EMEP: Ne egemenlik, ne de halk iradesi var

EMEP: Ne egemenlik, ne de halk iradesi var

Emek Partisi Genel Merkezi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na ilişkin yapılan açıklamada, “TBMM'nin kuruluşunun 92. yılında mecliste ne egemenlik, ne de halk iradesi bulunmaktadır” denildi.23 Nisan'ın çocuk bayramı olmasının yanında aynı zamanda TBMM’nin kuruluşunun da 92. yılı olduğu hatırlatıl

23 Nisan'ın çocuk bayramı olmasının yanında aynı zamanda TBMM’nin kuruluşunun da 92. yılı olduğu hatırlatılan açıklamada “23 Nisan 1920’de, Kurtuluş Savaşı’nın seyri içinde kurulan ilk Meclis halk egemenliğini hedefliyordu. Halk iradesini yansıtma potansiyeli taşıyan Mecliste Türklerin, Kürtlerin, Lazların, Çerkezlerin, Alevilerin ve farklı kültürlerin temsilcileri vardı. İlk Meclis, bir halk örgütlenmesinin kurulu olarak Kurtuluş Savaşı’nın sıcak ateşi içinde doğarken yurtseverlikten besleniyordu. Daha iktidar bir avuç tuzu kuru tarafından ele geçirilmemiş, halk iradesi henüz gasbedilmemişti. İzmir İktisat Kongresi toplanmamış, emperyalistlerle işler pişirilmemiş, boyunduruk takılmamıştı. İşçi ve emekçiler daha hedefe konmamışlardı. Sosyalist Sovyetler Birliği ile girilen sıcak dostluk ilişkileri devam ediyordu. Sosyalizm düşmanlığında yeminli günlere henüz gelinmemişti” denildi.

Aradan yıllar geçtiği ve bugün artık bu Meclisin halk temsiliyetini sağladığını söylemenin mümkün olmadığı belirtilen Emek Partisi açıklamasında “Çünkü bugün; emek, demokrasi ve özgürlük karşıtlarının, bağımsızlık ve özgürlük düşmanlarının halk iradesi üzerinde tepindikleri bir meclis gerçeğiyle karşı karşıyayız” ifadelerine yer verildi.

‘DEMOKRASİYİ HALKIMIZ KURACAK’

Emek Partisi Genel Merkezinin açıklaması şu ifadelerle devam etti: “Seçime gidilen süreç, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. YSK’nın kararı, halk temsiliyetinin önündeki engelleri bir kez daha göstermiş oldu. Yüzde 10 seçim barajının bulunduğu bir ülkede oluşan meclis elbette halk meclisi olamaz. Kürtlerin, işçi ve emekçilerin bağımsız adaylarına karşı geliştirilen yasakçı ve dışlayıcı tutum ve siyasi partilerin seçime sokulmaması da bu gerçeğin birer ifadesidir.  92. yılında, yeni bir demokratik anayasaya, gerçek halk temsiliyetine, bağımsız ve demokratik bir Türkiye’ye ihtiyaç bulunuyor. Bunu kuracak olanlar ise; işçiler, ezilenler ve sömürülen halkımız olacaktır.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net