20 Mart 2020 11:21 Güncelleme: 20 Mart 2020 17:07

İzmir’de demokratik kitle örgütlerinden çağrı: Sağlık hizmetleri ücretsiz olmalı

İzmir’de demokratik kitle örgütleri ve sendikalar yazılı açıklama yaparak, “Sağlık hizmetleri ücretsiz olmalı. Ülke karantina altına alınmalı” çağrısında bulundu.

GÜNCELLENDİ

Ankara | Fotoğraf: Özge Elif Kızıl/AA

Artan korona virüs vakaları ve alınmayan önlemler kaygıları arttırmaya devam ediyor. DİSK Ege Bölge Temsilciliği, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, KESK İzmir Şubeler Platformu ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu koronavirüs salgınına karşı acil alınması gereken tedbirlere ilişkin çağrı yaptı.

Yapılan açıklamada, “Enfekte olan hasta sayılarının şeffaf olarak toplumla paylaşılamaması, zaten yerlerde sürünmekte olan hükümete yönelik güveni iyice yok etmiştir” ifadeleri yer alırken, hükümetin verdiği bilgilere güvenmeyen halkın teyit edilmemiş bilgileri alması da panik havasına neden olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanı’nın son yaptığı açıklamalar da sadece sermayeye güven veren, çalışanı, işsizi, esnafı, kriz mağdurlarını, yoksulu yok saydığını gösteren tedbirler ile devlete olan güvene de son noktayı koyduğu yazılan açıklamada, yaşananların açıkça kapitalizmin krizi olduğu belirtildi. 

Toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yapılan açıklamada yapılabileceklere ilişkin öneriler ise şu şekilde sıralandı:

  • Bugünlerde kısıtlı imkânlarla, canla başla çalışan sağlık çalışanlarına özellikle çok teşekkür ediyoruz ve onların daha güvende görev yapabilmeleri, morallerinin yüksek tutulması için her türlü imkânın öncelikle seferber edilmesini talep ediyoruz.
  • Ülke acilen karantina altına alınmalı, çalışanlara ücretli izin verilmelidir.
  • 60 yaş ve yukarısı yurttaşların sokağa çıkmaları engellenmeli, onların gıda ve sağlığa erişimleri kamu kaynakları ile karşılanmalıdır.
  • Alt gelir gruplarının temel gıda ve hijyen maddelerine erişimi için kamu kaynaklarına başvurulmalıdır.
  • Yoğun kalabalıkların bir arada bulunduğu mülteci geri gönderme merkezlerinde gerekli tedbirler maksimum düzeyde alınmalı, bu merkezlerde olmayan mülteciler için de alt gelir gruplarıyla benzer şekilde hijyen ve temel gıda malzemesi temini kamu kaynaklarıyla sağlanmalıdır.
  • İşsizlik maaşının süresi uzatılmalı, salgın sürecinde işsizlik maaşı kesilecek olan çalışmayan yurttaşlara bu maaş verilmeye devam edilmelidir.
  • Bu süreçte vatandaşların sağlığa erişimi ücretsiz olmalıdır.
  • Salgın sürecinde ihtiyaç halinde, özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmelidir.
  • Salgın açısından büyük risk taşıyan cezaevlerinden ilk aşamada basit suçlardan tutuklu ve hükümlü olarak bulunanlar ile siyasi tutuklu ve hükümlüler serbest bırakılmalıdır.
  • Yerellerde, il bazında Belediyelerin önderliğinde STK, meslek odası ve sendika temsilcilerinin de içinde yer aldığı kriz masaları kurulmalıdır.
  • Önümüzde kötü örnek oluşturan ülkelerde yaşananlar da dikkate alınarak olası en kötü senaryoya göre eylem planları hazırlanmalı, kriz anında kentin tüm imkânları (mekân, araç, ekipman vb.) kullanılabilmelidir. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam