Meclisteki ucubeler yıkılsın

Meclisteki ucubeler yıkılsın

Başbakan Erdoğan tarafından “ucube” olarak nitelendirildikten sonra kaldırılması için hazırlıklara başlanan “İnsanlık Anıtı” önünde bir araya gelen sanatçılar, yıkımı protesto ettiler. İstanbul, Kocaeli, Eskişehir, İzmir, Ankara, Hatay, Erzurum, Sivas, Mersin, Berlin, İngiltere ve İsveç’ten gelen sanatçıl

Cihan Bilgen

Aralarında Edip Akbayram, Tarık Akan, Suavi, Rutkay Aziz, Onur Akın, Menderes Samancılar gibi sanatçıların yeraldığı eyleme Erzincan eski Cumhuriyet Başsavcısı ve CHP Denizli Milletvekili adayı İlhan Cihaner, Avukat Turgut Kazan, Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu da katıldı. Kent merkezinde bir araya gelen yaklaşık 2 bin kişi buradan Sukapı Mahallesi’nde bulunan İnsanlık Anıtı önüne otobüs, minibüs ve otomobillerle gitti. Anıtın önünde yapılan açıklamanın ardından uçurtmalar uçuruldu. 15-20 saatlik yollardan gelen yüzlerde en ufak bir yorgunluk ifadesi yoktu. Topluluk arasından yaşlı bir amcanın, “Başbakan ucube olmuş ucube”, “Meclisteki ucubeler yıkılsın” diye bağırıyordu.

ANITIN BIRAKACAĞI BOŞLUK

Burada konuşan Ressam Mehmet Güleryüz, “Biz bir yıkımın şahidi olarak bir araya gelmedik, tersine hafızalarınıza kazımak için burdayız. Bunu kaldırsalar da çocuklara anlatılacaktır. Bu hafızalarda bırakacağı nokta, anıtın bırakacağı boşluktur” dedi.
Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, gönderdiği mesajda Cumhuriyetin ilk yıllarındaki, sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir anlayışından, bugün sanata çanak, çömlek, ucube diyen bir anlayışa gelmiş olmanın üzüntüsünü yaşadığını belirtti. Mehmet Aksoy’un Avukatı Turgut Kazan, İnsanlık Anıtı’nın yapım sürecinden başlayarak gelinen noktayı özetledi. Hukuk içerisinde çözüm yolu kalmadığını belirten Kazan, “Türkiye’de HSYK düzenlemesinden sonra ve 12 Eylül Referandumundan sonra etkin yargı denetimi kalmamıştır” dedi. CHP Denizli Milletvekili adayı İlhan Cihaner ise siyasi iktidarın sadece sanata düşman olmadığını belirterek, “derelerimize, hukukumuza, Kars’a düşman. 12 Haziran’da halk düşmanı iktidarı yıkıp, halkın iktidarını hep birlikte kuracağız” dedi. (Kars/EVRENSEL)


GÜL’E “ONUR” ÇAĞRISI

Heykel’in yıkımını engellemesi için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderilen muktubu okuyan Oyuncu Rutkay Aziz, sanatçılar olarak Türkiye’de yaşanacak büyük bir ayıbı önlemek amacıyla koşup Karsa geldiklerini belirtti. Geldikleri zaman anıtın etrafına iskele kurduklarını ve ballandırarak bu anıtı nasıl yıkacaklarını anlatanları gördüklerini dile getiren Aziz, “bu durum karşısında insanlığımızdan utandık. Bu yıkım kararı hukuka aykırıdır. Bu yargısız infaz için bu acele niye. Sanatı ve sanatçının onurunu koruyun, kollayın. Heykel 18 parçaya bölünüp, belediyenin çöplüğüne atılacak hem de tüm dünyanın gözü önünde yapılacak. Bu olaya sessiz kalmayın. Barışa, sanata, kültüre düşman olanlar bize büyük bir Taliban ayıbı yaşatacaklar. Siz Cumhurbaşkanısınız buna seyirci kalmayın. Aksi halde UNESCO bunu araştıracak ülkemiz bunu hak etmiyor. Son bir umutla size başvuruyoruz. Hiç değilse bakanlık önerilere uygun davranılmasını, AİHM kurumunun çözümüne kadar yıkımın durdurulmasını sağlamanızı bekliyoruz” dedi.


DÖKÜLEN HER DAMLA TER KALDIRIM TAŞI OLACAK

Basın açıklamasından sonra gazetemize görüş bildiren Onur Akın, Türkiye’de “Sivas Katliamı”ndan bu yana, bir çok ucube işlerin gerçekleştiğini dile getirdi.

Tiyatro Eleştirmeni Üstün Akmen, tiyatroların ve sinemaların kapatılması, AKM’nin yıkılmaya çalışılmasıyla buraya kadar gelindiğini belirtti. Siyasi iktidarın heykele, resme toplu olarak sanata düşman olduğunu ifade eden Akmen, “Ancak heykelin yıkımından sonra, Aksoy’un bu heykelin yapımında döktüğü her damla ter, onların kafasına bir gün kaldırım taşı olarak yağacaktır” dedi.
Yapılmak istenenin bir kültüre, sanatçıya çok büyük bir saldırı olarak nitelendiren Edip Akbayram, yurttaşların yöneticilerini seçerken daha dikkatli olmaları gerektiğini dile getirdi.

“Karsa dikilen insanlık anıtında herhangi bir sorun varsa, bu olsa olsa sanatın sorunu olabilirdi şimdi ise siyasi bir sorun olmuştur” diyen, heykel sanatçısı Serrcihan Alioğlu, ucubeye karşı söylenecek son söz siyasi, hukuki ve estetik rezillik olduğunu belirtti.
Kar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yazar/Şair Niyazi Yaşar, idamın kalktığı bir süreçte, bir sanat yapıtının idam edilmek istenmesini insanlık suçu olarak nitelendirdi.

BU HALK KENDİ BAĞIMSIZLIĞINI KURACAK

“Sanata, sanatçıya ve eserine yapılan saldırı bu ülkenin demokrasisine, özgürlüğüne yapılan en büyük saldırıdır. Bu saldırının Başbakan tarafından yapılması hepimizi incitmiş, derinden üzmüştür. Eğer ülke bu zihniyetle, bu bakış açısıyla yönetilecekse, zaten yönetilmiyor demektir. Biz hayatımız boyunca faşizme karşı mücadele ettik. Faşizme karşı mücadelenin temel ilkesi, insanların özgürlüğünü içerir. Eğer bu özgürlüklere yer verilmiyorsa, yapılan eserler devlet tarafından tahrip ediliyorsa, yıkılma fetvaları veriliyorsa biz yaşadığımız ülkede sadece utanç duyuyoruz” diyen Oyuncu Menderes Samancılar, hiçbir faşist saltanatın ayakta kalmayacağını belirterek, çok yakında halkın kendi iradesini kullanarak kendi bağımsızlığını kuracağına inandığını dile getirdi.
İnsanlık Anıtına, “Ucube” denmeden önce 2 yıl boyunca Mehmet Aksoy’un belgeselini çektiğini aktaran Oyuncu Tarık Akan, “Hatay’ın bir köyünden çıkıp, zekasının dehasını heykel sanatına yansıtmış bir kişi çünkü. Bu belgeselde zaten onun hangi zorluklarda, hangi düşüncelerde neyi yaşadığını ortaya koydum. Barış, insanlık anıtını yıkmaya başlarlarsa, bu hareket dünyada ve insanlık adına asla unutulmayacaktır” dedi.


ÖĞRENCİLER “BU HEYKEL HEPİMİZİN” DİYOR

Heykelin yakılmasını protesto etmek için Kars’a gelen öğrencilerden Marmara Üniversitesi Güzelsanatlar Fakültesi (MÜGSF) Yüksek Lisans Master Öğrencisi Burçak Kızılçay, heykelin sanatı sadece Kuran-ı Kerim ve camiden ibaret gören ve anladığını zannedenler nedeniyle yıkıldığını belirtti.

MÜGSF Tekstil Bölümü öğrencisi Buket Onat da “Geleceğim için bir adım atmak istiyorum. Bunu bir başkaldırı olarak görüyorum. İleride kara çarşaflara baskı yapmak istemiyorum” dedi.

İstanbul merkezli kültürel üretimin olduğu bir ülkede, sanatçıların Kars’a giderek eylem yapmasını oldukça önemli olarak değerlendiren MÜGSF Öğretim Görevlisi Ezgi Bakçay, “Aslında bu eylemin burada olması sembolik bir anlam taşıyor. Bir anlamda ülkedeki farklı mücadele alanlarında birleştiklerine dair bir işarettir. Sadece Beyoğlu’nda kalan bir şey değil artık bu. Sanatın özgürlüğü, eğitimin, hukukun özgürlüğünden ve özerkliğinden ayrı düşünülmemeli” dedi.

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü öğrencisi Hakan Şahindere ise Bu eylemin bir adım olduğunu belirterek, gereken herşeyi yaparak yıkımı engelleyeceklerini dile getirdi.


HEYKELİN KALBİ İÇİMİZDE

Fikirler, özgürce, kardeşçe yanyana yaşanabilir demek için “İnsanlık Anıtı”nın önünde olduklarını belirten Heykeltraş Mehmet Aksoy, “Yorgunsunuz ama heykelin önündesiniz. Bunu seçiyorsunuz. Şahidiz. Heykelin, sanatın ve sanatçının onurunu korumak, özgür ruhu, özgür düşünceyi savunmak için buradayız. Boş bakanlara sanat görmemizi sağlar, ruhunuzu temizler, kafanızı ucubelerden, kurtlardan kurtarır demek için, sanat yenmez ama ekmek su kadar gereklidir demek için, savaşlar son bulsun, insanlığa uzanan el tutulsun diye, o eli tutmak için, 23 Nisan’a, Cumhuriyetimize sahip çıkmak böyle bir günde bu yıkımı başlatmamak için buradayız” dedi. 

Önceki gün heykeli yıkma ihalesini alan firmanın yaptığı incelemeleri aktaran Aksoy, “Bu heykeli idam edecek cellatlar burdaydı, araştırmalar yaptılar, heykelin kalbini arıyorlardı. Dediler ki, ‘yeri nerde’, ‘yanlış yerlere bakıyorsunuz’ dedim onlara. Bu heykelin kalbi orda değil, heykelin kalbi içimizde, buralarda” diye konuştu.


BU OLAY KANUNLARA AYKIRIDIR

Heykeltıraşlar Derneği Başkanı Metin Yergin, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve Türkiye’nin 1967’de imzaladığı Venedik Tüzüğü’ne göre sanatçıların manevi haklarının koruma altında olduğunu dile getirdi. Sanatçının izni olmadan, eser üzerinde değişiklik ya da yerinin değiştirilmesi gibi uygulamaların yapılamayacağını belirten Yergin, “Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un ‘İnsanlık Anıtı’ heykelinin, Başbakan Erdoğan tarafından yerinden kaldırılmasının istenmesi kabul edilemez ve bu kanunlara aykırıdır. Başbakan, böylesi bir tutum takınarak Türkiye sanatı ve sanatçısını karşısına almaktadır. Bu tutumun 21. yy. Türkiye’sine ve onun başbakanına yakışmadığını düşünüyoruz” dedi. Yergin, Heykeltıraşlar Derneği olarak bu tür keyfi uygulamaların önüne geçilmesi ve sanatçı haklarının korunması için bir çıkış noktası olarak Özerk Sanat Konseyi’ni önerdi.


YÖRE ESNAFI HEYKELİ SEVİYOR

Yöre esnaflarından market sahibi İsmet Güngör, “Git Denizli’ye horoz heykeli var, oranın simgesidir. Bu anıt da bize simge oldu. Yıkılmasını istemiyoruz” dedi.
İsteklerinin heykelin yıkılmaması yönünde olduğunu dile getiden Köfteci Mehmet Apaydın, yerel yönetimdeki partinin değişmesinin ardından bu sonuçların ortaya çıktığını ifade etti.
Bakkal Mustafa Güngör ise yapımında harcanan emeğin değerli olduğunu belirterek, heykelin şehirlerine bir sembol olduğunu ve halk olarak sevdiklerini dile getirdi.

ERDOĞAN ŞEHİR İNSANINI RAHATSIZ ETTİ

Otomotiv işi yapan Sertaç Yağıcıoğlu da Tayyip Erdoğan’ın şehrin insanını rahatsız ettiğini ifade etti. “Başbakan gitsin başka şeylerle uğraşsın. Ne işi var bizim anıtımızla uğraşıyor. Anıtın yakınında oturuyorum, yol yok. Çamur içinde bata çıka gidiyoruz evimize, okulumuza, işimize. Şehrimize bir katkısı oldu bu anıtın” diyen Yağıcıoğlu, heykelin kendileri için gurur verici olduğunu söyledi.
Öğrenci Mehmet Halis Başlı, “Başbakanımız ayıp etti, orayı yaparken çok emek harcandı, emeğe saygısızlık oldu. Buradakiler rahatsız olmuyor heykelin kimseye zararı yok, şehrimize renk katıyor” dedi.

“Başbakan Kars’a gelip, kendisini bununla avutmasın” diyen Mahalle Berberi Yıldıray Halil, Başbakan’ın ucubeyle falan uğraşacağına halkın sorunlarına bakmasını istedi.

www.evrensel.net