Geçmişle gelecek arasındaki ‘sınır’dan kesitler

Geçmişle gelecek arasındaki ‘sınır’dan kesitler

Kavramsal açıdan  belli bir olgunun yada olayın alabileceği en son nokta olarak düşündüğümüz “sınır”; kimi zamanda aynı coğrafyada komşu ülkeler arasında bulunan ‘yapay’ çizgilerle tanımlanır.Erkan Doğanay’ın son kişisel sergisi,‘Sınır’ metaforundan yola çıkarak, sınırland

Sevda Aydın

Erkan Doğanay’ın son kişisel sergisi,‘Sınır’ metaforundan yola çıkarak, sınırlandırılmış mekanları ve bu mekanların yaşamdaki örtülerini kaldırıyor... artgalerim’de açılan ‘Sınır’ sergisi 18 Mayıs’a kadar görülebilir.

MEKANIN HAKİMİYETİ ALTINDAKİ İNSAN

‘Sınır’ın oluşma süreci, Doğanay’ın doğup büyüdüğü Kars’tan başlıyor aslında. Sanatçı, Kars’ta, sınırlarda yaşamanın ötekileşen yanını, çoğu zaman oralarda yaşayanlar için ‘arada kalma hali’ni derinden yaşadığını, serginin, bu durumun benliğindeki etkilerinden ortaya çıktığını söylüyor.

Sınır sadece coğrafi bir tanım değil kuşkusuz. Yaşamın bir çok alanı da sistematik bir şekilde sınırlandırılıyor. İş yerleri, okullar, caddeler… Doğanay’ın eserleri, bu alanlarda ‘sınırı’ çiziyor...

Sergisi hakkında konuştuğumuz Doğanay, ‘Gözetleme kulesi’ adlı çalışmasında  küçük ve dar bir mekan sınırlaması içinde bir askerin belli bir zamansal sınır ölçülerek orada öylece beklemek zorunda oluşunu, gözetleme kulesinin bulunduğu alanın etrafını saran duvarları, yani onun da bir sınırı olduğunu da göstermeye çalıştığını anlatıyor.
Diğer bir çalışması olan ‘Sınırlandırılmış iç mekan’ da endüstriyel alanlardaki ‘konumlandırma-koşullandırma’ gibi insanların arasına çekilen sınırları gösteriyor. Mekanın beden üzerindeki hakimiyetiyle birlikte sınıflara ayrılan yaşamın, genel ve bütünsel görünümünün parçacıkları....

‘Sınır’, insanlığın sınırsız bir yaşam özlemine, toplumun sanat ve sanatçıdan beklentilerine de bir cevap niteliğinde.
‘Olay yerleri’ adını verdiği yeni bir çalışmanın hazırlığı yaptığını ifade eden Doğanay, bu çalışmada tuvali, bir trafik kazası sonrası kurtarma ekiplerinin çalışmalarına,  dağılmış araba parçalarına veya vurulmuş bir adamın kaldırımdaki cesedine, etrafa saçılmış boş kovanlara dönüşecek. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net