‘Ucube’ci zihniyetin yeni hedefi: Devlet Tiyatroları

‘Ucube’ci zihniyetin yeni hedefi: Devlet Tiyatroları

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Tiyatroları’nın kaldırılıp devletin sanata doğrudan destek verebileceği sözleriyle, Devlet Tiyatroları’nın özelleştirilebileceği sinyalini verdi. Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın Devlet Tiyatrolarında sahnelenen “Genç Osman” oyunu sırasında sa

Erkan Araz

Önceki gün Balçiçek İlter’in programına katılarak, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın tiyatro salonunu terk etmesiyle sonuçlanan olayla ilgili soruları da yanıtlayan Bakan Günay, “İzleyicinin yaptığı saygısızlık olsa, çıkar somut bir şekilde söyler. İzleyicinin saygısızlığı, sahneye müdahaledir, yanındakiyle konuşmaktır. Ama insan ağzında boğaz pastili veya sakız taşıyabilir. Sen seyirciye bakmayacaksın, oyununu oynayacaksın” diyen Günay, konunun ilgili komisyon tarafından soruşturulduğunu dile getirdi.

Programda, Devlet Tiyatroları’yla ilgili de açıklamada bulunan Günay, “Özel tiyatrolara yardım veriyoruz. Cari giderlerden kurtulsak sivil toplumun faaliyetlerine destek versek daha faydalı olur. Yılda 100 milyon TL cari masraflar var oysa 50 milyon TL’yi özel tiyatrolara dağıtsak her yer tiyatro sahnesi olur” dedi. Günay, henüz soruşturması süren oyuncu Tolga Tuncer’le ilgili “densiz” ifadesini de kullanmıştı.

Bakan Günay’ın bu açıklamalarına sanatçılar ise oldukça sert tepki gösterdi. Sanatçılar devlet tiyatrolarının kaldırılmasının bir cinayet olacağı görüşünde.

AÇIKLAMA YAKIŞIKSIZ

Bahtiyar Engin (Oyuncu, DT)

Bakan Günay, “100 milyon TL cari masraflar var. Oysa 50 milyon TL’yi özel tiyatrolara dağıtsam her yer tiyatro sahnesi olur” diyor. Burada asıl sorulması gereken soru, geriye kalan 50 milyon TL’nin nereye gideceği ve dağıtılacak paranın hangi tiyatrolara verileceğidir. Bir kere devletin tiyatrosunu kapatmaya bu ülke hazır değil. Türkiye, eğitim sistemini, kültür sanat politikasını belirlemiş ve yürürlüğe koymuş bir ülke değil ki. Yerine başka bir şey koyabiliyorsanız, “evet”. Devlet Tiyatrolarının bu hantal yapısını değiştirmek gerekiyor. Ama alternatifini ortaya koymadığınız zaman bu lafı söylemek yersizdir. Sadece başbakanın kızının canı sıkıldı diye böyle bir şey yapamazsınız. Nerdeydiler Sümeyya hanım tiyatroya gidene kadar? Bu tiyatroda çalışan, emek veren insanlar var ve onlarla bu konuyu tartışmadan ve düşüncelerini almadan böyle bir açıklamada bulunmak oldukça yakışıksız.

DEVLET TİYATROYA DESTEĞİNİ ARTTIRMALI

Ülkü Duru (Oyuncu, DT) Ben Devlet Tiyatroları’nın, Türkiye için çok önemli bir sanat kurumu olduğunu düşünüyorum. Devletin zaten bir görevi olduğunu düşünüyorum. Bu kurumun hantallıkla eleştirilmesi de son derece yanlış. Türkiye’deki bütün kurumlarda bir hantallık sorunu var. Bu tartışmaları son derece üzücü buluyorum. Bakan Günay’ın kültüre ve sanata çok özenli ve duyarlı olmasını diliyorum. Devletin özel tiyatrolara da ödenekli tiyatrolara da desteğini artırması gerekiyor. Bugün yapılan destek çok az. Devlet Tiyatroları’nda sanatçılarına ödenen para da oldukça az. Son derece yetenekli bir halk, kültür malzememizin son derece zengin olduğu bir ülkedeyiz. Son derece yetenekli gençlerin yetiştiğini görüyorum. Bu gençler Türkiye’yi bütün dünyaya sanatlarıyla tanıtabilirler. Daha fazla sahne açarak, sanat alanları yaratarak, özellikle de AKM’yi tekrar bize kazandırarak bu gençlerin önünü açmak gerekiyor. Kendi zengin kültürümüzü ve dünya klasiklerini ancak Devlet Tiyatroları aracılığıyla genç nesillere tanıtabileceğimizi düşünüyorum. Ben Bakan Günay’dan çok daha fazla destek bekliyorum.

BİZ BUNLARI ÇOK DUYDUK

Ahmet Mümtaz Taylan (Oyuncu, Yönetmen) Devlet Tiyatroları 12 bölgede 40 civarında sahnede kültür hizmeti veriyor. Bu şu demek Devlet Tiyatrosu bu ülkenin her yerinde tiyatro yapıyor. Özel tiyatrolar Siirt’e, Artvin’e ya da Muş’a turne yapamıyor. Dolayısıyla Devlet Tiyatrosu kendi misyonunu tamamlamış bir kurum değil ve yaşamını daha uzun bir süre devam ettirecek. Devlet Tiyatroları devletin sırtında yük falan değildir. Bir çok devlet kuruluşunun yıllık görev zararlarını ele aldığımız zaman DT’nin bütçesini kat ve kat aşar. Önce oraları verimli hale getirsinler. Kültür sanat parayla ölçülecek bir şey değildir. Sanat, kar zarar denklemiyle açıklanmaz. Verimlilik denetlenmeli ve çözümler üretmelidir. Özel tiyatrolara da en az DT kadar bütçe verilmelidir. Onlardan sakınalım diyen yok. Bir de masasını toplayan her kültür bakanı bu mevzulara giriyor. Bunları biz daha önce çok duyduk. (İstanbul/EVRENSEL)


KÜLTÜR SANAT-SEN’DEN BİRLİK ÇAĞRISI

Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen), Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a oyun sırasında hakaret ettiği iddia edilen ve genel müdürlükçe hakkında soruşturma başlatılan tiyatrocu Tolga Tuncer’e sahip çıktı. Sendika, “Bugün yapılmak istenen, tamamen izleyicinin kişisel kaprislerinden kaynaklanan bir olay üzerinden devlet tiyatrolarının özelleştirilmesini gündeme getirecek kadar ileri gidilebilmiş olmasıdır” dedi.

Hangi gerekçeyle olursa olsun sanat ve sanatçıyı hedef alan her türlü girişime karşı duracaklarını belirten Kültür Sanat Sen, karanlığa karşı ortak mücadele ederek en temel değerlerimize ve tiyatrolarımıza yönelen saldırılara karşı tüm kültür ve sanat emekçilerini birlikte hareket etmeye çağırdı.


HADLERİ YETMEYECEK

Üstün Akmen (Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Başkanı) Siyasi erkin Devlet Tiyatrolarını özelleştirme girişimde bulunmaya haddi yetmeyecektir. Tiyatronun tanrıları siyasi erki yer.


TAKLİTÇİ BAKAN İSTİFA ETMELİ!

Metin Boran (Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Genel Sekreteri)

4 yıldır sorunsuz bir şekilde gösterimi yapılan ve yoğun bir ilgi ile izlenen oyun, Başbakanın kızının oyunu terk etmesi ile başka bir tartışmaya zemin hazırladı. Öncelikle bir bakanın kendi personelini makamına çağırıp uyarması (daha idari soruşturma bile başlamamışken) en büyük skandal olması gerekirken başka şeyler tartışılmaya başlandı. Hrant Dink de vali tarafından makamına çağrılıp uyarılmıştı.

Kültür bakanı yakın zamanda yapılan heykel tartışmasında başbakan tarafından söylenen sözü düzeltmek istemiş fakat başbakan kendisini “madara” etmişti. Bu durumu kendi kültürü ve ahlakına yedirerek istifa etmemiş ve yoluna devam etmişti. Aynı bakan şimdi de yalancı, yaranmacı kültürün başat temsilcisi olarak, Devlet Tiyatroları’nı ve sanatçılarını “edepli olun, yoksa kapatırım” tehdidi ile hizaya çekmeye çalışıyor.

İdari soruşturma bitmeden oyuncuyu makamına çağırarak kendi hukuk kültürünü uygulayan taklitçi bakanın derhal istifa etmesi gerekiyor. Devlet Tiyatroları bakanın ya da başbakanın özel parası ile bütçe oluşturmuyor, bu halkın vergisi ile 60 yıldır sanat üretme çabasında olan bir kurum. Kuşkusuz devlet tiyatroları tartışılmalıdır ama bu kerimelerin oyunu terk etmesinin hemen ardından yapılırsa buradaki niyet sorgulanır. Bu tartışmalarda amaç belli; Devlet Tiyatrolarını kamuoyu önünde yıpratarak, itibarını zayıflatmak ve gözden düşürmek. Daha sonra da bir yolunu bulup özelleştirmek.

www.evrensel.net