Darbe anayasasının dünyada benzeri yok

Darbe anayasasının dünyada benzeri yok

Demokratik Anayasa Hareketi Girişimi (DAHG) yeni anayasa oluşturulması sürecinde anayasada yer alması gereken temel ilkeleri, toplumun taleplerini, yapım sürecinde toplumun bütün kesimlerinin katılımının nasıl sağlanacağını ve yeni, demokratik anayasayı talep edecek hareketin nasıl olması gerektiğini masaya yatırdı.Ankara Vedat Dalokay Konferans Salo

Ankara Vedat Dalokay Konferans Salonu’nda yapılan Demokratik Anayasa Kurultayı’na kitle örgütlerinden temsilciler katıldı. Kurultayın açılış konuşmasını yapan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, insan haklarına dayalı, hukuk üstünlüğünün yer aldığı, azınlıkların haklarına yer veren, katılımcı bir anayasaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Kurultayın “Anayasada Temel İlkeler ve Temel Talepler” ilk oturumunda konuşan Avukat Ali Ersin Gür, “Halen yürürlükte bulunan darbe anayasası nasıl yapılmışsa ve ne söylüyorsa tam tersini yaparsak yeni ve demokratik bir anayasa yapmış oluruz” dedi. Anayasadaki 4. madde gibi sınırlayıcı bir maddenin dünyanın hiçbir yerinde olmadığını vurgulayan Gür, anayasaların toplumun ihtiyaçları doğrultusunda değişmesi gerektiğinin altını çizdi. “Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarının anayasalarını meydanlarda kendilerinin yapması bize ışık tutuyor” diyen Gür, eğer iktidarlar halkın sözünü dinlemezse Türkiye’de de halkların anayasalarını meydanlarda yapacağını belirtti.

‘YÜZDE 10 BARAJI AYRIŞMANIN HUKUKSAL BİR SİLAHI’

 “Toplumda ağırlığınız ne ise anayasada da o kadar var olursunuz” diyen Prof. Dr. Mithat Sancar, anayasanın toplumsal bir sözleşme olmadığını ve tarihte böyle bir örneğin bulunmadığını ifade etti. Seçimlerdeki yüzde 10 barajı, dışlanmanın, ayrışmanın hukuksal bir silahıdır” diyen Sancar, yüzde 10 barajıyla oluşan Meclisin meşruiyetinde problem olduğunu söyledi. Sancar, dünyada 1945 ve 1990 sonrası geçiş dönemlerinde anayasalar büyük demokratik değişimler sonucu yapılırken Türkiye’de bu sürecin geçiştirildiğini ifade etti. Oturumun tartışma bölümünde katılımcılar, Türkiye’deki Kürt ve Alevi sorunlarını çözen, farklılıklara saygı duyan, doğayı koruyan, insan haklarına saygılı, barış ve kardeşlik temelinde evrensel ve sivil bir anayasa ihtiyacını vurgulayarak, emekçilerin güvencelerini anayasaya bağlamak zorunda olduklarının altını çizdi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net