İşçiler de siyaset yapabilir

İşçiler de siyaset yapabilir

Bazı sendikacılar hatta şube temsilcisi şahıslar işçilerin siyaset yapamayacağından bahseder hatta işçilerin siyaset ile ne işi olur ki derler. Buna benzer bir durumu işçinin sosyal hayatı da yoktur düşüncesini de ekleyebiliriz.Onlar işçileri, 8 saatini fabrikasına gömen diğer 8 saati uyuyan diğer 8 saati de ya televizyon başında

Bir grup Arçelik işçisi

Onlar işçileri, 8 saatini fabrikasına gömen diğer 8 saati uyuyan diğer 8 saati de ya televizyon başında ya da kahvede pişbirik oynayan insanlar toplululuğu olarak görürler. Ama sendika ağaları ve para babaları şunu hiç unutmasınlar ki işçiler her şeyin çok farkında ve çok iyi siyaset ve politika yapıyorlar.
Geçenlerde yine çay istasyonunda oturuyoruz. En son İmralı barış sürecine ilişkin yorumlar yapılıyor. Çoğunluk süreçten umutsuz. İşçilerin gözünde ülkeyi bölme ve başkanlık sisteminin bir parçası olarak görünse de herkesin kendince bir yorumu var. Bir işçi mesela şunları söylüyor; “Sorun Kürt sorunu değil PKK sorunu.” Bunun çözümünü de şöyle açıklıyor; “Sınır boyuna tüm gücünü yığacaksın, PKK’yı sınırdan lağvedeceksin, tüm mağaralarını falan boşaltacaksın sonra sağlam bir şekilde sınırlarını çizeceksin ve insansız hava araçları ile sürekli kontrol edeceksin, kafasını uzatanı vuracaksın” diyor. Bir diğeri ise “Bunlar çocuk katili ile kucaklaşıyor yakında ev hapside getirirler” diyor. Daha sonra “Toprak isterler” diyor, “Bunların istekleri bitmez” diyor. Yani hükümetin şu anki pozisyonunu eleştiriyorlar ve Sinop’ta, Samsun’da olanları onaylıyorlar. Bir diğer işçi ise tam tersi “Hükümetin bu yaklaşımının doğru olduğunu, denenmiyen bir yol olduğunu ve bir şans verilmesi gerektiğini” söylüyor. “Bu güne kadar bu sorunun silahla çözülemediğini, bir uçak kalktığında biz işçilerin cebine yansıdığını ki o uçağın da bombasını bırakmadan inmeyeceğini” söylüyor. Ve “Bunların bize vergi olarak yansıyacağını ülke ekonomisini olumsuz etkileyeceğini” anlatıyor.
Gördünüz mü işçiler neler düşünüyor neler tartışıyor. İşçiler çok güzel siyaset yapıyor ama onlara söz verilmiyor. Bunlara ses vermesi kulak verip dinlemesi gerekenler öncelikle sendikalar sonra da hükümet. Ama ne yazık ki bizim ülkemizde işçilere sadece sandıkta söz hakkı veriliyor.
Ve kulaklarını açıyor. Ülkeyi 40 yıldır getirdikleri hal bu ne yazık ki. Ama arada hiçte azımsanmıayacak şekilde şans verilmesi gerektiğini düşünenler de var elbette. Bizimde temennimiz artık bir şans verilmesi denenmeyen yolların denenmesi diyoruz…

*Çayırova

www.evrensel.net