22 Nisan 2011 11:50

Nükleer cehalet

Hükümetin nükleer santrallere yönelik kararına karşı çıkan Nükleer Mühendisi Prof. Dr. Tolga Yarman, nükleer santrallerin hiçbir artısının olmadığını söyledi. Ne olursa olsun bunun kabul edilemeyeceğini belirten Yarman, enerjide dışa bağımlılığı arttıracak olan santrallerle ilgili, hükümetin geri adım atmamas

Nükleer cehalet

Paylaş
Evrim Kepenek

Japonya’da 11 Marttaki deprem ve tsunamide ağır hasar gören Fukuşima Nükleer Santrali nedeni ile ortaya çıkan radyasyon krizi, Türkiye toplumuna Çernobil patlamasını hatırlattı. Ukrayna’nın Kiev kentinin 140 kilometre kuzeyinde bulunan Çernobil Nükleer Santralinde gerçekleşen kaza sonrasında meydana gelen radyasyon sızıntısının önce kendi doğal alanını ardından Türkiye’nin Karadeniz bölgesi olmak üzere, etrafındaki yerleşim alanlarını zehirlenmesinin üzerinden tam 25 yıl geçti. İlk olarak Çernobil patlaması, sonrasında dünyanın başına bela olan Japonya’daki nükleer krizden hükümet, hiç ders almamış olacak ki, Akkuyu’ya nükleer santral yapma konusundaki kararından geri adım atmıyor.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Danışma Kurulu ve Güvenlik Komitesi Eski Üyesi ve Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Nükleer Mühendisi Prof. Dr. Tolga Yarman, Akkuyu’da nükleer santral yapılmasını “fütursuz” bir adım olarak değerlendirdi. Nükleer santrallerin güvenlikleriyle ilgili ellerinde artık somut, ciddi bir ölçü olduğunu belirten Yarman, bu ölçünün güvenlik hesaplarını tam anlamıyla alt üst ettiğine vurgu yaptı.

Akkuyu’da santral kurulmasının teknolojik olarak imkansız olduğunu anlatan Yarman, santralin teknolojik yetersizliklerden dolayı çalışmayacağı uyarısında bulundu. Hükümetin nükleer santral konusunda, “cahilane” olduğunu ifade eden Yarman, “Nükleerin hiçbir artısını göremiyorum. Dışa bağımlılık ve borçlanma artacak. Hele Akkuyu’ya nükleer reaktör kurulması turizmi bitirecek. Bu konuda onca feryadımıza rağmen, hâlâ hükümetin bu kadar ısrarlı olmasını, Akkuyu’ya dönük fütursuzca adımlar atmasını, Türkiye’nin göstermesi gereken ağırbaşlılıkla bağdaştıramıyorum” diye konuştu.

Enerji ihtiyacının alternatif enerji kaynaklarından üretilebileceğini (güneş, rüzgar) ve asıl sorunun enerji dağıtım ağında olduğunu söyleyen Yarman , “Enerji dağıtım yetersizliğini gidermek yerine, sorunu enerji yetersizliği gibi algılayıp yatırım yaparsanız, yanlış yatırım yapmış olursunuz” diyerek, uyarıda bulundu.

Hükümetin yaşam savunucularının tepkilerini duymazlıktan gelmesini ise, ticari kârlara ve dış baskılara bağlayan Yarman, hükümetin tam bir “nükleer cehalet” içinde olduğunu ifade etti. Türkiye’nin nükleer santrale ihtiyacı olmadığını belirten Yarman, “İsviçre örneğin bizim ürettiğimiz enerjiyle, bizim yaptığımızın üç katı daha çok iş yapıyor. Biz İsviçre’nin ürettiği enerjiyle onun yaptığı işin üçte birini ancak yapabiliyoruz. Demek ki, ortalama, ürettiğimiz enerjinin yarısıyla, yaptığımızı her işi yapabiliriz” dedi. Nükleer enerjiye karşı olmadığını, nükleer holiganlığa, arabesk nükleer takılanlara, nükleer fanatizmaya, nükleer maceraya, nükleer cahilliğe karşı olduğunu söyleyen Yarman, çevre etik değerlendirmenin (ÇED) devre dışı bırakılmasını da ayıpladığını sözlerine ekledi. (DİHA)

ÖNCEKİ HABER

Bölge Emek Gençliği'nden mücadele çağrısı

SONRAKİ HABER

Avrupa'nın 5 büyük liginde haftanın görünümü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa