Talepler karşılanana kadar mücadeleye devam

Talepler karşılanana kadar mücadeleye devam

TTB ve SES öncülüğünde on sağlık örgütü üyesi hekim ve sağlıkçılar iki gün boyunca g(ö)reve çıktı.Sağlıkçılar eylemlerinde “Türkiye gündemi ne kadar yoğun ve ağır sorunlarla meşgul olursa olsun, sağlık sisteminin ve çalışanlarının sorunları da bir o kadar önemlidir ve ye

Sağlıkçılar eylemlerinde “Türkiye gündemi ne kadar yoğun ve ağır sorunlarla meşgul olursa olsun, sağlık sisteminin ve çalışanlarının sorunları da bir o kadar önemlidir ve yetkililerce de belirtildiği gibi ‘ertelenemez’dir” dediler. Her ne kadar medyanın gündemine çok yoğun giremedilerse de büyük bir başarıya imza attılar, “Çok ses, tek yürek, bükülmez bilek” olduklarını gösterdiler. Sağlıkçılar bakanın tehditlerine, başhekim ve yöneticilerin tüm baskılarına rağmen grevi büyük bir başarı ile sona erdirirken; “Ama taleplerimiz yerine getirilmezse kaldığımız yerden mücadeleye hazırız” dediler.

Örgütlerin değerlendirmesine göre, greve fiilen Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Hatay, Diyarbakır, Batman, Mardin, Antalya, Denizli, Aydın, Manisa, Kocaeli, Edirne, Eskişehir, Bursa gibi illerde çok büyük ölçüde, bunun dışındaki her yerde ise kısmi katılımlar gerçekleşti. Ülke genelindeki son durumu ise daha sonra kamuoyu ile paylaşacak olan sağlık örgütleri, ilk verilere göre “Bütün baskılara karşın görevin tartışmasız olarak tatmin edici bir başarıyla yerine getirildiği” görüşündeler.

Türkiye’nin gündemine rağmen medyanın da kendilerini kısmen gördüğünü, yer verdiğini değerlendiren sağlık örgütleri, “Açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla Sağlık Bakanı görmemiş, görmek istememiştir” dediler.  

HALKA TEŞEKKÜR ETTİLER

İki günlük eylemde bakanın üstü örtülü yaptığı kışkırtmalara rağmen kayda değer hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını belirten sağlık örgütleri, halka da sağduyu ve hoşgörüleri için teşekkür etti. Sağlık örgütleri herhangi bir idari soruşturma ve disiplin işlemi gerçekleşmesi durumunda kararlarını hızla gözden geçireceklerinin de altını çizdi.

İki günlük grevi fiilen örgütleyen ve katılan örgütler şunlar: “Türk Tabipleri Birliği (TTB) Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-DER), Devrimci Sağlık-İş sendikası (Dev Sağlık-İş), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (Tüm Rad-Der), Sağlık Hizmetleri Sınıfı Çalışanları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Sözü (Söz-Sen), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD), Tıbbi Laboratuar Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği.”

İKİ GÜNLÜK GREVDE DİLE GETİRİLEN BAZI TALEPLER:

*Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı,
*Sağlık çalışanlarına şiddet uygulanmasına yönelik cezai yaptırımların düzenlenmesi,
*Kamu sağlık kurumlarında sözleşmeli, döner sermayeden sözleşmeli, vekil, taşeron işçisi adı altında her tür güvencesiz çalıştırmaya, esnek-kuralsız, fazla çalıştırma ve angaryaya son verilsin, bütün sağlık çalışanları devlet memuru kadrosuna geçirilsin,
*Emekliliğe yansıyan temel ücretler iyileştirilsin,
*Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan ve yurttaşların sağlık hakkını engellemenin yanı sıra hekimlerin mesleki ve klinik bağımsızlığını yok eden bütün kısıtlamalar kaldırılsın,
*Sağlığı ticarileştiren, sağlık hizmetlerini metalaştıran eşit-ücretsiz-nitelikli sağlık hizmetine erişime engel olan; katkı-katılım payları ve ilave ücretler kaldırılsın,
*GöREV etkinliği nedeniyle tek bir sağlık çalışanına dahi baskı, tehdit, soruşturma uygulanmasın. (Ankara/EVRENSEL)


ASİSTANLAR DA SESLERİNİ YÜKSELTTİ

Asistanlar Ankara’da belki ilk kez böylesine sesini yükseltti, taleplerini iki günlük grevde dile getirdiler:
*“Eğitim kurumları”nın birinci görevi “eğitim” vermektir.
*Asistanların yoğun çalışma saatlerine rağmen gerekli yeterliliklere sahip olamamaları kabul edilemez.
*Asistanlara verilen ağır iş yükü hasta bakımında hatalara, asistanlarda tükenmişlik sendromuna ve tatminsizliğe, eğitimde yetersizliğe yol açmaktadır.
*33 saat aralıksız nöbet tutarak, meslektaşlarımızla rekabet ederek,  aklımızda şiddete uğrama korkusu ile tüm çabalarımıza rağmen yetersiz kalabilen bir sağlık hizmeti vermeyi “REDDEDİYORUZ


‘PERFORMANS İSTEMİYORUZ’

Dünyanın hiçbir ülkesinde bakılan hasta veya yapılan girişim sayısını esas alan bir performans sisteminin olmadığının altını çizen sağlıkçılar, “Performans sistemi ile esas ölçülmesi gereken çıktılar ya da sonuçlardır” dediler. Sağlıkçılar, “Performans aslında sağlıkta kalitenin ayrılmaz bir parçasıdır ve performans ölçülürken sonuçlara bakılmalı, bir cerrah yaptığı ameliyat sayısı ile değil, bu ameliyatlar sonrasında gelişen komplikasyonların azlığı ile, bir iç hastalıkları uzmanı baktığı hasta sayısı ile değil de bu hastalarda nasıl bir kan şekeri veya kan basıncı regülasyonu sağladığıyla veya bir yoğun bakım uzmanı sorumlusu olduğu üniteye yatırdığı hasta sayısı ve yaptığı invaziv işlem sayısı ile değil de o ünitedeki hastane infeksiyonu hızı veya mortalite hızı ile değerlendirilmelidir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığının dayatması ile uygulanan sistemin kalite iyileştirme ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tam tersine hem hastaya sunulan hizmette, hem de tıp eğitiminde kalitesizliği beraberinde getirmektedir” görüşünü yüksek sesle dile getirdiler.

TÜM SAĞLIKÇILARIN SESİYİZ

Grev kürsüsünden sağlıkçılar tepkilerini yükselti; “2005 yılında ameliyatlardaki artış yüzde 81 oldu. 2002’de 1.5 milyon olan operasyon sayısı, 2009’da 4.5 milyona çıktı. Veriler ortada bu duruma hepimiz karşıyız. Küçük bir grup değiliz, marjinal değiliz tüm sağlık çalışanlarının sesiyiz.” dediler.

www.evrensel.net