19 Mart 2020 15:24

11 aylık bebeği ve eşi cezaevinde olan Kızılkaya: Herkesin hayatı ciddi risk altında

11 aylık bebeği ve eşi cezaevinde olan Avukat Sani Kızılkaya: Revirde bir tane doktor var. Hal böyleyken koronavirüse dair nasıl önlemler alınacak? Cezaevinde olan herkesin hayatı ciddi risk altında.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı resmi verilere göre Türkiye’de tespit edilen vaka sayısı 191’e yükselirken, yaşamınuı yitiren sayısı 3'e çıktı. Bir yandan vaka sayısı artarken, bir yandan hükümetin koronavirüse dair açıkladığı önlemler yetersiz görülerek tepki topluyor. 

Endişe duyulan alanların başında ise cezaevleri geliyor. İnsan hakları savunucuları başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gelen taleplere hükümet şimdiye kadar kayıtsız kalmış durumda. Görüş yasağı ailelerde kaygıyı daha da büyütüyor. Özelikle çocuk ve bebekli annelerin durumu ciddiyetini koruyor. 

ANNELER VE ÇOCUKLARI CEZAEVİNDE 

Türkiye’de 7 adet çocuk ve gençlik kapalı ceza infaz kurumu ve 4 çocuk eğitim evi bulunmakta. 2018'in Kasım ayında yayınlanan son resmi verilere göre cezaevlerinde 3 bin 19 çocuk bulunuyor. Ancak Adalet Bakanlığı'nın 2020 yılı 'performans göstergelerinde yer alan bilgiye göre cezaevlerindeki meslek edinme kurslarına katılan çocuk hükümlü ve tutuklu sayısı 7 bin 500 olarak biliniyor. Ayrıca anneleri ile birlikte 780 çocuk ve sayısı bilinmeyen hamile tutuklu ve hükümlü cezaevlerinde bulunuyor. Anneleriyle birlikte kalan çocukların yaş ortalaması ise 0-6 arasında değişiyor. 

11 AYLIK BEBEĞİYLE CEZAEVİNDE

Bu tutuklulardan biri de Nurcan Kızılkaya, 11 aylık bebeği Arin Hevi ile birlikte Kocaeli F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Kızılkaya 2010 yılında “terör örgütü üyesi olmak” gerekçesiyle tutuklandı. Yargılandığı davadan 6 yıl 3 ay hapis cezası alan Kızılkaya, yaklaşık 3 yıl tutuklu yargılandıktan sonra tahliye edildi. Cezası onanan Kızılkaya tekrardan cezaevine götürüldü. 5 aydır hükümlü olan Kızılkayan’nın, 19 ay cezası bulunuyor. 

Kızılkaya’nın eşi Avukat Sani Kızılkaya, cezaevlerindeki durumdan kaynaklı endişelerini dile getirdi. Kızılkaya, koronavirüs nedeniyle getirilen iki haftalık görüş yasağının geçici bir önlem olduğunu belirterek, tutukluların dışarıyla irtibatlarının son derece kısıtlı olmasından kaygı duyduğunu aktardı. 

HABER ALAMAMAK YIPRATICI

Kızılkaya, aileler olarak cezaevlerinden haber alınmamasının çok yıpratıcı olduğunu vurgulayarak, “2 yıldır gündemde olan ceza indirimi-infaz yasası acilen gündeme alınmalı. Adli/siyasi suçlu ayrımı yapılmadan cezaevleri boşaltılmalı. Mahkemeler bu konuda çok anlayışsız, halen basit suçlardan tutuklama veriyorlar ve uzun süredir tutuklu yargılananların tahliyesine bile karar vermiyorlar” dedi.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN EN GÜÇSÜZ OLDUĞU YER

Mevcut cezaevi koşullarının çok kötü olduğunu hatırlatan Kızılkaya, “Hijyen neredeyse yok, beslenme çok büyük problem, yeterince ekmek bile bulamıyorlar. 15 kişilik yemeği 30 kişi yemek zorunda kalıyor. Kantinler çok pahalı, parası olmayan açlığa mahkum” dedi. “Cezaevleri bağışıklık sistemlerinin en güçsüz olduğu mekanlar. Normal bir gripte bile tüm koğuş birbirinden kapıp hastalanabiliyor” diyen Kızılkaya, şöyle devam etti: “Revirde bir tane doktor oluyor. Hal böyleyken koronavirüse dair nasıl önlemler alınacak? Kısacası cezaevinde olan herkesin hayatı ciddi risk altında.”

SAĞLIK DURUMLARINDAN KAYGILIYIM

Kızılkaya, “Eşimden ve çocuğumdan haber alamamak herkes gibi beni de kaygılandırıyor. En son pazar günü eşimle yaptığım telefon görüşmesinde bir sıkıntı yoktu. Kızım ve eşimin sağlık durumundan kaygılıyım. Kızım bir ay erken doğdu, 1 kilo 850 gram. 6 aylıkken cezaevine girdi. Gelişim sorunu yaşıyor. Her ziyarette kendini dışarı atmaya çalışıyor. Yaşı itibari ile hiçbir şeyin farkında değil, asıl etkilenen ve şuanda benim yanımda olan 5 yaşındaki oğlum. Annesinin orada çalıştığını, para kazanacağını ve kendisine ‘kırmızı bir araba’ alacağını sanıyor” diye konuştu. 

ÇOCUKLAR ÖZGÜRLÜK HAKKINDAN MAHRUM

Cezaevleri konusunda yapılan tüm çağrıların hükümetin umurunda olmadığını vurgulayan Kızılkaya, şunları ifade etti: “0-6 yaş grubu çocuğu bulunan adli hükümlüler 2 yıl denetimden faydalanabiliyor. Ancak siyasi suçlular faydalanamıyor. Burada ayrım aslında suç ve suçlular arasında değil, çocuklar arasında yapılıyor. Çocuklar özgürlüklerinden ve sağlıklarından mahrum bırakılıyor. Çocuğun üstün yararı lafta kalıyor. Adli bir suçlu doğumdan 1 yıl sonra cezaevine alınır. Ancak siyasi bir suçtan hükümlü olan doğumdan 6 ay sonra cezaevine girmek zorundadır. Yapılması gereken, en azından aradaki bu büyük haksızlığı ortadan kaldırmak, çocuklu her anneye belli süreler ile denetim hakkı sağlanması için faaliyetler yürütülmesi gerekir” Kızılkaya, başta hasta ve yaşlı olmak üzere tüm tutukluların serbest bırakılmasını istedi. 

İHD: CEZAEVİ KAPILARI DERHAL AÇILMALI

İnsan Halkları Derneği İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu Üyesi Hatice Onaran da tutukluların derhal serbest bırakılmasını istedi. Onaran, cezaevlerine getirilen görüş yasağının da sıkıntılı olduğunu belirterek, bu durumda içerde neler olduğuna dair hiçbir bilgiye ulaşamadıklarını aktardı. Onaran, “Koronavirüsün cezaevlerine sıçramasıyla çok vahim durumların yaşanacağı endişesini yaşıyoruz. Çok sayıda kronik hasta, yaşlı tutuklu bulunmakta. Şuanda cezaevlerinin içinde nasıl bir önlem alındığına dair bilgimiz yok. Kısıtlı telefon görüşmeleri dışında içerdekilerle hiçbir irtibatımız yok. Çok kaygılıyız. Haber alınamaması büyük bir sıkıntı. Koronavirüs cezaevlerine yayılsa haberimiz olmayacak. Cezaevlerinde alınacak hiçbir tedbirin bir karşılığı olacağını düşünmüyorum. Derhal cezaevleri kapıları açılmalı” dedi.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

İstanbul'da 19-27 Mart arasında yapacağını duyurduğu elektrik kesintilerinin listesi

SONRAKİ HABER

Ekoloji Birliği: Sermayeden yana değil halktan yana sağlık politikası istiyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...