Cumartesi Annelerinin 793. hafta buluşması: Beklentimiz adalet, yüzleşme, yargılama

Cumartesi Anneleri 793. haftada Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet istedi.

06 Haziran 2020 12:42
Paylaş

Cumartesi Anneleri 793'üncü hafta açıklamalarında Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet istedi. Savaş Buldan'ın eşi Pervin Buldan, ardından Adnan Yıldırım'ın eşi Hasibe Yıldırım ve sonra Hacı Karay’ın oğlu Enes Karay seslendi. Açıklamayı ise Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun okudu. Dava avukatlarından aynı zamanda davanın müdahillerinden Avukat Sertaç Ekinci de bir konuşma yaptı.

"BEKLENTİMİZ ADALET, YÜZLEŞME, YARGILAMA"

Savaş Buldan'ın eşi Pervin Buldan, "Üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen hala katilleri cezalandırılmadı. Bizler aileleri ve Türkiye'deki demokrasi güçleri olarak katillerin bulunması, cezalandırılması için çaba sarf ettik, mücadele ettik. Ancak bütün bunlara rağmen katiller aramızda dolaşmaya devam ediyor. Biz biliyoruz ki bu cinayetleri işleyenler devlet tarafından, sistem tarafından kollandılar, korundular ve kahraman ilan edildiler. Bizler biliyoruz ki bu cinayetleri işleyenler cezalandırılmadılar. Ancak biz adalet arayaşımızı üzerinde 26 geçmiş olmasına rağmen hala sürdürüyoruz. Biz biliyoruz ki faili meçhul cinayetler ve yargısız infazlar Türkiye'nin bir gerçekliğidir. Türkiye'de geçmişle yüzleşmek adına mutlaka bir komisyon kurulmalı, katiller bulunup yargılanmalı ve cezalandırılmadır. Türkiye gerçekliğinden ancak bu şekilde vicdanları rahat etmek adına insanlara, mağdurlara, kayıp yakınlarına bir armağan olarak verebilir. Beklentimiz adalettir, yüzleşmedir, katillerin cezalandırılmasıdır, yargılanmadır" diye konuştu.

Adnan Yıldırım'ın eşi Hasibe Yıldırım da "Adnan, Savaş ve Hacı'nın ölüm yıldönümüdür. 26 yıl öldüler. Biz bugün de onları defnediyoruz. Bugün aynı acıyı yaşıyoruz. Bu acı kafamızın içinde ve beynimizdedir. Öleceğimiz güne kadar bu acıyı çekeceğiz ve unutmayacağız. Aklımızdan çıkmayacak. Ölene kadar devam edeceğiz" diye belirtti.

Hacı Karay'ın oğlu Ersin Karay, "Babam Hacı Karay ve iki arkadaşı Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım, İstanbul Yeşilköy Çınar otelinde polis kılığındaki kişilerce kaçırılıp işkence edilerek öldürüldüler. Bugün bu olayın üzerinden 26 sene geçti. Fakat bu olayın hiçbir faili yargılanıp cezalandırılmadı. Bizler faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş kişilerin aileleri olarak adalet aramaya devam edeceğiz" dedi.

DAVA SÜRECİ

Yusuf Ekinci'nin oğlu Avukat Sertaç Ekinci, "Abdülmecit Baskın, Hacı Karay ve Savaş Buldan'ın da aralarında bulunduğu 15 Kürt aydın ve iş adamının 90'lı yıllarda katledilmesinden kaynaklanan davanın başlangıcı 2011 yılında açılan soruşturmaydı. Bu soruşturma kapsamında en önemli delillerden bir tanesi eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın bu cinayetlerde kendisinin de bulunduğuna yönelik beyanlarıydı. Daha sonra bütün bu cinayetlerin devletin üst kademelerinin de haberdar olduğu, MGK'nin haberdar ve onayı olduğu, aralarında Mehmet Ağar, Korkut Eken ve İbrahim Şahin'in de bulunduğu bir yapılanmanın da içinde bulunarak bu cinayetlerin işlendiğini detayları ile izah etti. Hatta aradan 20 yıl geçmesine rağmen cinayetlerin bazılarının yerlerini birebir doğru olarak keşfetti. Ancak devletin bu cinayetleri aydınlatma konusundaki isteksizliği süreç içerisinde tekrar karşımıza çıktı. MİT'ten istenilen belgeler gönderilmedi. Mahkemeden talep ettiğimiz tanıklar dinletilmedi sanıkların tamamı hakkında duruşmalardan vareste tutulma kararı verildi. Tutuklanan sanıkların hepsi salıverildi ve netice itibariyle sanıkların tamamı hakkında beraat kararı verildi. An itibariyle dosya İstinaf incelemesinde. Tabi siyasal yönelim bu şekilde olduktan sonra bu davalardan herhangi bir sonuç almak mümkün değil. Ama bizi hukuki mücadelemize devam edeceğiz" diye belirtti.

"26 YILLIK ADALETSİZLİĞE SON VERİN"

Haftanın açıklamasını gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un kızı Jiyan Tosun okudu. Açıklama şöyle oldu:

"3 Haziran 1994 günü sabaha karşı Yeşilyurt’ta bulunan Çınar Oteli’nden birlikte çıktılar. Çok sayıda tanık beyanına göre; dışarıda bekleyen otomobillerden çıkan telsizli, çelik yelekli ve silahlı 7-8 kişi onları durdurdu ve otelin duvarına yaslayarak üzerlerini aradı. Kendilerini polis olarak tanıtan bu kişiler “İfadelerinizi alıp bırakacağız” diyerek Buldan, Yıldırım ve Karay’ı zorla otomobillere bindirerek götürdü.

Olaydan hemen sonra haberi alan aileler, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı ve Yeşilköy Polis Karakolu ile irtibata geçerek yakınlarının kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce kaçırıldıkları hususunda şikâyette bulundular. İstanbul Valisi ve Başbakanlıkla görüştüler. Ancak yakınlarının gözaltına alındıkları reddedildi.

4 Haziran 1994 akşamında Bolu/ Yığlıca köyü Taşlı Melen Mevkiinde Buldan, Yıldırım ve  Karay ‘ın işkence ile sorgulandıktan sonra ateşli silahla infaz edilmiş bedenleri, köylüler tarafından bulundu. Üzerlerinde kimliklerini kanıtlayacak hiçbir belge, değerli eşya veya para yoktu. Bulundukları yer kontrgerilla cinayetleri sonucunda öldürülenlerin cansız bedenlerinin bırakıldığı medyada “ölüm üçgeni” olarak adlandırılan bölgedeydi.

Ailelerin tüm çabalarına rağmen Buldan, Yıldırım ve Karay dosyaları 19 yıl sürüncemede bırakıldı. Ailelerin ısrarlı başvuruları üzerine 19 Aralık 2013 tarihinde yeni bir iddianame düzenlendi. Düzenlenen iddianame Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda Ankara JİTEM Davası olarak bilinen davaya dâhil edildi. Yargılamalar sırasında tanık olarak ifade veren eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür içinde Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın isimlerinin de olduğu “Kürt iş insanlarına yönelik ölüm listesi”nin yer aldığı bir belgeyi mahkemeye sundu. Eymür, Buldan, Karay, ve Yıldırım’ın infazlarının Ağar’ın bizzat yönettiği Korkut Eken, İbrahim Şahin ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan’ın denetimindeki “özel operasyonlar” kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi.  

Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın kimler tarafından gözaltına alındıkları, işkence ile sorgulandıkları, öldürüldükleri ve bu eylemin icrası için kimlerin talimat verdiği devletin Susurluk Raporu’nda, Ergenekon iddianamesinin 228 No’lu ek klasöründe, Ankara JİTEM davasının iddianamesinde ve mahkeme tutanaklarında yer aldı. Ancak tüm bunlara rağmen 13 Aralık 2019‘da görülen karar duruşmasında, işlenen suçlarla ilgili Mehmet Ağar ve diğer tüm sanıkların beraatlerine karar verildi. AİHM’de mahkumiyetle, iç hukukta beraatle sonuçlanan davalar zincirine bu dava da eklendi.

793. haftamızda istinafa taşınan davada üst mahkemeyi, hukuka ve adalete uygun yeni bir karar tesis edilmesi için göreve çağırıyoruz.

Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 94 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz." (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Türkiye'de koronavirüse dair tüm gelişmeler (6 Haziran)

SONRAKİ HABER

Şireci Tekstil'de pazar günü mesaiye kalmak istemeyen 50 işçi işten atıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...