09 Mart 2013 14:04

‘Halk bizden önce ayaklandı’

1989 yılı şubat ayında Venezuela...Zamanın Devlet Başkanı Carlos Andres Perez “neoliberal ekonomik paket” açıklar. Paketten ilk çıkan petrol ürünlerine yüzde 100 zamdır. Zammın ertesi günü 27 Şubat 1989 günü, işe gitmek güneşle birlikte evlerinden çıkan işçi ve emekçiler, otobüs bile

‘Halk bizden önce ayaklandı’
Paylaş
Elif Görgü

Zamanın Devlet Başkanı Carlos Andres Perez “neoliberal ekonomik paket” açıklar. Paketten ilk çıkan petrol ürünlerine yüzde 100 zamdır. Zammın ertesi günü 27 Şubat 1989 günü, işe gitmek güneşle birlikte evlerinden çıkan işçi ve emekçiler, otobüs biletleri fiyatlarının da iki katı arttırıldığı haberiyle sarsırılırlar. İlk isyan Guarenas’ta baş gösterir. Eski bir yerli yerleşimidir Guarenas, tekstil işçileriyle, kayıt dışı çalışanların bölgesidir. Otobüsler yakılır. İnsanlar sokaklara çıkmaya başlar. Hükümet, polisi ve milli muhafızları halkın üzerine salar.

CHAVEZ: İLK ANTİ NEOLİBERAL İSYAN

Yoksulları sönmüş küller gibi üfleyerek dağıtacaklarını sananlar yanıldı o gün, devletin saldırısı koru ateşe çevirir, kıvılcımları diğer kentlere de sıçrarken, yoksullar, önce otobüsleri, sonra sokakları, ardından dükkanları işgal etti. Hükümet, halkın üzerine orduyu gönderdi ve çoğu başkent Karakas’ta olmak üzere resmi iddialara göre 372, gerçekte ise 3 bine yakın kişi yaşamını yitirdi. 27-28 Şubat 1989 günleri tarihe “Caracazo” olarak geçti.

“Guarenas, dünyada neoliberal ekonomik paketlere, IMF’ye ve Dünya Bankası’na başkaldıran ilk kenttir” demişti Chavez, son seçim kampanyasını yürütürken uğradığı bu kentte.

Dünyanın bir yarısında zenginler, yoksulları tarihin sonunun geldiğine ikna edecek yalanları yayına hazırlarken, diğer yarısında ise yoksullar, neoliberalizmin ideolojisini daha doğarken çürütmüşlerdi.

Venezuela zenginleri de, “Sınıf mücadelelerinin artık biteceği, yeni düzenin böyle gelip böyle gideceği” hayalini hiç kuramadılar büyük ihtimalle, onlar evlerinin bahçelerini çelik çitlerle çevirmek, kapılarındaki güvenliği artırmakla meşguldü o aralar.

‘HALK BİZİ ŞAŞIRTTI’

Caracazo günlerinde hükümet sarayı Miraflores’te görevli bir binbaşı olan Hugo Chavez, hasta olduğu için izinliydi. Görevine ancak birkaç hafta sonra döndü.

1982 yılında Silahlı Kuvvetler içinde Bolivarcı Devrimci Hareketi (MBR-200) örgütlemeye başlamış, bazı sol-sosyalist siyasi örgütlerle de görüşmeler yapmaktaydı.

Chavez’in sağ kolu binbaşı Felipe Acosta Carles, Caracazo sırasında vuruldu, faili meçhul kaldı. Bolivarcı askerleri hedef alan devlet tarafından öldürüldüğü iddiası da mevcut.

Diğer yardımcısı Arias Cardenas ise bir röportajında o günü şöyle anlatıyordu*: “Harekat merkezim olan yere varır varmaz görevi devralacağım subayın yüksek apartman bloklarına ateş etmekte olduğunu gördüm. (...)Hemen askerlerimi bir araya topladım ve bağırdım: ‘Country Club’a üye olanlar ellerini kaldırsın!’ Şaşkın görünüşlerine baktım, hepsinin hareketsiz ve sessiz kaldığını gördüm. Sözlerimi tekrarladım: ‘Alto Prado’da Lagunita Country Club’da ya da Altamira’da oturanlar ellerini kaldırsın!’ Kimse hareket etmedi.”

Arias Cardenas’ın bahsettiği yerler, başkent Karakas’ın en zengin mahalleleriydi: “Sonra dedim ki; öyleyse, demek ki hepimiz gecekondu mahallelerinden, bunun gibi yoksul mahallelerden geliyoruz. Burada yaşayan insanlar bizim gibi, halk onlar, bizim kardeşlerimiz. Bu demektir ki hiç kimse emir verilmeden ateş etmeyecek; bize saldırılmadığı sürece kimse ateş etmeyecek.”

CHAVEZ İSTEDİĞİNDE DEĞİL HALK İSTEDİĞİNDE

Caracazo’da halkın üzerine ateş etmekten çekinmemişti ordu, ama birçok asker de “Bizler halkı öldürmek için yetiştirilmedik” diyerek Chavez’e katılmıştı.

Arias Cardenas, Caracazo’nun 25. yılında yaptığı bir başka konuşmada ise o gün Chavez’in kendisine şöyle dediğini aktarıyor: “Halk bizi şaşırttı ve bizden önce ayaklandı.”

Chavez ve arkadaşları örgütlerinin adına “devrim”i ekleseler de neoliberal iktidarı darbe ile yıkmayı düşünüyor, bunun da zamanını “her biri bir askeri birliğin komutanlığına” verilince olacağı planını yapıyorlardı. Halk, bir grup “devrimci asker”in kendi adına iktidarı devirmek için hazır olmasını beklememişti elbet.

1992 yılında Chavez, bir paraşüt birliğinin başına verilince iktidarı ele geçirmek için zamanın geldiğini ve peşinden emekçilerin bir kez daha sokaklara çıkacağını sanmıştı. Öyle olmadı. Halk darbeye destek vermedi. Chavez tutuklandı, 2 yıl hapis yattı. Chavez, Caracazo’dan ve başarısız darbe girişiminden ders çıkarttığı için belki de, hapisten çıktıktan sonra Bolivarcı askerler ve siyasi örgütlerin ittifakını büyütmek için uğraştı. Halkın içine girdi, siyaset yaptı.

Venezuela’nın yoksulları; işçileri ve emekçileri kendi belirledikleri zamanda ve askeri bir darbenin gölgesinde değil seçim sandığında Chavez’e “hadi” dedi. 1998’den bu yana da her seçimi O’na kazandırdılar. Chavez de bu desteğin hakkını en çok veren Latin liderlerden biri oldu.

1989’DAN 2002’YE

Nisan 2002 darbesinde örgütlü emekçiler ile örgütlü burjuvaziyi karşı karşıya gelmiştir ve darbeden Chavez’i kurtaranın da gecekondularından başkente akan yoksullar olduğu unutulmamalıdır.

27 Şubat 1989 Caracazo ayaklanmasının başıboşluğu ile, 11 Nisan 2002 darbe karşıtı ayaklanmanın arasındaki fark bile 13 yılda gelinen noktayı göstermektedir.

Venezuela emekçileri, lider seçtiklerine gereken dersi de, hak ettiği değeri de vermiştir.

Aynı emekçilerin zamanı geldiğinde,  Venezuela’da devrimi Chavez’den ibaret sanan ve seçim sandıklarının hayalini kuran burjuvaziye sandıkları dar etmesini de, kırıp ellerine alarak kovalamasını da bileceklerinden kuşkumuz olmasın...

*Richard Gott, Hugo Chavez ve Bolivarcı Devrim, Yordam Yayınları

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Başkan Baba’nın Mirası!

SONRAKİ HABER

Berat Albayrak: Kamu bankaları 2020'de faizleri tek haneye düşürecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa