Adsız kadınlar kendi adlarını kendi koydu

Adsız kadınlar kendi adlarını kendi koydu

Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Evi’nin (BEKEV) başlatmış olduğu, “101 Kadın 101 Yaşam Hikâyesi” projesi Kadın Yazarlar Derneğinin (KYD) de katkılarıyla kitap haline getirildi. Kitabın içinde hikayeleri olan kadınların katılımıyla tanıtım kokteyli de yapıldı.Kitapta yazılarını gören kadınların gururu ve sevinci

Emine Uyar / Eda Aktaş

Kitapta yazılarını gören kadınların gururu ve sevinci görülmeye değerdi. Kadınlara duygu ve düşüncelerini sorduk.  
Arzu Bozkurt: Böyle fırsatlar her zaman ele geçmiyor. Çok mutluyum. Hayatımda ilk defa yazdım. Yazarken zorlanmadım.
Meltem Kahraman: Annemin hikayesini yazdım. Çektiği sıkıntılar beni etkiledi. Kadınların en büyük sorunu kendilerini ifade edememeleri. Kadınların en büyük talebi de kendilerine iş alanı açılması.
Hayal Yalçın: Boşanmış bir kişiyim. Batmış bir esnafım, şu an ev hanımıyım. Yazmak çok zor oldu. Hayatımın hangi kısmını yazacağımı bilemedim. Kızımın velayet davası sürecini yazdım.
Neslihan Getboğa: Kayınpederimle yaşadığım bir anımı paylaştım. Daha önce hiç yazmamıştım. Yazarken nasıl ifade edeceğimi bilemediğim için zorlandım. Kadınların özgüveni eksik. Yanımızda bir destek olmadan da, ‘Ben varım’ diyebilmeliyiz.
Nigar Arpacı: Bende hikaye çok. Hangisini yazacağımı bilemedim. Emekli olduğum halde hâlâ ev işlerine gidiyorum. Yaptığım mücadeleleri, kızımı ve kendimi anlattım hikayemde. Merdiven silerek kızımı okuttum. Bunlar sadece bana özgü şeyler değil, aşağı yukarı kadınların hepsi benim gibi.


YAŞAM ÖYKÜLERİNDEN SATIRLAR

…Meğer benim haberim olmadan beni sevmediğim, istemediğim birisine vermişler. Dondum kaldım. 16 yaşındaydım beni alacak kişiye ben karşı gelemem sen vazgeç dedim… Rumuz: Derin
…Fakat her şey boğazımda düğümlendi. “Baba gel, böyle olmamalı” diyemedim. Şaşkın ve çaresiz, “Böyle olmasını istiyorlar öyle olsun” dedim. Nasıl olsa sevdiğim olmayacak ha bu ha başkası olacaktı annem ve babamın mutluluğu benim mutluluğumun önüne geçmişti… Rumuz: Arzu
…Çamaşırları evin uzağında bulunan nehirde yıkar kurutur eve getirirdim. Bu arada yaptığım hiçbir şeyden memnun olmayan evlenmemin bile benim seçimim olduğunu sanan bir kaynanam vardı. Her gün on on-beş kova su taşırdım. Kapıya geldiğimde beş dakika geç kaldığımda kocamdan fırçayı yerdim, bu nedenle de çok dayak yedim… Rumuz: Zehra
“Ben çok düşündüm ve İzmir’e gitmeye karar verdim” dedim. Karşı çıktılar, “Olmaz” dediler. Ama kararımı vermiştim. “Çalışmalıyım ve çocuklarıma bakmalıyım” dedim. İki kızımı da alıp trene bindim ve İzmir’e geldim. Eşimin cezası kesinleşmişti, altı yıl sekiz ay hapis yatacaktı… Rumuz: Ayten


KADINLAR ANLATAMADIKLARINI YAZDI

Projenin sahibi ve BEKEV Başkanı Haşime Akbakın, çıkış noktalarının kadınların yaşadığı ama kendilerine ve çevrelerine anlatamadıkları hikayelerini dile getirme imkanı sağlamak olduğunu söylüyor. Akbakın, kadınların geçmişte yaşadıkları,  pek çok acıyı sırtlarında ömür boyu bir yük olarak taşıdıklarını belirterek, “Şiddete, tacize maruz kalan, evlere kapatılan, düşük ücretle çalıştırılan, dövülen, öldürülen, savaşlarda zarar gören ve savaşa karşı barışı haykıran biz kadınlar yaşamış olduğumuz gerçek hikayelerimizi yazarak gücümüzü gösteriyoruz” diyor. Kadın Yazarlar Derneği Dönem Sözcüsü Sevim Korkmaz Dinç, BEKEV’li kadınların bir ilke imza atarak, kadınların eline kalemi alıp başlarına gelenleri yazmalarına öncülük ettiğini dile getiriyor. “Bu hikayeler adsız kadınların kendi adını koyma hikayesidir” diyen Dinç, kitabın, kadınların haksızlıklara, yoksulluğa, sömürüye karşı seslerini yükseltmesinin bir aracı olmasını diliyor. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net