16 Eylül 2020 09:45

İTÜ’de podcastlerin konusu: Üniversite ve eğitim

İTÜ Emek Gençliği demokratik üniversite ve uzaktan eğitimin içeriğini tartıştırdığı iki podcast yayımladı. İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri podcastleri ve son gelişmeleri değerlendirdi.

Fotoğraf: Google Streetview

Paylaş

Metin Berk SÜER
İTÜ

İTÜ Emek Gençliği üniversitelere rektör atamalarının yapıldığı ve çoğu üniversitenin güz döneminde uzaktan eğitime devam edeceğini açıklamasının ardından bu konular ile ilgili demokratik üniversite ve uzaktan eğitimin içeriğini tartıştırdığı iki podcast yayımladı. İlk podcastin konusu bugün Türkiye’de rektör atamalarının yapıldığı bir üniversite yapısının karşılığının ne anlama geldiği ve bu süreçte üniversitelerin ülkenin gündeminden bağımsız olmayarak tamamiyle demokratik bir yönetimden uzaklaşmasının sebepleri ve bunlara karşı öğrenciler olarak ÖTK’ler ve diğer üniversite bileşenleri ile birlikte neler yapılabileceğiydi. İkinci podcast ise uzaktan eğitim seçiminin birçok üniversite tarafından tercih edildiği bu dönemde neden tek tercihin uzaktan eğitim gibi tartışıldığı ve bugün üniversitelerin koronavirüsle birlikte gelişen şartlarda ileriye yönelik olarak nasıl tedbirler aldıkları ile ilgiliydi. Bizler de bu podcast yayınlarının ardından İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri ile podcastlere dair düşüncelerini ve son yaşanan gelişmeleri tartıştık.

SİNDİRİLME SÜRECİ...

İlk olarak sohbet ettiğimiz Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü son sınıf öğrencisi arkadaşımız genelinde tartışılan demokratik üniversite kavramı ve onun yapısına dair İTÜ özelinde düşündüğünde Gezi Parkı ve sonrasında 15 Temmuz’la beraber gelen müdahalelerle akademisyenlerin ve öğrencilerin sindirildiğini, hala sindirilmeye de devam edildiğini ve bu yüzden demokratik üniversite kavramının savunulmasının zor hale geldiğini ifade etti. Bu sindirilme durumuna karşı önemli gördüğü noktayı paylaşan arkadaşımız, “Bu süreçte en önemli şey kesinlikle öğrenci temsilciliği çünkü öğrencilerin resmi bir temsiliyeti olmadığı için yönetim işine geldiği gibi hareket ediyor ve bazen de üç maymunu oynuyor”  dedi. Pandemi döneminde yaşadıkları zorlukları hesaba katarak düşündüğünde, “Bizim öğrenci temsilciliğimiz yok ama hocalarımız var ve onlar nerede? Belki bu podcastte akademisyenlerin etkisizliğinin de üstünde durulabilirdi” diyen arkadaşımız, genel çerçeveden bakıldığında en büyük eksikliğin öğrencilerin tanınır bir sesinin olmaması olduğunu düşündüğünü ekledi. Bu tanınır sesin nasıl oluşturalacağını ve neden hala oluşturulamadığını sorduğumuzda ise insanların ülkenin genel gündeminde gördükleriyle birlikte aksiyondan çekinmelerinin bunun en büyük nedeni olduğunu ekledi. Ama bunun karşısında örgütlülük ve birliktelik gibi kavramları koyduğumuzda bunların önemli şeyler olduğunu düşünen arkadaşımız, “Bunu başarıp bi temsiliyete sahip olmuş olsaydık İTÜ yönetimi belki böyle davranamazdı ve bu sene bunu belirli ölçüde TT çalışmalarında da başardık aslında” dedi. 

“ÖNLEMLER UYGULANSA YAPILABİLİRDİ”

Uzaktan eğitim sürecine dair olarak görüşlerini paylaşan arkadaşımız hem okulun hem hocaların geçen dönemki online ders işleyişine hazırlıklı olmadığını ki bunu çok normal bulduğunu çünkü kimsenin beklemediği bir durum olduğunu belirterek sözlerine başladı. “Nasıl olmalıydı dersek online platformlar daha efektif kullanılabilirdi ama bu hocanın enerjisi, kullandığı ders içeriğiyle veya ders işleyiş biçimi ile oldukça ilgili bir konu” diyerek sözlerine devam etti. Geçen dönem uzaktan eğitim sürecinde okul yönetiminin kesinlikle pass fail getirmesi gerektiğini, en azından bu sistem daha adil olacağını düşündüğünü belirten arkadaşımız: “Yeni yönetimden ilk olarak öğrenci dostu hareketler bekliyorum çünkü online eğitimde çok fazla fırsat eşitsizliği var en azından bunu gidermek adına şimdiden önlemler alınmalı” dedi. Gerekli önlemler neden alınmadı ve alınsaydı yüz yüze eğitim devam edebilir miydi diye sorduğumuz arkadaşımız, “Yani Türkiye’deki önlemler doğru düzgün uygulansa İTÜ’deki önlemler de önem kazanırdı gözümde ama şu an ülke bu durumda olduğu için İTÜ ne kadar önlem alırsa alsın bir işe yaramazdı. Devlet gerekli önlemleri alıp düzgün uygulasaydı İTÜ’deki düzenlemelerle yüz yüze eğitim yapılabilirdi bence” diyerek görüşlerini noktaladı.

Listen to "Demokratik Üniversite Nedir? Ne Değildir?" on Spreaker.

“ANLAYIŞLI BİR HOCAYA DENK GELMESEM...” 

Bu kez görüşlerine kulak verdiğimiz Mimarlık ikinci sınıf öğrencisi bir arkadaşımız podcastlerde daha önce düşündüğü konular da olduğunu, hiç aklına gelmeyen durumların da olduğunu belirterek başladı sözlerine. Podcast ile birlikte demokratik üniversite tanımının daha çok düşünülmesi gerektiğini ifade eden arkadaşımız, üniversitelerin pandemi sürecine herhangi bir hazırlığı olmadığını hatta pandemi sürecinin öğrenci karşıtı karar almanın fırsatı olduğunu ifade etti. Podcastte öne çıkan üniversitelerin sermaye güçlerine hizmet eden bir kurum haline gelmesi ve amacından sapması konusunu da kendisi açısından değerli bulduğunu ve bununla ilgili araştırmalar yapacağını belirten arkadaşımız podcastlerin genel olarak bu konulara dair şu ana kadar bildiklerini daha da ilerletme isteğini yarattığını belirtti. Uzaktan eğitim sürecine dair, “Üniversitelerin pandeminin bitmemesi durumunda bir planları yok ve geçen dönemde öğrencilerin online eğitime erişimine bir destek sağlamadılar. Diyarbakırlı bir arkadaşım borçla bilgisayar aldı. Oturdukları yere internet götürülemiyor ve kendi faturalı hattıyla bir buçuk ayda 600 lira fatura ödedi” diyerek sözlerine başladı arkadaşımız. Geçen dönemin en büyük skandalının mimarlığın derslerinin uygulamalı olduğu gerekçesiyle iki buçuk ay gecikmeli başlaması ve iki buçuk aylık eğitimi bir buçuk aya sıkıştırılması olduğunu belirten arkadaşımız, bunun yanında derslerin içeriğinde uzaktan eğitime dair hiçbir değişiklik olmamasının kendisini çok şaşırttığını belirtti. Kendisi açısından geçen dönemki hocasının inisiyatifi ve iyi niyetinden dolayı iyi bir dönem geçirdiğini ve kendini geliştirme fırsatı bulduğunu belirten arkadaşımız, “Ama diğer arkadaşlarla konuştuğumda genelinin verimsiz geçmiş, bunu yüz yüze olması gereken derslerin içerikleri değiştirilmeden online eğitimle aynı şekilde verilmesine bağlıyorum ben” dedi. Genel olarak iki podcastte de örgütlenme çağrısı olduğunu ve bunun yaşanan mağduriyetlere karşı en çok desteklediği konu olduğunu belirterek arkadaşımız sözlerini noktaladı. 

“ÜNİVERSİTELER ÖZGÜR OLMALI”

Sohbetimize devam ettiğimiz Mimarlık öğrencisi bir diğer arkadaşımız ise uzaktan eğitim konusunda okulun alması gereken önlemleri konuşmanın oldukça önemli olduğunu, okulun öğrenciyi dikkate alması gerektiğini ve kararlar almadan önce öğrencilere danışarak öğrencilerin, ihtiyaçlarını istekleri bilebileceğini ifade etti. “Ama ne böyle bir yönetim var ne de öğrenci dayanışması ve örgütlülük adına bir öğrenci kültürü var” diyen arkadaşımız bunun nedenini öğrencilerin çok ilgisiz olması ile açıkladı. “Mesela en basit örnek olarak yakın dönemdeki kantin boykotunda bile destek aslında çok azdı. Sosyal medyada muhabbeti çok dönmesine rağmen, kampüslerde boykot havası yoktu.” Okulu idare edenlerin “karizmatik” olması gerektiğini belirten arkadaşımız İTÜ yönetiminin bu karizmadan yoksun olduğunu ekledi. Bu karizmayı aklı selim davranan, eşitlikçi ve genç ruhlu bir yönetim anlayışı olarak ifade eden arkadaşımız, bunun eksikliğinden dolayı okula iktidarın her politikasını bu kadar rahat dayatabildiğini ve bu kadar sorun yaşadıklarını ekledi. Üniversitelerin iktidarın uzantısı olmaması gerektiğini ifade eden arkadaşımız, üniversitelerin anlamı gereği özgür evren kentler olması gerektiğini ve öğrencisine sahip çıkması gerektiğini belirterek gerek uzaktan eğitim gerekse demokratik üniversite konusundaki fikirlerini noktaladı. 

“UZAKTAN EĞİTİM TEK SEÇENEK”

Son olarak sohbet ettiğimiz bir diğer Mimarlık öğrencisi arkadaşımız da uzaktan eğitimin en azından elimizde kalan şeyleri korumamız adına en mantıklı çözüm olduğunu ve ne kadar hoşuna gitmese de alınan bu kararın doğru olduğunu düşündüğünü belirtti. Sadece uygulamalı dersler için okula gelinmesinin de mantıklı olmadığını vurgulayan arkadaşımız okula fiziksel olarak gelindiği her koşulda riskin artacağını düşünüyor. Özellikle yurtlarda kalan öğrencilerin sağlıklı koşullarda barınamayacağını belirten arkadaşımız, uzaktan eğitim sürecinde okulla tüm ilişiği kesilmiş gibi hissettiğini anlatıyor. Uzaktan eğitimin kalitesinin arttırılması gerektiğini, saatlerin buna göre düzenlemesi gerektiğini belirten arkadaşımız öğrencilerin karar verme sürecine katılmasının sağlanması ve en azından üniversitenin uzaktan eğitimdeki sorunları çözmesi ve net bir karar vererek en iyisini yapmaya çalışması gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.

Podcast Linkleri:
https://www.spreaker.com/user/itu_emek/neden-online-egitim
https://www.spreaker.com/user/itu_emek/demokratik-ueniversite-nedir-ne-degildir

 

Listen to "Online Eğitim Tek Çare Mi?" on Spreaker.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Japonya başbakanlığına Suga Yoşihide seçildi

SONRAKİ HABER

BMGK paralı askerlerin Libya'dan çekilmesini talep eden kararı kabul etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...