmasıdır. Bir yandan çözümü konuşurken bir yandan askeri operasyonların sürmesi, misilleme eylemlerinin devam etmesi ile sorunu nasıl çözeceğiz. İHD olarak hiç kimsenin cenazesi ile karşılaşmak istemediğimizi söylüyoruz. Bundan sonra da hepimiz tartışalım, konuşalım bu süreci sağlıklı bir şekilde Türkiye hükümeti devleti, hükümeti ile 14 yıldır mahpus durumda olan Sayın Öcalan ile yürütülen tartışmalar nasıl daha sağlıklı yürütülebilinir. Bütün bunları konuşalım istiyoruz. Herkesin konuşması ve birbirine katkı sunması gerekiyor. Barış için bir birimizi öldürmekten önce vazgeçmeliyiz. Burada bulunan 8 arkadaşımızın aileleri bizlere müracaat etti. Yaklaşık 19 aydır çeşitli sivil toplum örgütleri olarak girişimlerimiz vardı. Ve sonunda mutlu sona ulaştık. Onları aramızda görmekten mutlu olduğumuzu belirtmek istiyorum. Ama en mutlu gün burada silahlı bulunan gerillaların da sivil hayatta olacakları günlerin önünün açılması olacak" dedi. Konuşmaların ardından hazırlanan protokol, KDP, BDP, insan hakları kurum temsilcileri ve PKK'liler arasında imzalandı.

Heyet, asker polis ve kaymakamı yanlarına alarak Türkiye'ye doğru yola çıktı. Heyetin Habur Sınır Kapısı'ndaki Habur Mülki İdare Amirliği binasına geldi.  Kamu görevlileri, sağlık kontrollerinin ardından aileleriyle buluştu. Buluşma sırasında duygusal anlar yaşandı. (Erbil/DİHA)


'DİLERİM BARIŞ OLUR'

ANF'nin haberine göre PKK'nin elinde bulunan kamu görevlisi ve askerler teslim edilmeden önce şu açıklamaları yaptı:

Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu: Gelirken farklı bir süreç başlamıştı, giderken farklı bir süreç başladı. Hoş bir süreçteyiz. Olumlu gittiğini gözlemlediğimiz bir süreçteyiz. Biz üzerimize düşeni yaptık. Bizimle birlikte kritik bir süreç başlamıştı. Şimdi daha hoş bir hava ile ayrılıyoruz. Aileme kavuşacağımız için mutluyum.

Astsubay Abdullah Söpçeler: Ailemle buluşacağım için mutluyum. Sonuçta yaşanması gereken yaşandı. Herkes için hayırlı olsun.

Polis memuru Nadir Özgen: Sürecin iyi olmasını bekliyorum. Süreç için hayırlı olmasını bekliyorum. Gelişmeleri radyoda dinledik. Süreç inşallah iyi olur.

Er Hadi Gizli: Uzun bir süre oldu. Hayırlı olmasını diliyorum.

Er Ramazan Başaran: Süreç inşallah iyi olur.

Er Reşat Çeçan: Dilerim barış olur.

Uzman Çavuş Kemal Ekinci: Süreç güzel işliyor. Hayırlısı olsun. Doğmamış bir çocuğum vardı inşallah onun göreceğiz. Aileme kavuşacağım için mutluyum.

Uzman Çavuş Zihni Koç: Ben de diğer arkadaşlarım gibi mutluyum.


GÜL: VATANDAŞLARIMIZIN SAĞ SALİM DÖNMELERİ SEVİNDİRİCİ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kamu görevlilerinin Türkiye’den giden heyete teslim edilmesine ilişkin, “İyi tabii ki muhakkak. Uzun süre memleketten uzakta olan ve haber alamadığımız vatandaşlarımızın sağ salim dönmesi sevindirici” diye konuştu. Gül, “Şiddet, silah durursa o zaman güvenlik politikalarından reform politikalarına geçiş kolay olur. Böyle bir süreçteyiz, herkes bunun kıymetini bilsin ve neticeler iyi olsun” dedi. (ANKARA)


ARINÇ: KARDEŞLERİMİZE BİR AN ÖNCE KAVUŞMAK İSTİYORUZ

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kamu görevlilerinin serbest bırakılmasına ilişkin sürecin beklendiği gibi devam ettiğini belirterek, “Biz bir an önce bu kardeşlerimizle kucaklaşmak istiyoruz. Ailelerine ‘Gözünüz aydın olsun’demek istiyoruz”diye konuştu. Arınç, kamu görevlilerinin ailelerine kavuşacak olmasından biz sevinç duyduklarını belirterek, “Bu insani bir olaydır. Heyet, Kuzey Irak’a geçti. Alıkonulanlarla görüştü. Şu anda arkadaşlarımız bir biri ile buluştu” ifadelerini kullandı. (ANKARA)


BM: MAHMUR KAMPI BOŞALTILABİLİR

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, Kürt sorununun çözülebilmesi adına Federal Kürdistan'daki Mahmur Kampı'nın boşaltılması için BM olarak yardıma hazır olduklarını söyledi.

Guterres “Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi kontrolünde ve BM gözetiminde olan Mahmur Kampı'nda yaşayan Türkiye vatandaşı Kürtlerin gönüllü olarak geri dönme süreci başlatılabilir” dedi.

1990’lardaki çatışmalar esnasında Irak’a göç eden TC vatandaşı Kürtlerin bir kısmı Mahmur Kampına yerleştirilmişti. Sayılarının 10 binin çok üzerinde olduğu tahmin edilen kampın sakinlerinin çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğu biliniyor.

Abdullah Öcalan’ın süreç ile ilgili hazırladığı ve örgüte gönderdiği mektuplarda üçüncü aşama olarak PKK'lilerin sosyal hayata kazandırılması süreci kapsamında, Mahmur Kampı'nın boşaltılması öngörülüyor. (HABER MERKEZİ)


www.evrensel.net