23 Mayıs 2020 04:41
Son Güncellenme Tarihi: 23 Mayıs 2020 08:54

Babası gözaltında kaybedilen Diyar Tanış: Babamın yüzünü 8 fotoğrafla tanıdım

Diyar, babasının kaybedilmesinden sonra yaşadıklarını söyle anlatıyor: "Benden babam çalındı, çocukluğum. Babamdan kalan 8 fotoğraf var. Babamı onlarla tanıdım. Babam yaşasaydı hayatım farklı olurdu."

Diyar Tanış | Fotoğraf: Emre Orman

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

Serdar Tanış, Silopi’de HADEP İlçe Başkanı seçilirken 25 yaşındaydı. Başkanlıkla birlikte parti çalışmalarını sonlandırması için tehditler de artmıştı. 25 Ocak 2001’de Astsubay Taşkın Akgün, Serdar Tanış’ı telefonla arayıp Silopi Jandarma Komutanlığına gelmesini istedi. Serdar Tanış, ilçe yöneticisi 27 yaşındaki Ebubekir Deniz’le birlikte Silopi Jandarma Komutanlığına gitti. Onlardan bir daha haber alınamadı…

Tanış, Jandarma Komutanlığına gittiğinde oğlu Diyar bir yaşındaydı. Diyar büyüdü… 20 yaşına geldi. Diyar babasına ne olduğunu bilmek istiyor. Babasının akıbetinin ortaya çıkarılmasını ve faillerin yargılanmasını da.

17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası’nda Diyar’la, kendisinden çalınan babasını -“iyi gününde, kötü gününde başını koyacağı bir omzu”-, 20 yılı ve çocukluğunu konuştuk. Bir de her akşam, sabah eve gelen baba hayaliyle kapanan ve yeniden başlayan günleri…

ÇOCUKLUĞUMU HEP YARIM YAŞADIM

Baban gözaltında kaybedildiğinde 1 yaşındaydın. Bize hikayeni anlatır mısın?
25 Ocak 2001 yılında gözaltında kaybedilen HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış’ın oğluyum. İki kardeşiz. Benden iki yaş büyük bir abim var. Ben 5 yaşıma kadar annemle beraber yaşadım. Annem bizi bırakıp gittikten sonra abimle beraber, dedem ve babaannemle yaşamaya başladık. Benim çocukluğum aslında çok kötü geçti, babamın gözaltında kaybedilmesi, annemin bizi bırakıp gitmesi yani çocukluğumu hep yarım yaşadım ve hiçbir zaman çocuk gibi hissedemedim. Çünkü bir çocuğun bunları yaşamaya hakkı yoktu, hayat bana adil davranmadı.

"BABA KELİMESİNİ İFADE EDEMİYORUM"

Kaç yaşında gözaltında kaybedilme gerçeğiyle karşılaştın?
Babam kaybolduğunda daha çok küçüktüm. Bir şey anlamıyordum ve babamı askere gitmiş zannediyordum. Belli bir yaşa gelince artık babamın yokluğunu hissetmeye başladım. Kaybedildiğini sekiz yaşında anladım. O an konuya çok hakim değildim neden diyordum sürekli. Sorguluyordum, düşünüyordum ve eksik hissediyordum kendimi. Ama şimdi düşününce babam bir mücadele yolunda kaybedildi ve onun oğlu olmaktan gurur duyuyorum. Ama baba kelimesini ifade edemiyorum çünkü babamı hiç hissedemedim, görmedim, dokunamadım şu an benim için tarifsiz bir duygu.

BABAMI BENDEN ALANLAR, YİRMİ YILIMI ALDI

Babanı kaybedenler senin elinden neler aldılar?
Babamı benden alanlar, yirmi yılımı aldılar. Babamla birlikte çocukluğumu da kaybettiler. Çocukluğumu, iyi günümde, kötü günümde başımı bırakacağım bir omzu aldılar. Baba sevgimi aldılar... Babam yanımızda olsaydı çok farklı bir hayatım olurdu, annem gitmezdi, babam okumamı eminim çok isterdi. Okulu bırakmazdım. Hayatımı elimden aldılar.

Okulu neden bıraktın?
Okulu bıraktım çünkü o anki yaşımın verdiği ruh hali, babamı benden alan bir devletin eğitimini ne yapacağım düşüncesiydi. Bu devlet benim babamı kaybetti, çocukluğumu elimden aldı, bunca şeyi bize yaşattı. Ben niye onun okulunu okuyayım? Aile bireylerim okumam için çok çabaladılar ama ben istemeyince artık zorlamadılar ama şu an pişmanım çünkü okusaydım avukat olmayı çok isterdim ve babamın davasına ben bakabilirdim.

BABAMIN YÜZÜNÜ 8 FOTOĞRAFLA TANIDIM

Babanı kaybettiğinde çok küçüktün, ‘Babamı fotoğraflarla tanıdım’ diyorsun bir röportajında nasıl bir duygu?
Babamı hiç görmedim, beraber bir fotoğrafımız olmadı. Babamın bende 8 tane fotoğrafı var ve ben o 8 tane fotoğrafla babamın yüzünün nasıl olduğunu öğrenebildim. Benim için hayattaki en acı şey o 8 fotoğrafa bakmak. Babama ait o 8 tane fotoğraf dışında hiçbir şey yok elimde. Bu benim içimde bir yara olarak kaldı.

BABAMIN EVE GELME HAYALİYLE GÜNE BAŞLIYORUM

Babanın bir gün geleceğini düşündün mü?
Ben her gece yattığımda sabah babamın eve gelme hayaliyle uyuyorum ve o hayalle güne başlıyorum. Çünkü aklımda ve vicdanımda babamı hiçbir zaman öldürmedim.

Bayramda insanlar kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret eder, o günler senin için ne ifade ediyor?
Evet bu his insanın canını çok yakıyor. Sadece bayramlarda değil. Her gün gidip mezarı başında babam yanımdaymış gibi gidip konuşup dertleşmek isterdim. Fakat hep şu umudum oldu babam gelecek ve onun gözlerine bakıp konuşacağım bir mezar taşı ile değil.

CUMARTESİ İNSANLARI BANA BABA, ANNE, ABİ, ABLA OLDULAR

Cumartesi anneleriyle tanışman nasıl oldu?
Cumartesi anneleriyle tanışmam 723. haftada gerçekleşti. Maside abla telefonla arayarak ‘Bu hafta baban için bir etkinlik düzenleyeceğiz’ dedi. İHD’ye gelmemi istedi. İlk tanışmam öyle oldu. Ondan sonra kendi isteğimle katıldım. Çünkü hepsi bana çok sıcak davrandı. Oradaki herkes bana anne, baba, abi, abla oldu. Çünkü hepimizin ortak noktası en sevdiklerimizin elimizden alınmasıydı.

ASLA AFFETMEYECEĞİM

17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası… Babanı kaybedenlere ne söylersin?
Onları asla affetmeyeceğim. 100 yıl da geçse babamı unutmayacak ve aramaya devam edeceğim. Benim devletten tek talebim ise babamın akıbetinin açığa çıkarılması ve korunan faillerin bir an önce yargı önüne çıkarılması.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Hayvan hakları savunucuları: Hayvan Hakları Yasası bir an önce çıkarılsın

SONRAKİ HABER

Silivri Cezaevinde bir kişi koronavirüsten hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa