26 Mart 2020 11:52
Son Güncellenme Tarihi: 26 Mart 2020 16:05

Kanal İstanbul ihalesi: Korona zamanında ihale projenin kendisinden bile daha çılgın

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve AKP iktidarının canhıraş savunduğu Kanal İstanbul projesi için ilk ihale yapıldı. Bilim insanları ihaleye tepki gösterdi.

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Paylaş

Meltem AKYOL
İstanbul

Dünya koronavirüs salgını ile boğuşurken, Kanal İstanbul projesinin etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyon (yeniden yapım) projeleri için ihale gerçekleştirildi. İhaleye tepki gösteren bilim insanları, “Vatandaş korku içerisinde, bir taraftan da faturayı kirayı nasıl ödeyeceğini düşünüyor, işçiler bütün risklere rağmen çalışmak zorunda kalıyor, iktidar ise Kanal İstanbul ihalesi yapıyor” diye tepki gösteriyor.

Mimarlar Odası Başkanı, Mimar Eyüp Muhcu, iktidarın korku ikliminden yararlandığının belirtirken Yüksek Mimar Mücella Yapıcı “İnsan yaşamına karşı suç işliyorlar. Ya bu salgın Kanal İstanbul su kaynakları yok ettikten sonra gelseydi, ne olurdu?” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)Başkanı Ekrem İmamoğlu ise “Millet can derdindeyken, birilerinin bugün Kanal İstanbul derdinde olması akıl alır gibi değil” diyerek ihaleye tepki gösterdi.

KANAL İSTANBUL’UN İLK İHALESİ YAPILDI

AKP Kanal İstanbul inadını sürdürüyor. Projenin etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması ve yeniden yapımı ihalesi gerçekleştirildi. Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen Kanal İstanbul Etki Alanındaki Tarihi Odabaşı ve Tarihi Dursunköy Köprüleri İhalesi için teklifler kapalı zarf usulüyle alındı. 5 firmanın katıldığı ihalede Artuklu Mimarlık'ın teklifi geçersiz sayılırken, Mukarnas Mimarlık 500 bin lira, Hasan Fehmi Şahin 550 bin lira, Safir Jeoteknik 507 bin lira, Altıparmak Mimarlık 408 bin lira teklif etti.

YAPICI: BÖYLE BİR ZAMANDA İHALE PROJENİN KENDİSİNDEN BİLE DAHA ÇILGIN BİR ŞEY

İhaleyi Evrensel’e değerlendiren Yüksek Mimar Mücella Yapıcı, koronavirüs salgının tüm dünyaya ve Türkiye’ye su kaynaklarının, temiz havanın ne kadar önemli olduğunu hatırlattığına dikkat çekti. Yapıcı, “Kanal İstanbul Projesinin ekolojik kırım getireceğini söyledik. Su kaynaklarına büyük zarar verecek, havayı kirletecek bu projeye karşı dava açtık, davalar hala sürüyor. Ancak bütün bu davalar, süreç devam ederken, üstelik böyle bir zamanda ihaleye çıkılması rezalettir, halka hakarettir, böyle bir zamanda ihaleye çıkılması projenin kendisinden bile daha çılgın bir şey” dedi.

Kanal İstanbul gibi mega projelerin ekonomiye büyük yük getirdiğini söyleyen Yapıcı, “Bu yanıyla bile ülkeyi büyük bir zora sokacağı ortada. Bu projelere ayrılan ödenekler yüzünden bugün bütün halkın sağlığı tehlikeye atılıyor. Dünyanın bütün ülkelerinde çalışanlar için tedbirler alınırken bizler için bu tedbirler alınmıyor, bir elin parmaklarını geçmeyen müteahhitlere ayrıcalıklar veriliyor. Bütün bilimsel raporlarlar zararlarını ispat ederken bu sistem bu projede ısrar ediyor. Bu artık Türkiye’nin meselesi olmaktan çıkmıştır, dünyanın meselesi haline gelmiştir. Bakın doğa bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Bütün bu olanlar bilim inanlarının ne kadar doğru söylediğini gösteriyor, bunu dinlemek zorundayız. Yapılması gereken en doğru şey projenin tümden iptal edilmesi” diye konuştu.

YAPICI: YA BU SALGIN KANAL İSTANBUL BAŞLADIKTAN SONRA OLSAYDI?

Vatandaşlara seslenen Yapıcı şunları söyledi: “Bu proje inşa edilmeye başlandığında ilk yapılacak işlerden biri Terkos havzasından İstanbul’a gelen bütün su isale hatlarının kesilmesiydi. Sazlıdere Barajının devre dışı kalmasıydı. Zaten havaalanı inşaatı nedeniyle bütün su toplama havzalarımızı perişan ettiler. Şimdi düşünsün insanlar, ya bu salgın Kanal İstanbul su kaynakları yok ettikten sonra gelseydi, ne olurdu? Bakın her şey duruyor ama inşaat durmuyor, hala Galataport’ta 5 bin işçi çalışıyor. İnsaf diyorum, insaf. Bu ihaleyi de dava edeceğiz tabii ki. Burada tüm insanlara karşı suç işleniyor. Bütün insanlar da suç duyurusunda bulunmalı.”

MUHCU: İKTİDAR KORKU İKLİMİNDEN YARARLANIYOR

Mimarlar Odası Başkanı, Mimar Eyüp Muhcu dünyanın salgınla mücadele için birtakım önlemler aldığının altını çizdi. Türkiye’nin de salgının önlenmesi, yurttaşların korunması, toplum sağlığı ile ilgili ivedi tedbirlerin alınması için yoğun çaba göstermesi gerektiğinin altını çizen Muhcu, bu çabaların yetersiz olduğunu gözlemlediklerinin altını çizdi. Muhcu, “Kamuoyuna genel bir sağlık taraması bile yapılamıyor. Ancak koronavirüsün ile ilgili acil ve ciddi önlemler alınması gerektiği koşullarda iktidar, kente, çevreye, sosyal kültürel yapıya, ekonomiye zararı olduğu bilinen Kanal İstanbul projesi ile ilgili ihaleye çıkıyor.

Bu açıkça oluşan korku ikliminden yararlanmaktır” dedi.

MUHCU: İNSANLAR KİRALARINI ÖDEMEK İÇİN RİSKE RAĞMEN ÇALIŞIYORKEN…

İnsanların karantinada bin bir zorlukla yaşamını sürdürmeye çalıştığı söyleyen Muhcu, “İşçilerin, emekçilerin şantiyelerde yeterli önlem alınmadan çalıştırıldığını görüyoruz. Bilim evde kalınması gerektiği çağrısı yapmasına rağmen insanlar faturalarını, kiralarını ödemek için çalışmak zorunda. Çalışmayanlar ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ama bu koşullarda ekonomik olanaklar rant projelerine aktarılıyor. Çevre faciasına yol açabilecek Kanal İstanbul gibi bir projede ısrar edilmesi kabul edilemez” diye konuştu.

Benzer şekilde koruma alanlarının yeni yapılaşmalara açılması, çevreye duyarlı olmayan projelerin devreye sokulması, cumhurbaşkanlığının yetkilerinin arttırılmasını da eleştiren Muhcu, “Demokratik hukuk devletlerinde kabul edilemeyecek bir süreç işletilmektedir. Bu kaygı verici gelişmelere bizler seyirci kalmayacağı” ifadelerini kullandı.

‘HALK CAN DERDİNDE İKTİDAR İHALE PEŞİNDE’

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, yapılan ihaleye yayımladıkları bir video ile tepki gösterdi. Koordinasyon üyeleri hazırladıkları videoda şu ifadeleri kullandı:

“Halk can derdinde iktidar ihale peşinde. Biz korona ile baş etmeye çalışırken Ulaştırma Bakanlığı tarihi Odabaşı ve Dursunbey köprülerini Kanal projesi kapsamında taşıma ihalesine çıkacak. İhaleyi iptal edin bütçeyi sağlığa harcayın. Koronaya ayrılan bütçe 100 milyar, Kanal’a ayrılan bütçe 110 milyar. Kanalı iptal et bütçeyi halkın sağlığı için kullan. Sağlığımız için suya bu kadar ihtiyacımız varken sularımızı yok edeceksiniz. Sermayenin kazancını değil halkın sağlığını düşün. Ormanları, tarım alanlarını yok ettiniz, betona boğdunuz virüslere ortam hazırladınız. Kanal değil test yapın, ölüyoruz. İşçilerin ücretli izne çıkması gerek, duymuyor musunuz çığlığımızı? Kanala değil ücretsiz izne bütçe ayır. Kanal’a paranız var ama hastanelerin, sağlık emekçilerinin ekipman ihtiyacına yok mu? Kanala değil, sağlığa bütçe. Canlı yaşam ölüyor, sağır mısınız? Kanala değil yaşama bütçe. Rant Kanalı projesini iptal edin, yeter artık. Kanala değil işsize bütçe.”

İMAMOĞLU: MİLLET CAN DERDİNDEYKEN BU YAPILAN AKIL ALIR GİBİ DEĞİL

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan da ihalenin ardından bir açıklama geldi. “Millet can derdindeyken, birilerinin bugün Kanal İstanbul derdinde olması akıl alır gibi değil” diyen İmamoğlu şunları söyledi: “Bu yol ihaleleri için, 2020 bütçesinde 8 milyar lira kaynak ayrıldı. Oysa bugün işini kaybetme arifesinde olan ya da işyeri kapandığı için gelir elde edemeyen milyonlarca insan var, Türkiye’de ve İstanbul’da. Kaynaklarımızı hala Kanal İstanbul gibi, bize göre ucube projelere harcamak yerine, halkımız için neden harcamıyoruz? Allah aşkına, bugün bir köprü yıkıp, yapmak mı iş; yoksa, evde gelecek kaygısına düşmüş milyonlarca insana destek olmak mı? ‘Korona Krizi’nden, Kanal İstanbul çıkarmaya çalışmanın adını, vallahi ben koyamıyorum, lütfen siz koyun.”

CHP'Lİ KARACA: İHALE İPTAL EDİLMELİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, koronavirüse karşı tüm ülkelerin mücadele ettiği dönemde doğa hakları ihlalinin hız kesmediğini ifade ederek ihalenin iptalini istedi.

Karaca “Birçok kamu hizmetinin askıya alındığı, yargı mercilerine başvuru sürelerinin dahi durdurulduğu dönemde, kamu kaynaklarını bu ihaleye harcamanın maksadı nedir? Derhal bu ihale ertelenmeli, kamu kaynakları ve bütçeleri sağlık için, halk için kullanılmalıdır” dedi.

Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında pek çok alanda çeşitli genelgeler yayınlandığını ve sosyal izolasyon uygulanmaya çalışıldığını hatırlatan Karaca, hükümetin bu dönemde doğa hakkı ihlallerine hız verdiğini belirtti.

İHALENİN KAPSAMI

İhale için hazırlanan özel teknik şartnamede, işin amacı şöyle açıklandı: Kanal İstanbul projesi etki alanında kalan Başakşehir’deki tarihi Odabaşı ve Arnavutköy’deki Dursunköy köprülerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının sağlanması için sağlam bölümlerinin sökülerek taşınması, eksik bölümlerinin tamamlanması ilkesine dayalı projelerinin hazırlanması.

Şartnameye göre köprü civarında araştırma kazıları yapılarak başlangıç ve bitiş noktaları tespit edilecek. İhaleyi alan firma; köprünün sökümü, yapı elemanlarının taşınması, yeniden yapılması ve eksik bölümlerinin tamamlanması işlerini üstlenecek. Köprünün özgün konumuna yakın bir konuma taşınması için alternatif yerleri araştıracak ve köprülerin taşınacağı yeri belirleyecek. Özgün konum ve taşınacağı konumda lazer tarama ve İHA ile çekimler yapılacak. Elde edilen veriler doğrultusunda projeler hazırlanacak.

NE OLMUŞTU?

2011 genel seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vaadi olarak Türkiye gündemine giren Kanal İstanbul projesi, 31 Mart yerel seçimleri sonrası yeniden gündeme geldi. Proje için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna son şekli verilerek 23 Aralık 2019 günü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkarıldı. 10 gün boyunca halkın görüşüne açılan nihai ÇED raporuna on binlerce İstanbullu dilekçe vererek itiraz etti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yaklaşık 100 bin itiraz dilekçesinin verildiği ÇED raporuna 17 Ocak 2020 itibari ile olumlu karar verdiğini duyurdu.

Çevresel ve ekonomik zararları nedeniyle çok sayıda bilim insanın itiraz ettiği, İBB, barolar, çevre örgütleri, sendikalar, meslek odalarının dava açtığı projede süreç devam ederken ihaleye çıkılması tepkileri büyüttü. 

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Prof. Dr. Melek Göregenli: Salgından önce de eşit değildik, salgında da eşit değiliz

SONRAKİ HABER

İngiltere'de koronavirüs antikor testleri satışa sunulacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...