İzmir hem çok güzel hem çok şanssız!

İzmir hem çok güzel hem çok şanssız!

İzmir Karşıyaka Arapdağı’nda yapılmak istenen altın madenciliğine karşı tepkiler çeşitli etkinliklerle gelişiyor. Emek Partisi Karşıyaka İlçe Örgütü tarafından gerçekleştirilen bildiri dağıtımı ve imza kampanyasının yanı sıra, önceki gün konuyla ilgili bir de söyleşi gerçekleştirildi.Onur Mahallesi C

Onur Mahallesi Cemevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe konuşmacı olarak EGEÇEP Dönem Sözcüsü Ertuğrul Barka ve gazetemiz muhabiri, EGEÇEP Yürütme Kurulu üyesi Özer Akdemir katıldılar. Mahallelilerin yanı sıra, çeşitli örgüt temsilcilerini de katıldığı söyleşide ilk olarak Hayat Televizyonu Çepeçevre Yaşam programının Kışladağ altın madeni ile ilgili yayınlanmış bölümlerinden bir seçki gösterimi yapıldı.

EFEMÇUKURU ÖNÜNDE DAHA NESİNE BAKACAK?

Etkinlikte ilk olarak konuşan gazetemiz muhabiri Özer Akdemir, altın madenciliğinin Bergama ile başlayan serüvenini özetledi. Bergama kapısından giren uluslararası altın tekellerinin ülkenin dört bir yanındaki altın yataklarına yöneldiklerini aktaran Akdemir, İzmir’in bu açıdan en şanssız illerden birisi olduğunu söyledi. İzmir’in içme sularının bulunduğu havzada, Efemçukuru köyünde Kanadalı Tüprag Şirketi tarafından yapılmak istenen altın işletmeciliğinde üretime başlamak için şirketin gün saydığını dile getiren Akdemir, “Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ‘namusum şerefim üzerine söz veririm bu madeni çalıştırmayacağım’ demesine rağmen, maden faaliyetlerine devam etti. Madenin çalışabilmesi için 300 bin kişinin içme suyunu sağlayacak olan Çamlı Barajı’na AKP Hükümeti izin vermedi. Halkın karşısında sadece şirket değil, ona hür türlü kolaylığı sağlayan işbirlikçi bir hükümet de var” diye konuştu.

Karşıyaka kent merkezine 5 kilometre yakınlıkta, toplu konut alanlarının bulunduğu bir yerde işletilmek istenen altın madenciliği ile ilgili Büyükşehir ve Karşıyaka belediye başkanlarının “zararlıysa karşı çıkarız” söylemlerini eleştiren Akdemir, “Büyükşehir belediyesi Başkanı Efemçukuru sürecinden altın işletmeciliğini ne olduğunu çok iyi biliyor. Daha nesine bakacak? Karşıyaka Belediyesi ise altıncı şirkete bütün kolaylıkları gösterirken, basına verdiği demeçlerde bu işten yeni haberi olmuş gibi davranması tek kelime ile halka saygısızlık” diye konuştu.

ALTINLAR KİMDE KALIYOR?

EGEÇEP Dönem Sözcüsü Ertuğrul Barka’da konuşmasında altın madenciliğinin neden gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerde yapıldığını aktardı. Altın madenleri olan ülkelerle, altını elinde bulunduran ülkelerin farklı olduğunu sayısal verilerle ortaya koyan Barka, emperyalizmin geliştirdiği “yeni sömürgecilik” ve “sürdürülebilir kalkınma” stratejilerinin bizim gibi ülkelerdeki yer altı zenginliklerinin yağmasının önünü açtığını söyledi. Barka, “İzmir’in halktan kopuk yerel yöneticileri kent için yaşamsal önemdeki altın madenlerini engelleyemediler. Bu altın madenlerini engelleyecek tek güç halkın ortak mücadelesidir” dedi.

Söyleşide söz alan ve Karadenizli olduğunu söyleyen mahalleli bir kadın ise Çernobil sonrası Karadeniz’de yaşanan radyoaktif kirlenmenin etkilerinin hâlâ üzerinde olduğunu, bu süreçte yerel ve merkezi hükümet yetkililerinin olayı küçümseyen açıklamalarına dikkat çekerek, Karşıyaka’daki altın madenciliği karşısında belediye başkanlarının tutumlarını o süreçteki demeçlere benzetti.

Canlı bir tartışma ortamı içinde geçen söyleşi, yeni etkinlikler yapılması ve ortak mücadele edilmesi çağrıları ile sona erdi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net