Kreş, biraz da boş zaman!

Kreş, biraz da boş zaman!

İzmir’de Çiğli Organize Sanayi Bölgesinde çalışan kadınların en büyük derdi kreş. İşyerlerine yakın bir yerde çocukları ile ilgilenebilecekleri ve çocukların eğitim alabileceği bir kreş istiyorlar. Taleplerde ikinci sırada ise çalışma sürelerinin biraz olsun düşürülmesi yer alıyor.Obel Cıvata&r

Ayten İpteş / Halil Bandırma

Obel Cıvata’da kadınlar, sabah 8.00 akşam 18.00 arasında yani 10 saat çalışıyor. Öyle bir çalışma ki bir çocuk annesi Filiz Gürsoy; “Bir kadın ve bir anne olarak yeri geldiğinde çalışmaktan kadınlığımı unutuyorum. Çalışmak için erkekleşmeliyim, ben kazanmalıyım ki evladımı okutabileyim, yaşatabileyim” diyor. Bütün yaşamlarının çalışmaktan ibaret hale geldiğini belirten Gürsoy, “8 Mart’ı sadece kadınlar günü diye biliyoruz, eşim de her sene kutlar bu günde beni” diyor. Tekstil sektöründeki çalışma koşullarını göz önünde bulunduran Gürsoy, haline şükrediyor. “Gece 9’a kadar çalışanlar var. Tekstilde özellikle çok ezilme var, girdi çıktı çok oluyor. Ama kadınların birbirini tutması, dayanışma göstermesi gerekir” diyor.

HEM FABRİKADA HEM EVDE

Feride de, Obel Civata’da 7 aylık işçi. 5 ve 9 yaşlarında iki kız çocuk annesi. Uzun çalışma saatleri nedeniyle çocuklarına halalarının baktığını belirten Feride, “Devlete bağlı, işyerine yakın bir kreş istiyorum. Hem çocuklarımla daha çok vakit geçirebilmem hem de onların eğitimi için kreş şart” diyor.

15 yıllık tekstil işçisi olan, 14 ve 18 yaşlarında iki çocuk sahibi bir kadınla sohbet ediyoruz. İsmini vermek istemiyor. 8 Mart’ın anlamını çoğu kadının bilmediğini dile getirerek, “Böyle şeylerin öğrenilmesi istenmiyor” diyor. Kadınların çalışma hayatında erken emekli olmalarını istediğini dile getiren tekstil işçisi şunları ifade ediyor: “Hem fabrikada hem evde çalışıyoruz. Tekstilde herkesin bir sağlık sorunu var. Kadınlar için daha da zor ama çalışmak zorundayız.”

EVİN İHTİYAÇLARI OKUL BIRAKTIRDI

Seda 17 yaşında olmasına rağmen 5 yıldır tekstil sektöründe çalışıyor. Onun da hikayesi okulu bırakıp çalışmak zorunda kalan diğer gençlerden pek de farklı değil: “İlköğretimden sonra liseye gidemedim. Evin ihtiyaçları, kardeşlerimin durumu dolayısıyla işe başlamak zorunda kaldım. Birinin kendini feda etmesi lazımdı. Manisa’dan gidip geliyorum Çiğli Organize’ye. 8 Mart’ı yapılan etkinliklerden duydum daha önce. Ama tarihini ve neden kadınlar günü olduğunu bilmiyorum. Eğer böyle ailevi sebeplerim olmasaydı ve okusaydım, bugün bir hemşire olabilirdim. Sınav notum sağlık meslek lisesi hemşirelik bölümünü tutuyordu.” (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net