26 Eylül 2020 04:43

40. yılında Oktoberfest saldırısı: İstihbarat bağlantısı 'sır' kaldı

Federal Almanya tarihinin en karanlık terör saldırılarından biri olan Münih'teki tarihi Oktoberfest (Ekim Festivali) saldırısının üzerinden tam 40 yıl geçti.

Fotoğraf: Wikipedia

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR

Federal Almanya tarihinin en karanlık terör saldırılarından biri olan Münih'teki tarihi Oktoberfest (Ekim Festivali) saldırısının üzerinden tam 40 yıl geçti. 26 Eylül Cuma gecesi saat 22.19'da Theresienwiese alanında kurulan festival çadırlarının ana giriş kapısındaki çöp bidonuna bırakılan bombanın patlaması sonucu 13 kişi hayatını kaybederken, 68'i ağır olmak üzere 213 kişi de yaralanır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Federal Almanya'da gerçekleşen ilk büyük ırkçı terör saldırısının üzerindeki sis perdesi ise halen aralanabilmiş değil. Resmi kayıtlarda, saldırının 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Gundolf Köhler tarafından tek başına planlanarak işlendiği yazıyor. Bütün tezler “tek suçlu” üzerine kurulu. Federal Savcılık tarafından hazırlanan iddianame de bu yöndeydi.

KÖHLER YALNIZ DEĞİLDİ!

Halbuki, saldırıyı düzenleyen Köhler'in, neonazi Hoffmann Dövüş Sporları Grubu (Wehrsportgruppe Hoffmann) üyesi olduğu biliniyordu. Örgütün Ekim Festivali öncesinde 30 Ocak 1980'de yasaklanması dikkat çekici. Buna rağmen, soruşturmayı yürüten savcılar Köhler'in saldırıyı tek başına planladığı ve uyguladığı tezinde ısrar etti. Ancak, tıpkı NSU davasında olduğu gibi saldırıyı düzenleyenlerle istihbarat örgütleri arasında bir bağlantının olduğu hep konuşuldu. Antifaşist güçler Köhler'in kimlerle bağlantılı olduğunun açığa çıkarılmasını talep etti. Köhler'in kendisi de bombalı saldırı sırasında hayatını kaybettiği için, özellikle istihbaratla ilişkisi hep “sır” olarak kaldı.

Ancak zaman içinde ortaya çıkan tanıklar ve belgeler Köhler'in yalnız olmadığını ortaya koydu. Bu nedenle Federal Savcılık 2014'te dosyayı yeniden açmak, soruşturmayı tekrar başlatmak zorunda kaldı. Ne var ki bundan da ciddi bir sonuç alınamadı ve 7 Temmuz 2020'de dosyayı yeniden kapattı. Ancak, olayın aşırı sağcı, ırkçı bir saldırı olduğu notunu düşerek...

BİLİNEN VE TANINAN BİR IRKÇIYDI

Ağustos 1959'da Schwenningen am Neckar'da doğan ancak Baden-Württemberg eyaleti sınırları içinde bulunan Donaueschingen'de büyüyen Köhler, saldırıyı gerçekleştirdiğinde 21 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. 14 yaşından itibaren ırkçı partilerin toplantılarına ve etkinliklerine katılmaya başlar. Odasında Hitler'in fotoğrafının asılı olduğu bir aile ortamında büyüdükten sonra 1978'de askere gider. Askerlik görevi bittikten sonra orduda kalmaya devam eder. 1978'in sonunda ise askerden ayrılır. Ardından Wehrsportgruppe Hoffmann ile bağlantıya geçince kimyasal maddeleri karıştırarak bomba yapma denemeleri yapmaya başlar. Bu denemelerin birisinde başarısız olunca yüzü gözü yanar. 1 Nisan 1979'da Tübingen Eberhard-Karls Ünibersitesi'ne kaydolduktan sonra okuldaki ırkçı gruplarla bağlantıya geçmek için zaman kaybetmez.

Bu nedenle 26 Eylül'deki terör saldırısından hemen sonra istihbarat örgütü Köhler'in Wehrsportgruppe Hoffmann üyesi olduğunu basına açıklar. Karl Heinz Hoffmann adlı ırkçı tarafından kurulan grup, açıktan faşist rejime dönülmesini savunuyordu. Daha sonra örgütün üye listesi üzerinde yapılan incelemelerde Köhler'in 1977-79 yılları arasında “aktif üye” olduğu saptandı. Dolayısıyla Köhler'in bağlı bulunduğu bir örgütü vardı.

Buna rağmen saldırıdan sonra güvenlik birimleri tarafından yapılan bütün incelemelerde Köhler'in tek başına olduğu iddia edildi. Ancak bu tez yıllarca şüpheyle karşılandı. Doğu Almanya İstihbarat Örgütü (Stasi) bombanın çok karmaşık olduğunu, bu nedenle birilerinden yardım aldığını ileri sürdü. Yine saldırıdan sonra basında yer alan pek çok haberde, Köhler'in bombalı saldırıya kadar son beş yıl içinde neonazi örgütler içinde aktif olarak çalıştığına dair bilgiler yer aldı.

Soruşturmaların ardından Münih Ekim Festivali saldırısıyla ilgili olarak 28 klasör, 887 delil ve 10 bin sayfadan oluşan bilgilere 2014 yılına kadar ulaşma engeli konuldu. Bu nedenle kurbanların avukatlarının yaptığı bütün girişimler sonuçsuz kaldı.

SOLA KARŞI PROPAGANDA

Köhler'in böylesine alçakça bir saldırıyı neden işlemiş olabileceği konusunda değişik iddialar ortaya atıldı o zaman. Örneğin Der Spiegel dergisi, saldırının o zaman CDU/CSU'nun Başbakan adayı olan Franz Josef Strauss'a destek amacıyla yapıldığını ileri sürdü. Bombalı saldırıdan 9 gün sonra, 5 Ekim 1980'de yapılan genel seçimleri Strauss, SPD'nin adayı Helmut Schmidt'a karşı kaybetti. Böylece eğer gerçekten de SPD'yi engellemek için yapılan bir saldırı ise amacına ulaşmadı. Strauss'un sola, düşünce ve basın özgürlüğüne karşı bir siyasetçi olduğunu belirtmekte yarar var. Bu nedenle aşırı sağcıların Strauss'u başbakanlık koltuğunda görmek istemeleri gayet normal görünüyor.

Hangi amaçla yapılmış olursa olunsun, açık olan saldırganın bir ırkçı olduğu ve Köhler'e destek verenlerin bugüne kadar “sır” olarak kalmasıydı. En önemlisi de aradan 40 yıl geçmesine rağmen hükümet, saldırıda istihbarat örgütlerinin rolünün olup olmadığını aydınlatmaya yanaşmıyor.

Yeşiller Partisi milletvekilleri Irene Mihalic ve Konstantin von Notz tarafından hükümete kısa bir süre önce yöneltilen “küçük soru önergesi”ne verilen yanıtta, “Çok büyük bir ihtimale saldırıyı gerçekleştirenin çok yakınına istihbarat elemanları yerleştirildi” deniliyor. Buna rağmen daha fazla ayrıntıya girilmiyor.

40 YILDIR DEĞİŞMEYEN POLİTİKA

Bu aslında devletin 40 yılda politikasının değişmediğini bir kez daha gösteriyor. NSU cinayetleri de “üçlü” teziyle sınırlı tutularak, bağlantılı oldukları kişiler ve istihbarat örgütü elemanlarına dokunulmadı. Yine 19 Şubat'ta gerçekleşen Hanau katliamı da tek bir kişinin işi olarak görüldü ve soruşturma bir süre sonra kapatıldı. Eğer 40 yıl önce işlenen Ekim Festivali saldırısından sonra Köhler ile bağlantılı bütün kişilerden hesap sorulmuş olsaydı, ondan sonraki cinayetler de bu kadar kolay bir şekilde işlenmezdi. Bu nedenle Ekim Festivali katliamının 40. yılı, Almanya'nın bu alanda gerçek anlamda bir yüzleşmeye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Çünkü deliller ve belgelere kilit vurup “sır” gibi saklamak, ulaşılmaz kılmak yeni cinayetlere kapıyı açık tutmak anlamına geliyor. 

MÜNİH EKİM FESTİVALİ

1810 yılından beri Münih'teki Theresienwiese'de belediye tarafından düzenlenen ve Münih Bira Festivali olarak da bilinen açık hava etkinliğine her yıl yüzbinlerce insan katılıyor. Kurulan büyük çadırlarda asıl olarak çeşit çeşit biralar içiliyor, yemekler yeniliyor ve eğlenceler düzenleniyor.

Festival bugüne kadar tam 25 kez savaşlar ve bulaşıcı hastalıklardan ötürü yapılamamış. Bu yıl da koronavirüs nedeniyle “Oktoberfest” düzenlenmeyecek. 

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Yeni Yaşam gazetesinin internet sitesine erişim engeli getirildi

SONRAKİ HABER

Seren Selvin Korkmaz: Gençler sadece para değil özgürlük de istiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...