18 Eylül 2020 08:49

İşçi Hayrullah soruyor: Hani işten atma yasaktı?

Kayseri'de yaşayan ve pandemi sürecinde işsiz kalan metal işçisi Hayrullah, "Bana bin lira düştü. Patronlara milyonlar. Devlet paraya hükmedenlere desteğini yine esirgemedi" diyor.

Fotoğraf: Kişisel arşiv

Paylaş

Ahmet AKARSU
Kayseri

Hayrullah, 23 yaşında genç bir metal işçisi… Evli ve 4 yaşında bir kız çocuğu babası. Esas mesleği makine montajı… Liseyi bitirmeden terk etmek zorunda kalmış Hayrullah. Çalışma hayatına ise 18 yaşında fabrikalarda başlamış. En uzun çalıştığı metal fabrikasında geçirdiği zaman iki yıl. Kaynakçılık yapmış. Son işyerinde çalışana kadar 4-5 yıllık iş hayatına 5-6 başka fabrikada çalışarak devam etmiş. Eksik gördüğü yerlere itiraz ettiği için işten çıkmış, çıkarılmış. Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi’nde son çalıştığı makine montajı yapan ve az işçinin çalıştığı bir atölyede 3 aylık işçiyken, patrondan aldığın bir telefon sonrası “İşine son verildi” denilmiş. Hayrullah gazetemiz aracılığıyla “Hani işten atmalar olmayacaktı?” diye soruyor. 

"BİR MASKEYİ BİR HAFTA TAKANLAR VAR"

“Milliyetçi görüşe sahip biriyim” diyor Hayrullah. “Bu düzende de kimseye hakkımı yedirmem” diye de ekliyor. Hayrullah ile salgın sürecine, memleketin haline dair konuşuyoruz. Hayrullah’ın kızdığı şeyler var. Örneğin, Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olmasını eleştiriyor. “O işten anlayan başka kimse yok mu?” diye soruyor. Doğal gaz rezervi bulunduğu açıklamalarına yorumu ise “Zaten üç beş yılda bir doğal gaz buluyoruz. Genelde bu şeyleri seçimler zamanı buluyoruz ne hikmetse” şeklinde oluyor.

Hayrullah salgın sürecinde vatandaşa da kızıyor. “Bir maskeyi, dezenfektan ürünlerini fazla fiyata satıyorlar” diyor. “Vatandaş umursamıyor bazı şeyleri” diyor ve devam ediyor: “Salgın olmuş, insanlar ölüyor. Ama bizim vatandaşımızda halen maske takmayanlar oluyor. Gerçi yokluktan bir maskeyi 7 gün takanlar da var ama…”

"PATRONLARA MİLYONLAR BANA BİN LİRA DÜŞTÜ"

Salgın sürecinden hemen önce uzun bir süre işsiz kaldığını hatırlatıyor Hayrullah. “İşsiz kaldığım sürelerde zorlandım tabii ki. Evim kira nasıl geçineceğim” diyen Hayrullah’a yardım ayıp almadığını sorduğumuzda şu yanıtı veriyor: “Salgın süreci boyunca sadece bin lira destek aldım. Bin lira neye yetecekse…” Açıklanan destek paketlerini hatırlatınca “Bana bin lira düştü. Patronlara milyonlar. Devlet paraya hükmedenlere desteğini yine esirgemedi” diyor.

Salgın sürecinin ortasında 3 ay kadar son işyeri olan metal atölyesinde çalışıyor. Hayrullah çalıştığı işyerinin sahipleri şöyle tanıtıyor: “Çok iyi insanlar diye düşündüm. Yardımları da dokundu bana. Dininde, namazında niyazında insanlar olarak tanıdım. Hatta işyeri Mimar Sinan OSB’ye taşınınca evimi bile oraya taşımaya karar vermiştim.” Ve sonra işten atılıyor…

"GÖRDÜĞÜMÜZ HAKSIZLIĞA İTİRAZ ETMEZSEK OLMUYOR"

İşten atılma sürecini sorduğumuz Hayrullah, sözlerine şöyle başlıyor: “İşyeri OSB’ye taşınacaktı. Benim evim de oraya uzak bir noktada kalıyordu. Gittim patronla konuştum. Eğer uzun soluklu devam edeceksem bu işe, evimi taşımaya razıyım. Malum salgın süreci iş bulmak kolay olmuyor. Tamam dediler. İyi olur dediler. Ben çocukluğumu geçirdiğim, ailemin orada olduğu mahalleyi bırakıp iş için başka yere taşınmayı göze almıştım.” Sonrası… Hayrullah’tan dinleyelim: “Malum pandemi sürecindeyiz. Grip oldum. İşe gittim. Az kişiyle çalışıyoruz. Grip olduğumu söyledim. Bana denilen şey ise bir hafta evde dinlen ücretinden de kesmeyeceğiz oldu. Yani bir haftalık ücretli izin verildi bana. Bu süre bitince tekrar işe başlamak istedim. Arıyorum kimse telefonlarıma çıkmıyor. Bu durum hayır değil diye düşündüm. Tekrar işyerinden bana dönüş oldu. İşine son verilecek gel işlemleri yapalım dediler. Ben de sordum hani işten atmak yasaktı diye. Verilen tarihin dolmasını bekledik cevabını aldım.”

İşyerine gittiğinde çıkışını imzalamasının istendiğini aktaran Hayrullah şöyle devam ediyor: “Ben de imzalamadım. Hatta işten atmanın yasak süresi dolmamıştı bile. İmzalamam dedim. O zaman ücretsiz izin veririz sana dediler. Şimdi işçilere reva görülen işten atılmak ya da bin lira gibi komik bir ücret ile geçinmek. Evim kira nasıl bin lira ile nasıl geçineyim, bana bir şey kalmıyor ki? Ücretsiz izni de kabul etmediğimi ifade ettim. Mahkeme yolunu deneyeceğimi söyledim. Hakkım değil mi? Öyle de yaptım. Kime başvurursan başvur dediler. İçeride alacağım da kaldı. İl dışında fazla mesaili çalışmaya yolladılar beni. Mesai ücretlerim ödenmedi. Kısa süre çalıştığım için kıdem hakkım olmadı. Sadece 14 günlük ihbar tazminatım ve içeride kalan aylık ücretim verileceği söylendi. Mesailerimi istediğimde hakkın bu kadar dediler. Ben ailemi bırakıp il dışında çalıştığım süredeki mesailerim neden ödenmiyor?”

“Gördüğümüz haksızlığa itiraz etmezsek olmuyor” diyen Hayrullah, hakkını hukuki yollardan aramaya devam edeceğini söylüyor. Hayrullah’ın sorduğu esas soru ise “Hani işten atmalar yasaktı?” oluyor.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

TTB Merkez Konsey Üyesi Mengüç: Neoliberal politikalarla pandemiyle mücadele edilemez

SONRAKİ HABER

İzmir Tabip Odası: Kentte her gün 450 kişinin testi pozitif çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...