Bu eylem çok popüler olacak

Bu eylem çok popüler olacak

Memleketi kurtarmak herkesin baş vazifesi bir yerde. Kahvelerde, kafelerde, kampüste, sokakta, uzun yolculuklarda otobüste yanımızda kim varsa el ele verip kurtarırız memleketi. Konu gerçekten birlik olmaya gelince işler biraz değişir. Eylem yapmak, durumu protesto etmek en büyük hakkımız olsa da, bu hakkı kullanmak bazı korkuları yenmekle aynı şeydir.

Esra Söylemez

BÜYÜK BİR İRONİ

“Sürekli Aydınlık İçin One Minute Karanlık”, henüz çok yeni bir oluşum. Hiçbir STK, demokratik kitle örgütü, kuruma bağlı olmaksızın sadece gönüllülerin inisiyatifiyle yürüyor. Esasen bir şeyler yapılması gerektiğine inanan insanlardan oluşuyor. Eylem gönüllülerinden Kağan İşmen, global sermayeyle en iyi anlaşan, en iyi iş birliği yapan partinin şu anda iktidar olduğundan ancak bu iş birliğinin sonuçlarının bu parti için her zaman olumlu olamayacağından söz ediyor. Bu eylemin temelinde de, iktidar partisinin icraatlarına karşı toplumsal bir muhalefet var. Zaten eylemin adı da büyük bir ironiyi barındırıyor. Ancak bu sadece iktidar partisine karşı bir duruş değil. “Bu işleri hangi parti yapsa biz yine karşılarında olurduk” diyor Kağan İşmen. 1997’deki eylemden ilham aldıklarını, ancak ondan çok farklı olarak, bu sefer ülkedeki tüm sorunlar için ışık açıp kapatacaklarını söylüyor.

1 MAYISTA BAŞLIYOR

Eylemin başlangıç tarihi 1 Mayıs, bitişi ise 13 Haziran olarak belirlenmiş. Bu tarihlerin önemi ise öncelikle örgütlenmek için belli bir zamana ihtiyaç duyulması. Hemen her yıl ortaya çıkan ışık açıp kapatma projeleri, iyi bir altyapı olmadığı ve plansız hareket edildiği için başarılı olamıyor. İşmen, başarısızlık öykülerinin bazılarının trajikomiğini, “Yazın akşam saat yedide ışık açıp kapatmaya çalışanlar oldu” sözleriyle anlatıyor. 1 Mayısın başlangıç tarihi olarak belirlenmesinin nedenini ise, zaman açısından yeterlik ve muhalefetin duyarlılığının en yüksek olduğu gün olmasıyla açıklıyor İşmen.
Bu gönüllü çalışmanın arkasında yüzlerce isim var. Sosyal ağların her alanında daha fazla insana ulaşmak için çabalıyorlar. Herkes kendi alanıyla ilgili yardım etmeye çalışıyor. Tişört yapanlar eylemin tişörtlerini basıyor, kameramanlar videoları çekiyor, sosyal ağ uzmanları saatlerini Facebook, Twitter ve bloglarda daha fazla insana ulaşmak için geçiriyor. Twitter’ı aktif bir şekilde kullanırken, en büyük destek gönüllülerin paylaşımları sayesinde oluyor. Cüneyt Özdemir ve Metin Uca gibi isimlerin de projeyi destekleyip, takipçileriyle paylaşması sosyal ağlarda farkındalığın artması için yararlı oluyor.

Bunun yanı sıra ünlülerin, kendi cümleleriyle dertlerini anlattıkları videolar mevcut. Örneğin Genç Oyuncu Mehmet Şeker, ailesi Çernobil’den mağdur olduğu için bu çalışmayla birebir yakından ilgileniyor. Çetin Tekindor, Tamer Karadağlı, Hüseyin Avni Danyal, Ece Uslu gibi oyuncular; HES projesiyle de ilgili olan bu çağrıya destek veriyor. Genç oyuncular; Alper Kul, Özge Özpirinççi, Engin Altan Düzyatan ise videolarında nükleer santrallere dikkat çekiyor. Yıldız Kenter, düşünme özgürlüğü, düşündüklerini söyleyebilme özgürlüğü ve gerçek demokratik bir Türkiye için ışıklarını açıp kapatacağını söylüyor.

SANAL ALEMDEN GERÇEK ALEMİ ÖRGÜTLEMEK

İnsanların da şimdiye kadarki tepkilerinden oldukça memnunlar, katılımla ilgili bir öngörüde bulunmak çok zor da olsa, katılımın yüksek olacağına inanıyorlar. Ancak sosyal medyanın da yayılmak için tek başına yeterli olmadığını vurguluyor; “Bir de bunun gerçek, sokak tarafı var. Doğrudan iletişim kurmakta her zaman daha etkili”.

Kağan İşmen protestonun günümüzdeki zorluklarından bahsediyor; “Eylem yapacak insanlara iyi önermelerle gitmek gerekiyor öncelikle, bu sistemde sıkışan o kadar çok insan var ki, bir şeylerden fedakarlık edip o akşamını eyleme ayırmaları gerekiyor. Daha bütünlükçü ve evlerden ışık açıp kapamanın da kolay olduğunu varsayarak bu yola başvurduk. Ancak eylem ne kadar büyük olsa da medya bunu yazmıyor ya da yazamıyorsa kitlelere ulaşmak çok zor”. Kampanya bilgileri için http://oneminutekaranlik.wordpress.com (HaberVs)

www.evrensel.net