‘Kadınlara yapılan hakaretler bir zihniyet sorunudur’

‘Kadınlara yapılan hakaretler bir zihniyet sorunudur’

AKP’li milletvekillerinin Meclis’e sunduğu “çocuklara ve reşit olmayana tecavüzden yargılananların hadım edilmesini” öngören teklifi tartışırken, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker tecavüz suçunun sorumlusunun dekolte giyen kadınlar olduğunu, hangi kıy

AKP’li milletvekillerinin Meclis’e sunduğu “çocuklara ve reşit olmayana tecavüzden yargılananların hadım edilmesini” öngören teklifi tartışırken, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker tecavüz suçunun sorumlusunun dekolte giyen kadınlar olduğunu, hangi kıyafetin tahrik edici sayılacağını belirlemek üzere bir komisyon kurulmasını önermesi tartışmaları daha da alevlendirdi. Orhan Çeker hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanan Ankaralı kadınlar “Hadım yasası”, Prof. Çeker’in açıklamaları, yine TCDD aylık seyahat ve aktüalite dergisi ‘Raillife’nin Şubat sayında Erzurumlu kadınlara yapılan hakaret olmak üzere çok sayıda konuda tepkilerini dile getirdiler.

BU BİR ZİHNİYET  SORUNUDUR

Türkiye’de 2010 yılında en az 381 kadın ve çocuğun tacize, 207 kadın ve çocuğun tecavüze uğradığını ve Emniyet verilerine göre bu sayının daha da arttığına dikkat çeken Gülsen Ülker, durumu tespit edilemeyen kadınların bu verilerin dışında olduğunu belirtti. Ülker, 1989 yılında “bedenimiz bizimdir. cinsel tacize hayır” şeklinde bir kampanya yaptıklarını, bunun esas olarak bir zihniyet sorunu olduğunu ifade etti. ‘Sarkıntılığın suçu bize ait değildir’, ‘Giysim saldırganlığa davet değil’ ve ‘Sarkıntılık; elle, gözle ve dille tacizdir’ sloganları kampanyanın öne çıkan sloganları olduğunu kaydeden Ülker, son dönemdeki tartışmaların utanç verici olduğunun altını çizerek yıllardır yürütülen mücadelelere rağmen bu durumun tamamen bir zihniyet sorunu olduğunu belirtti. Diyanet İşleri Başkanlığının, genel ifadelere sığınarak bu sözleri sarf eden kişiyi aklamaya çalışmasının da düşündürücü olduğunu ve buna şaşırmadıklarını kaydetti. Kadınların sadece bedenleri üzerinden değerlendirilmesinin zihniyetin bir dışavurumu olduğunu ifade eden Ülker, Ankara’daki kadınlar olarak suç duyurusunda bulunmaya hazırlandıklarını kaydetti.

BU SUÇLAR CEZASIZ KALMAMALI

Taciz ve tecavüz başta olmak üzere saldırıların sadece açık giyinen kadınlara yapılmadığına dikkat çeken Kadın Dayanışma Vakfı çalışanlarından Latife Kahya, konunun sadece dekolte üzerinden tartışılmasının hatalı olduğunu söyledi. Ankara’daki kadınlar olarak suç duyurusunda bulunacaklarını bildiren Kahya, genel anlamda toplumun zihniyetinin böyle olduğuna işaret etti. Tacizlerin toplumda çeşitli şekillerde tezahür ettiğine dikkat çeken Kahya, Hadım yasa teklifinin ve Prof. Çeker’in arkasındaki ekonomik, sosyal, toplumsal koşulları, ataerkiyi görmezden gelmenin taciz ve tecavüz suçlarını meşrulaştırıldığını belirtti. Kahya, “Bu suçların önlenmesi için her şeyden önce kadına ve cinselliğe bakışın değişmesi gerekir. Bunun için politikalar üretilmedikçe, suçu hazırlayan koşullar ortadan kaldırılmadıkça, kadın erkek eşitliğini sağlamak için gerekli politikalar hayata geçirilmedikçe alınacak önlemler yeterli olmayacaktır” dedi. Erzurumlu kadınlara TCDD dergisinde yapılan hakaretleri de hatırlatan Kahya, bunların cezasız kalmaması gerektiğini belirtti.

YAPILAN ELEŞTİRİLERDE BİLE DESTEK VAR

Uçan Süpürge Koordinatörü Sevna Somuncuoğlu da son dönemlerde tartışılan hadım yasasının da Profesörün sözlerinin de düşündürücü olduğunu belirterek, bunu eleştirme adına yapılan eleştirilerin, ortaya çıkan istatistikleri desteklediğini kaydetti. Somuncuoğlu, “Hangi birisini protesto edeceğimizi şaşırdık. Yaşadığımız dünya erkek dünyası. Artık bunlarla uğraşmak istemiyoruz” dedi.

HERKES KENDİ NEFSİNDEN SORUMLUDUR

Başkent Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Nesrin Semiz, Çeker’in açıklamalarının çok utanç verici olduğunu belirterek bu konuda herkesin kendisinden sorumlu olduğunun altını çizdi. Semiz, “Erkekler kendilerini haklı çıkarmak için hiç bir şekilde dine sığınamazlar. Buna izin vermeyiz. Bu konulardan artık çok sıkıldık. Kırık plak gibi habire aynı şeyler önümüze geliyor. Herkes kendi nefsinden sorumludur. Kimsenin bir kadının kılık kıyafetine karışmaya hakkı yoktur. Böyle şeyleri kabul etmiyoruz” dedi. (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net