İçmeden de sarhoş olunabiliyormuş!

İçmeden de sarhoş olunabiliyormuş!

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin Türkiye’deki basın özgürlüğüne ilişkin sözlerini değerlendirirken, “Türkiye, basın özgürlüğü açısından Amerika’dan daha çok basın özgürlüğünün olduğu bir

ATALAY’DAN DESTEKSİZ AÇIKLAMA
Bir basın mensubunun, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone’nin Türkiye’deki basın özgürlüğüne ilişkin sözleri ile ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley’nin “Kaygılıyız” açıklaması yaptığını hatırlatması ve “Bu, ABD ile ilişkilerde bir sıkıntı mı, kriz mi” sorusunu yöneltmesi üzerine Atalay, şunları söyledi: “Türkiye, basın özgürlüğü açısından Amerika’dan daha çok basın özgürlüğünün olduğu bir ülkedir. Bu yeni Basın Kanunu’nu çıkaran hükümet olarak, ben basından da sorumluydum. Türkiye’nin çok değerli bir Basın Kanunu var. Türkiye, dünyanın diğer demokratik ülkelerinde olmadığı kadar basın özgürlüğünün olduğu bir ülke. Siz de yaşıyorsunuz zaten bunu, çok renkli basın hayatıyla, televizyonlarıyla, gazeteleriyle, İnternet ortamıyla Türkiye, basın özgürlüğünün sonuna kadar yaşandığı bir ülke. Bu manada Türkiye’de hiçbir sorun yoktur.”
EN İLERİSİ BİZDEYMİŞ (!)
Türkiye’deki basın meslek örgütleri, cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin serbest bırakılması için kampanyalar düzenlerken Bakan Atalay, gerçeklerle örtüşmeyen şu iddialı açıklamayı yaptı:  “Türkiye’de şu andaki basın özgürlüğü, en ileri demokratik ülkelerinkinden daha ileri bir seviyededir. Çünkü diğerlerini biliyorum.”
CPJ, ‘ENDİŞELİYİZ’ DEMİŞTİ
Dünyanın en etkin basın örgütlerinden biri olarak kabul edilen Gazetecileri Koruma Komitesi(CPJ) yetkilileri, Atalay’ın açıklamasından bir gün önce Türkiye’nin basın özgürlükleri konusunda artık ciddi adımlar atması gerektiğini söylemişti. CPJ Direktörü Joel Simon, “Türk basınının şu anda içersinde bulunduğu zor durumu biliyoruz açıkçası bu durumdan endişe ediyoruz” demişti. CPJ, Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkililerinin basın özgürlükleri konusunda çok önemli ve özgürlükleri destekleyen söylemlerde bulunduklarını, ancak bu konuda yapılan bu konuşmaları destekleyen hareketlerin biran önce gerçekleşmesini beklediklerini, gazetecilerin haklarında dava açılmasından korktuklarını, gazeteci tutuklamaları ve medya kurumlarına karşı gerçekleşen baskınları ve Türkiye’de yaşanan son gelişmelerin endişe içerisinde izlediklerini kaydetmişti. (HABER MERKEZİ)


Soner Yalçın ve arkadaşları serbest bırakılsın!

İHD ve TİHV, odatv Sahibi ve Gazeteci Soner Yalçın ve arkadaşlarının 4 gündür gözaltında tutulmalarının, basın özgürlüğü açısından Türkiye’nin geldiği durumu gösteren son örneklerden biri olduğuna dikkat çekti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından dün yapılan ortak yazılı açıklamada, odatv Sahibi, Gazeteci Soner Yalçın’ın basın ve ifade özgürlüğü gereği derhal serbest bırakılması istendi.
Siyasal iktidarın, bir süreden beri toplumsal muhalefet kesimleri ile gazetecilere, aydın ve yazarlara yönelik yargı baskısını, hızından hiçbir şey kaybetmeden devam ettirdiği kaydedilen açıklamada, “Bu baskı DGM’lerin devamı olan özel yetkili ve görevli ağır ceza mahkemeleri ve savcılıkları eliyle yürütülüyor” denildi.
Adli kolluğun olmadığı Türkiye’de, soruşturmaların hazırlık aşamasını bizzat İçişleri Bakanlığına bağlı emniyet birimlerinin yürüttüğü ve bu yolla savcılıkların da mahkemelere sürekli taleplerde bulunduğu vurgulanan açıklamada, “Bu sistemin içerisinde özel yetkili ve görevli ağır ceza mahkemeleri de yasalarla desteklenen bir tarzda rolünü oynamaktadır” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, iktidarın bir an önce yargı yolu ile baskı politikasına son vermesi ve bu mahkemeleri kapatması istendi.  İfade özgürlüğünün çağdaş bir toplum ve gerçek bir demokrasinin olmazsa olmazlarından,  ifade özgürlüğünün en önemli göstergelerinden birisinin de basının özgür olması olduğunun kaydedildiği açıklamada, “Siyasal iktidarı eleştiren ve iktidarın hoşuna gitmeyen yayın yapan kuruluşların ve bu yayını gerçekleştiren gazetecilerin yargı yolu ile baskı altına alınması antidemokratiktir. Bu baskılar, siyasal iktidarın otoriter ve kendisini eleştirmeyen bir rejim içerisinde olduğunu göstermektedir” denildi.
Basın mensupları üzerindeki baskıların sona erdirilmesi, ifade özgürlüğüne mutlak bir surette uyulması ve tutuklu gazetecilerin derhal tahliye edilmesi talep edilen açıklamada, “Soner Yalçın ve arkadaşları serbest bırakılmalı, masumluk karinesine bağlı kalınmalı ve adil yargılanma hakkına riayet edilmelidir” denildi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net