Rekor kıran ihracatın şifresi: İthalat

Rekor kıran ihracatın şifresi: İthalat

İSTANBUL Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) Türkiye Dış Ticareti ve Eğilimler” Raporu, Türkiye’nin rekorlara imza atan ihracatının şifresinin “ithalat” olduğunu ortaya koydu.2000-2010 yıllarını kapsayan raporda göre Türkiye’de ihracat yapan 28 ana sektörden 16’sının “net ithala

İSTANBUL Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) Türkiye Dış Ticareti ve Eğilimler” Raporu, Türkiye’nin rekorlara imza atan ihracatının şifresinin “ithalat” olduğunu ortaya koydu.

2000-2010 yıllarını kapsayan raporda göre Türkiye’de ihracat yapan 28 ana sektörden 16’sının “net ithalatçı” durumda olduğu vurgulandı. Türkiye’nin net ihracatçı sektörleri ile net ithalatçı sektörlerini ayrıştıran çalışmaya göre; Türkiye dünya ile olan ticaretinde, “ithalatçı” yanı yıllar geçtikçe ağır basan bir ülke durumuna dönüşürken ihracatın ülke milli gelirine oranı yüzde 15-16 dolayında, ithalatın oranı ise yüzde 25’ler düzeyinde seyrediyor. Bu tablonun dış ticaret açığının her yıl biraz daha büyümesine neden olduğunun belirtildiği rapora göre 2000’de 27 milyar dolar olan Türkiye dış ticaret açığı, 2010 yılında 71.5 milyar dolara kadar çıktı.

ÇAKMA İHRACAT

Bazı ihracat kalemlerinin ekonomide “çakma ihracat” tanımına girebilecek türde olduğunun altının çizildiği raporda, Türkiye’nin bugüne dek bütünüyle üretemediği helikopter, bilgisayarlı tomografi cihazı, notebook, fotoğraf makinesi ve dijital kamera gibi ürünleri bile ihraç ettiği ifade edildi. Rapora göre bu ihracat ürünlerinin gerçekte çok küçük bir yüzdesi üretim anlamında “ihracat tanımına” Rapora göre son yıllarda iyice pekişen, büyüme için dış kaynakta özellikle sıcak parayı çekmek üzere izlenen kur politikası, ihracatı değil, ithalatı çekici kıldı. Bu durum ise net ihracatçı sektörleri bile olumsuz etkileyerek onların net ihracatçı yanlarını aşındırdı. Raporda durum rakamlarla şöyle ifade edildi: “Türkiye’nin 2005-2010 dönemi dış ticaret verileri, net ithalatçı sektörlerin, 719 milyar dolarlık ithalat yaptıklarını, buna karşılık 268 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini ortaya koyuyor. Bu da sonuçta, yaklaşık 451 milyar dolarlık net ithalat anlamına geliyor.”

ANA METAL SANAYİ

Bazı önemli sektörlerin geniş analizinin de yapıldığı rapora göre; Türkiye’nin ihracat sıralamasında, otomotivden sonra ikinci sırayı alan ana metal sanayi sektörü bile aynı zamanda büyük ithalatçılar arasında.

Türkiye yerli otomotiv üretimini tartışırken, İSMMMO raporuna göre; net ihracatçı sektörler içinde otomotiv sanayi dikkat çekici bir görüntü veriyor. Türkiye’nin ihracatında ilk sırayı alan “motorlu taşıtlar” sektörü aynı zamanda en ithalatçı alt dallar arasında ancak yine de 2005-2010 döneminin tamamında burun farkıyla da olsa sektör dış fazla veriyor. İncelenen dönemde 87 milyar dolarlık ihracata karşılık 83 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren sektörün net ihracatı 4 milyar dolar dolayında.

Türkiye’nin, TV setleri, elektrikli cihazlar ihracatında da dikkat çektiği anımsatılan rapor, bu sektörlerde daha çok ithalat yapıldığına vurgu yapıyor. Buna göre; 2005-2010 döneminde televizyon, haberleşme cihazlarında sektörün net ithalatı 16 milyar dolara yaklaşırken elektrik makinelerindeki net ithalat da 15 milyar dolara yaklaşmış.

Rapora göre; Türkiye’nin ihracatı, ithalatının üstünde seyreden sektörlerinin başında ise tekstil ve giyim sektörü ile gıda ve cam-çimento-seramik sektörü geliyor. Bunlar, ağırlıkla yerli hammadde kullanımına dayanan geleneksel alt dallar.

KIRILGANLIK ARTIYOR

İSMMMO raporunun sonuç bölümünde ise Türkiye’nin net ihracatçı sektör sayısının artmak yerine azalma eğiliminde olduğu tarım-hayvancılık,deri, ağaç ürünleri sektörlerinde artık “net ithalatçı” konumuna düşen Türkiye’nin, en iddialı olduğu giyim-tekstil ve gıda-içecek sektörlerinde bile, özellikle son yıllarda ithalatın hızlanmasıyla, net ihracatçı konumunun aşındığı tespitinde bulunuluyor. Raporda “Cari açık milli gelire oranı 2010 yılında yüzde 6,5 dolayında tarihi bir boyuta ulaştı. Bu sürdürülebilirliği mümkün olmayan ve ülke riskini büyüten, kırılganlıkları artıran bir orandır” dendi. (İSTANBUL)

www.evrensel.net