Vali işçilerin çadırına da tahammül edemedi

Vali işçilerin çadırına da tahammül edemedi

Adıyaman Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Güçlü İplik Fabrikasında Öz İpliki-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan 250 işçinin kendilerine yeni katılan arkadaşlarıyla birlikte sürdürdüğü direniş 40. gününde. Direnişin başından beri yapmak istedikleri eylemler polislerce engellenmeye ç

Doğan Sekmen

POLİS VALİNİN TALİMATIYLA ÇADIRI YIKTI

Gece çadırda 7 işçinin nöbet tuttuğu sırada özel güvenlik görevlileri işçilere, Vali Mahmut Demirtaş’ın çadırın kaldırılmasını istediğini belirttiği tebligatı iletti.

İşçiler ise çadırdan çıkmayarak özel güvenlik görevlilerine direndi. Bunun üzerine fabrika önüne yığınak yapan çevik kuvvet polisleri işçileri çadırdan çıkardı. Polisin işçilerle görüşmesi devam ederken diğer polisler çadırın iplerini keserek, yıktı.

Çadırın patronun talimatıyla yıkıldığını söyleyen işçilerden Yunus Akyol, “Ziya Güçlü bu işin burada biteceğini zannediyorsa yanlıyor. Daha büyük bir çadır kuracağız” dedi.

‘POLİSİN GÖREVİ YIKMAK DEĞİL KORUMAK’

Çadırın yıkılmasının ardından fabrika önüne gelen İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Osman Süzen “Emniyetin görevi bu çadırın güvenliği sağlamak olmalı. İşçilerin hak alma mücadelesinde kullandıkları çadırı yıkmak değil. Çağdaş bir ülkede hak arama özürlüğü devletçe korunur. Ama ne yazık ki bizim ülkemizde tam tersi oluyor” dedi.

Güçlü İplik Fabrikasında uzun yıllardır çalıştığını, hatta fabrikanın inşaatının temelini bile kazdığını söyleyen işçilerden Mahmut Tamer ise ciddi iddialarda bulundu. Tamer, “Patron Ziya Güçlü, Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş’a rüşvet verdi. Adıyaman valisi, hep patronların yanında oldu, hiçbir zaman bizim yanımızda olmadı. Emniyet müdürü, Dengir Fırat ve Vali fabrikanın 4. bölümüne gizlice geldi. Güçlü 4’te yemek yiyip gitti. Vali ve Emniyet Müdürü Ziya Güçlü’nün arabasıyla geldi. Bir valinin, bir emniyet müdürünün işverenin arabasıyla fabrikaya gidip gelmesi ne demek” şeklinde konuştu.

SOĞUKTA BEKLEDİLER

Polise ve valiye tepki gösteren işçiler, soğuk havaya rağmen yaktıkları ateşin etrafında bekleyişlerini sürdürdü. Bu sırada işçilerin yaktığı ateşi de su dökerek söndüren polis işçilerin fabrika önünden ayrılmasını istedi. Gece saat 04.00’a kadar fabrika önünde, battaniyelere sarılarak bekleyişlerini sürdüren işçiler daha sonra buradan ayrıldı. (Adıyaman/EVRENSEL)


Meclis Genel Kurulunda dün söz alan İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, Güçlü İplik işçilerini bir kez daha gündeme getirdi. Tüzel, “Değerli milletvekilleri, Adıyaman’da Güçlü Tekstil adı altında çalışan firmada 300 işçi sendikalaştıkları için işten atıldı ve 38 gündür direniyorlar. Şimdi de çadır kurdular, çadırda, patronun, valiliğin ve emniyetin el birliği ile saldırılarına karşı direniyorlar. Anayasal hakkını kullanmaya engel olanlar, işçilerin emeğine göz dikenler kimler, çok iyi görülmeli. Bunlar Öz İplik-İş Sendikasında örgütlenecekler ve mutlaka işe iade edilmeleri sağlanmalı. Meclisimize ‘sesimizi duyun’ diyorlar şeklinde konuştu.

Büro emekçilerinin grevini de hatırlatan Tüzel, “Yine, aynı şekilde, geçen hafta, yurttaşlara hizmet götüren büro emekçileri tam yüz bin insan bir günlük grev yaptılar. İş güvencesi, yaşanabilir ücret, eşit işe eşit ücret, sosyal haklar, grevli toplu sözleşmeli örgütlenme hakkı için ortak eylem yaptılar. Her gün hakları gasbedilen, ücretlerinden açıklanmaz kesintiler yapılan kamu emekçilerinin sesine de kulak verelim. 8 Marta doğru giderken, alanlarda emeğini, sosyal haklarını savunan, barışın ve dayanışmanın mücadelesini veren tüm emekçi kadınları kutluyor ve selamlıyorum” dedi. Tüzel geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Müslüm Gürses için de “Halk sanatçısı Müslüm Gürses’in sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Unutulmayacaktır” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net