24 Mart 2020 21:20
Son Güncellenme Tarihi: 25 Mart 2020 08:29

EMEP: Salgın ve işsizlik arasına sıkışan emekçiler için acil tedbirler alınmalı

Koronavirüs salgını ile ilgili önlemlerde işçilerin durumuna dikkat çeken EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros: Salgın ve işsizlik arasına sıkışan emekçiler için acil tedbirler alınmalı.

Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Koronavirüs salgını ile ilgili önlemlerde işçi ve emekçilerin durumuna dikkat çeken Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros; “Salgın ve işsizlik arasına sıkışan emekçiler için acil tedbirler alınmalı” dedi.

Hükümet yetkililerinin koronavirüs salgınının önlemesi için her gün açıklama yaparak çeşitli tedbir kararları aldığını ifade eden Barbaros; “Hükümetin açıklamaları milyonlarca işçinin emekçinin yaşadığı İstanbul’da kaygıyı azaltmak yerine her geçen gün daha da arttırıyor. Patronlara, eğitime, 65 yaşının üzerinde olanlara, park ve bahçelere, toplu ulaşım araçlarının kullanımına vb. dair birçok açıklama var ancak yüzlerce, binlerce işçinin yan yana çalıştığı aynı servis ve yemekhaneyi kullandığı koşullara dair hiçbir açıklama yok. Sanayi sitelerinde, fabrikalarda, işyerlerinde milyonlarca işçi sağlıksız, salgının boyutunun küçümsendiği kısmi tedbirlerin alındığı, canlarının hiçe sayıldığı koşullarda ve işten atılma korkusu ile çalışmaya devam ettiriliyor” dedi.

“EN RİSKLİ ŞEHİR İSTANBUL'DA YAŞANAN TABLO ORTADA”

İstanbul’un 18 milyona yakın nüfusu, 6 milyon çalışanı ve 2 milyon göçmen emekçileri ile ülkennin en riskli ili durumunda olduğunun altını çizen Barbaros şunları söyledi; “20 bin işçinin çalıştığı Tuzla tersanelerinde 60 yaş üstü taşeron işçiler ücretsiz izin, kadrolu işçilere ise senelik izinleri kullandırılıyor. Maske takmak zorunlu, yemekhaneler kalabalık, sadece masaların arası açılmış durumda. Limanlarda iş olmamasına rağmen işçiler her gün işe çağrılıyor. Deri ve tekstil fabrikalarının kötü çalışma koşullarına ilişkin bir düzenleme yok. Metal fabrikalarında ağırlıklı olarak çalışma devam ediyor. Mercedes gibi bazı fabrikalar üretime ara verdi. Ara vermelerinin asıl nedeni araç üretecek yeterli malzemenin olmaması veya siparişleri ulaştıramamak. Çalışmaya ara verilen yerlerde çoğunlukla yıllık izinler zorunlu olarak kullandırılıyor. Gıda ve ilaç sektöründe üretim artıyor. Mesailerin yoğun olduğu bu fabrikalarda gerekli önlemler alınmıyor. Depo ve antrepolarda çeşitli firmalar işçilere yıllık izinlerini kullandırırken çoğu firma çalışmaya devam ediyor. 10 binlerce AVM çalışanının durumu belirsizliğini koruyor. Market çalışanları ciddi risk altında. Bazılarına eldiven ve maske dahi kullandırılmıyor. Şantiyelerde işler durma noktasına geldi. Çalışmaya devam eden yerlerde ise göstermelik tedbirlerin dışında hiçbir uygulama yok. Sağlık problemi olanlar, yaşananlara cılız da olsa tepki verenler işten atılıyor.” 

“SALGIN PATRONLAR VE HÜKÜMET TARAFINDAN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

Tam bir belirsizlik halinin mevcut olduğunu ve bu belirsizlik halinin ciddi kaygılara ve travmalara neden olduğunu vurgulayan Barbaros; “Bir tarafta işini kaybetme ve aç kalma korkusu diğer tarafta ise kendisini ve ailesinin yaşamını riske atma korkusu. Sağlık çalışanların çalışma koşullarını ise hepimiz izliyoruz. Alkışlamanın dışında hiçbir taleplerine kulak verilmiyor ve gerekli tedbirler alınmıyor. Açıklanan ekonomi paketinde söylendiği gibi yaşanan bu zor günler patronlar ve hükümet tarafından fırsata dönüştürülüyor. İstanbul'da çalışan milyonlarca işçi ve emekçinin yaşamı aileleri ile birlikte ciddi risk altındadır. Hükümet bugüne kadar yaptığı açıklamalarda işçilere emekçilere dair hiçbir tedbir kararı almadı. Alınan kararlar sorunun ana kaynağını oluşturacak yerdeki, yani fabrika ve işyerlerinde olumsuzlukları çözmek yerine etrafında dolanmaktan başka bir şey ifade etmiyor” dedi.

HALKIN SAĞLIĞI TEHLİKEYE ATILMAMALI

Barbaros halkın sağlığının tehlikeye atılmaması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirterek işçi ve emekçiler için alınması gereken önlemleri sıraladı;

  • Zaman kaybetmeden zorunlu yerler dışında üretime ara verilmeli ve işçiler emekçiler ücretli izine çıkartılmalıdır.
  • Zorunlu işyerlerinde çalışma süresi kısaltılmalı, molalar arttırılmalı vardiyalar arttırılarak vardiyalarda daha az sayıda kişi çalıştırılmalıdır.
  • İşçi sağlığı ve güvenliği komiteleri göstermelik olmaktan çıkartılıp işlevli hale getirilmelidir. Gerekli tedbirlerin alınmadığı fabrika ve işyerlerinde üretim derhal durdurulmalıdır.
  • Hükümet tüm belirsizlikleri ortadan kaldırmalı, işverenlere teşvik yerine işsizlik fonundaki toplanan paraları işçi ve emekçilerin ihtiyacı için kullanmalıdır.
  • Testler yaygınlaştırılmalı, çalışma zorunluluğu olan işçilerin sağlık kontrolleri ve testleri hızla yapılmalı.
  • Sağlık emekçilerinin koşulları düzeltilmeli, testleri hızla yaptırılmalı.
  • Sadece "evde kal" çağrısı yetmez, milyonlarca İstanbullu işçi ve emekçinin evde kalabileceği koşullar iktidar tarafından derhal sağlanmalıdır.

Sema Barbaros gereken önlemler alınmadığı takdirde toplum sağlığının tehlikeye atılmasına ilişkin yaşanacak bütün olumsuz durumların sorumluluğunun, kâr hesabından başka hiçbir hesabı olmayan sermaye ve onun sözcüsü siyasi iktidarının olacağını dile getirdi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Dönüşümlü çalışmayı hâlâ uygulamayan kurumlar var

SONRAKİ HABER

İşçiler koronavirüs tehlikesine rağmen çalışıyor: Eldivenler elimizde parçalanıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa