25 Mart 2020 11:00

Yıl iki binler.. Yargıç sordu:

Ya Mahirleri karıştırdınız o büyük maharetinizle, ya ben geç kaldım sorgunuza… Ne diyeyim bu da benim mahirliğim, uyur kalırım kendimi bildim bileli.

Fotoğraf: Wikipedia

Yunus Bekir YURDAKUL
Yunus Bekir YURDAKUL

Mahir Çayan’la ne mi konuştuk hâkim bey?
Dereden düzden…
Yok, “tepeden” değil.
O bir halk deyişi.
Hem sevmem ben tepeleri, tepelenenleri getirir aklıma.

Bakın, üzüldüm şimdi!
Bunca zaman sonra soracağınızı bilsem
Not alırdım ya da yazardım konuştuklarımızı...

O zamanlar telefon da yoktu bildiğimce…
Düşününce…
Başkaları ve daha neler geliyor aklıma!
Ve düşünüyorum da
Bunu böyle desem
Bildiğim ne varsa ortaya sersem
Ah diyorum, ah sersem!
Doğru olur mu her şeyi söylersem?

Peki peki, kısa kesersem…
O söyledi dinledim, tek sözcüğünü anlamadan.
Bilmem ki ne kaldı bana o konuşmadan?
Onun belki anlatacak çağıydı
Benim yerim dahaca ana kucağıydı…

Ya Mahirleri karıştırdınız o büyük maharetinizle
Ya ben geç kaldım sorgunuza…
Ne diyeyim bu da benim mahirliğim,
Uyur kalırım kendimi bildim bileli.

Olur mu hâkim bey!
Ne dalga geçmesi…
Sizinkinin yanında
Nasıl okunsun
Benimkinin esamisi!

Reklam