Diyarbakır KCK davası izlenimleri

Diyarbakır KCK davası izlenimleri

Salı günü Diyarbakır’da görülen KCK davasını İHOP (İnsan Hakları Ortak Platformu) adına izlemek üzere Diyarbakır’daydım. Bir hafta kadar önce de KCK davası ile ilgili raporumuzu kamuoyuna açıklamıştık. Dilekçe vermek istedi bazı sanıklar. Mahkeme almadı dilekçeleri. Neden? Kürtçe olduğu için. Ce

HÜSNÜ ÖNDÜL

Salı günü Diyarbakır’da görülen KCK davasını İHOP (İnsan Hakları Ortak Platformu) adına izlemek üzere Diyarbakır’daydım. Bir hafta kadar önce de KCK davası ile ilgili raporumuzu kamuoyuna açıklamıştık. Dilekçe vermek istedi bazı sanıklar. Mahkeme almadı dilekçeleri. Neden? Kürtçe olduğu için. Ceza yargılamasında olmayacak bir durum. Ve doğrudan savunma hakkı ile ilgili bir durum.

Dilekçe almama olayları 2002 yılında çok sık gündeme gelmişti. Üniversite öğrencileri Kürtçenin üniversitelerde seçmeli ders olması için rektörlüklere dilekçe vermek istiyorlardı ve polisiye önlemlerle bu süreç durdurulmak isteniyordu. Yolda tomarla dilekçeye el konuyor, rektörlükler başvuruları almıyordu. Biz İHD olarak o dönemde bir basın açıklaması yapmıştık. Şöyle demiştik:

“Bir Dilekçe Ver Hayatın Değişsin
Perşembe, 07 Şubat 2002 03.00

1689’da İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi (Bill of Rights) açıklandı. Bildirgenin 5. maddesinde şöyle yazmaktadır: “Krala rica ve minnet mektupları yollamak uyruklarının hakkıdır. Bu mektupların krala sunulmasından dolayı yapılan tutuklamalar ve kovuşturmalar yasa dışıdır.” Aradan üç yüz yıldan fazla bir zaman geçti. Türkiye’de 15 bin kişi (çoğu üniversite öğrencisi), Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması için dilekçe verdi. Anayasanın 74. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkını kullandı. 1. Sonuç: Yürütme organı dilekçe vermeyi kendisini yargıç yerine koyarak yasa dışı ilan etti. Cumhuriyet Savcıları ve güvenlik kuvvetleri 2 bin kişiyi gözetim altına aldı. Yargıçlar 74 kişiyi tutukladı. Üniversiteler, dilekçe veren öğrenciler hakkında disiplin soruşturması açtı. Afyon Kocatepe Üniversitesi 49 öğrenciye belirli sürelerle okuldan uzaklaştırma cezası verdi. 2. Sonuç: Bu dilekçelerin yetkili makamlara sunulmasından dolayı gerçekleştirilen gözetim altına almalar, tutuklamalar, kovuşturmalar, disiplin soruşturmaları ve okuldan uzaklaştırmalar hukuk dışıdır. Hüsnü Öndül İHD Genel Başkanı”

Üç yüzyıl sonra Türkiye’de bunu da gördük. Mahkeme dilekçeyi Kürtçe olduğu için almadı. Fakat dinamik bir süreç yaşanıyor bölgede ve Diyarbakır’da.

Buna dair bir şeyler de söylemek isterim. Diyarbakır’a ilk 1981 yılı yazında gelmiştim. Korkuyu gözlerden okumak mümkündü. ‘90’lı yıllarda seyahatlerim 50’yi geçti. Korku gözlerdeydi hâlâ. Nasıl olmasın ki? Her gün yolda yürürken insanlar öldürülüyordu. Kent içinde tanklar, askerler, özel timler dolaşıyordu.

KCK duruşmasına öğle arası verildiğinde  İHD Diyarbakır Şubesine gittim. Bir süre sonra silah seslerine kaçışmalara tanıklık etmeye başladık. Bir kaç kez insanlar kaçışıyor, sonra tekrar toplanıyorlardı.Yeni bir durumdu bu. Binlerce insan belediye ve adliye önünde, polisin biber gazı, cop ve  panzer saldırılarına direniyordu. Geri çekiliyor ve sonra tekrar toplanıyorlardı. Polisin hareket tarzı yanlıştı. Toplananlar sadece şarkı,türkü söylüyor dans ediyorlardı. Bazen pankart da açılıyordu. Ama ne şiddete başvuruyor ne de şiddet araçlarını, silah ve benzerlerini taşıyorlardı.
O halde polis niye saldırıyor ve ortalığı terörize ediyordu?

Kanımca duruşmada olanlarla, dışarıda olanlar bir bütünün parçasıydı. Demokrasi olacak ve demokrasi adaletle desteklenecekti. Buna hukukun üstünlüğü deniyor. Ama dilekçe almama tasarrufu adaletten gelirse polis copuna yol açılırdı, biber gazına, panzere. Olan da buydu. Korku göremedim ben. Gözlerimle polisin dört biber gazlı, panzerli saldırına tanık oldum ama korku görmedim gözlerde. Nereden mi çıkarıyorum bunları? 50-100 metre ilerde gaz bombaları, dumanlar, çığlıklar, kapı pencere kırılmalarının sesleri geliyor ama insanlar küçük kaçışmaları yaşayıp tekrar toplanıyorlar. Caddede bir kadın çığlık çığlığa bağırıyor. Duyuyoruz: Edi bese! Edi bese! Panzer geçiyor yanından. Gaz maskeli polisler. Kadın haykırıyor: Edi bes e!Edi bes e!

Adliyenin duvarlarından yankılanıyor…

*İnsan Hakları Ortak Platformu

www.evrensel.net