Gıda güvenliğinde yanlış bilinenler

Gıda güvenliğinde yanlış bilinenler

GIDA güvenliği konusunda gerek medyada, gerekse internet sitelerinde aramadığınız kadar bilgi sunuluyor. Ancak bu bilgilerin ne kadarı güvenilir olduğu, hangilerinin uzmanlarca önerildiği ise muamma. Bilgi kirliliğine önlem olarak, Prof. Dr. Ali Esat Karakaya ve Wageningen Üniversitesi Gıda Teknolojisi ve Gıda Güvenliğindeki MSc programlarında bulunan

Elçin Kavak

GIDA güvenliği konusunda gerek medyada, gerekse internet sitelerinde aramadığınız kadar bilgi sunuluyor. Ancak bu bilgilerin ne kadarı güvenilir olduğu, hangilerinin uzmanlarca önerildiği ise muamma. Bilgi kirliliğine önlem olarak, Prof. Dr. Ali Esat Karakaya ve Wageningen Üniversitesi Gıda Teknolojisi ve Gıda Güvenliğindeki MSc programlarında bulunan Uluslararası Öğrenci Grubu ve Gıda Teknolojisi Bölümü tarafından hazırlanan internet siteleri, tüketicileri gıdaların nasıl üretildiği, gıda katkı maddeleri ve E- numaraları, gıda güvenliği konularında bilgilendiriyor.

ZARARLI OLAN MERDİVEN ALTI

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) açıklamalarına göre gıda güvenliği konusundaki riskler arasında katkı maddeleri yer almamakta. Bu durum kuşkusuz insan sağlığı için güvenli kabul ettiği gıda katkı maddeleri için geçerli. Eğer gıda katkıları konusunda bir riskten söz edilecekse bu ancak onaylanmamış kimyasalların katkı olarak kullanılması durumunda söz konusu. Fakat Türkiye’de kayıt dışı gıda üreten ‘merdiven altı’ tesislerin sayısı önemli boyutta. 2002 yılında verilerine göre Türkiye’deki 26 bin gıda işletmesinden 20 bini izinsiz olarak üretim yapıyor.

E-330 KANSEROJEN DEĞİLDİR

Prof. Dr. Ali Esat Karakaya, ilk olarak 1996 yılında yayınlanan ve daha sonra internette yer alan “Hacettepe Üniversitesi Araştırma Sonuçları” adı altında bir listede yer alan “E-330 en tehlikeli kanserojen ve ne yazık ki birçok hazır gıdada kullanılmaktadır” tanımlamasının yanlış olduğunu vurguluyor. Söz konusu listenin gıda ürünlerine yaklaşımda yanlış bir algının oluşmasına yol açtığını belirten Prof. Dr. Ali Esat Karakaya , “E-330 gıda katkısı sitrik asidin kodudur ve kanserojen değildir. Bunu tüketicilere, hatta mesleğinde üst noktalarda olan profesyonellere anlatabilmesi için inanılması güç bir serüven yaşanmıştır” ifadesini kullanıyor.

Karakaya, hazırladığı Türk Toksikoloji Derneği’nin internet sitesinde, sitrik asit başta narenciyeler olmak üzere birçok meyvede yüksek miktarlarda bulunan bir organik asit olduğu ve insan organizmasında da günde gramlarca üretildiğini vurguluyor. Karakaya, halkın dikkatinin gereksiz konulara yoğunlaştırılması halinde gerçek riskler göz ardı edileceğine ve insan sağlığının bundan zarar göreceğine dikkat çekiyor.

Türk Toksikoloji Derneği’nin internet sitesinde gıdalardaki kimyasalların zararlı olup olmadığı sorusu yanıt ise şöyle: “Zarar alınan miktara bağlı olarak ortaya çıkar. Günlük hayatımızda en sık karşılaştığımız kimyasal madde sofra tuzudur (sodyum klorür). Piyasada satılan tuz paketleri 500 gramdır. Bir paket tuzu bir kerede yiyen bir kişi kısa bir sürede ölebilir. Yine günlük diyetteki tuz miktarı birkaç misline çıkartılırsa yıllar içerisinde hipertansiyon riski artar” (Ankara/EVRENSEL)


GIDA TÜKETİMİNDE 10 ALTIN KURAL


DÜNYA Sağlık Örgütü (WHO) tarafından gıda güvenliği konusunda hazırlanan ‘10 Altın Kural’ da www.food-info.net internet sitesinden ulaşabileceğiniz bilgiler arasında yer alıyor.
1. Güvenli olması için işlenmiş gıdaları tercih edin
2. Gıdaları iyi pişirin
3. Pişirilmiş gıdaları derhal tüketin
4. Pişirilmiş gıdaları dikkatlice saklayın
5. Pişirilmiş gıdaları yeterince tekrar ısıtın
6. Pişirilmiş gıdalar ile çiğ gıdaların birbirleriyle temasından kaçının
7. Ellerinizi tekrar tekrar yıkayın
8. Bütün mutfak yüzeylerini temiz tutun
9. Gıdalarınızı böceklerden, kemirgenlerden ve diğer hayvanlardan koruyun
10. Güvenli su kullanın

www.evrensel.net