18 Mart 2020 23:50

Türk Traktör işçisi: Salata barlarını kapatmak yetmez, üretime ara verilmeli

Önlemin değil, üretimin arttığı Türk Traktör'den bir işçi: Peçeteleri, tuzları kapalı paketler halinde dağıtıyorlar. Onun dışında bir önlem yok.

Fotoğraf: EVRENSEL

Paylaş

Hasan KARA
Ankara

Ankara’da bulunan Türk Traktör Fabrikasında çalışan işçiler “Elinizi yıkayın, aranıza mesafe koyun” önerilerde bulunulduğunu belirterek “Bu önlemler mi bizi kurtaracak?" diye sordu. Üretimin durmasının tersine arttığı fabrikada, bir işçi geçen hafta hasta olmasına rağmen çalıştığını ve hâlâ tam iyileşemediğini söyleyerek, “İşin ucunda ekmek parası, yolun sonunda işsizlik olduğu için çalışmak zorundayım” dedi. İşçiler devlet önlem almazsa patronların da almayacağı uyarısında bulunarak "Ford Otosan'da üretime ara verileceği ilan edilmişken; bizde de ara verilmeli” dedi.

"İŞVERENLER ÖNCE KARINI DÜŞÜNÜYOR"

İhracat rekorlarını yeniden kırma noktasına gelen Türk Traktör fabrikasındaki işçilerle alınan ve alınmayan önlemleri konuştuk.

10 yıldan fazla süredir fabrikada çalışan bir işçi şunları söyledi: “Alınan önlemler sadece yemekhane ve çay ocağı ile sınırlı. Buralara dezenfektanlar konuluyor, ancak üretimin olduğu alanlarda bir önlem yok. Bize birbirinize fazla yaklaşmayın deniyor ama o zaman üretim nasıl devam edecek? Ayrıca İtalya’dan gelen bir sürü parça var. Sürekli onlarla temas halindeyiz. Onların dezenfekte edilmesi gerekmiyor mu? Devletin olaya el atması lazım. Devlet eğer bir önlem almazsa işverenler de kolay kolay almaz. Çünkü işverenler önce kârını düşünür.”

“FORD OTOSAN'DA ÜRETİME ARA VERİLECEK BİZDE DE ARA VERİLMELİ”

Başka bir işçi ise, “Salata barlarını kapattılar. Yemekhanede bir metre mesafeyle sırada duruyoruz. Peçeteleri, tuzları kapalı paketler halinde dağıtıyorlar. Ama onun dışında bir önlem yok. Şu ara işler yoğunlaştı, eski çalışanlar arasından 40 kişi yeni işe başladı. Fabrika yeniden üretimi artırmaya başladı. Böyle olunca işveren bundan vazgeçmek istemiyor. O yüzden de çalışmak zorunda bırakıyorlar. Hamile ve bebek emziren kadınlara izin verileceği söylendi ancak bu çok sınırlı sayıda bir kesime denk düşüyor. Fabrikada şu an herkesin beklentisi, özellikle Ford Otosan’da da üretime ara verileceği ilan edilmişken; bizde de ara verilmesi” dedi.

“İŞİN UCUNDA EKMEK, YOLUN SONUNDA İŞSİZLİK”

Yaklaşık 5 yıldır çalışan genç bir işçi ise geçen hafta (koronavirüs vakaları ilan edilmeden önce) hasta olduğunu anlatarak şöyle devam etti: “O hasta halimle yoğun bir tempoyla çalıştım. Daha hala da kendimi toparlayabilmiş değilim. İşin ucunda ekmek parası, yolun sonunda işsizlik olduğu için çalışmak zorundayım. Ama sağlığımdan da endişe ediyorum. Annem ve babam belli yaşın üstünde. Onlardan sürekli uzak durmaya çalışıyorum ama nereye kadar böyle gider bilmiyorum. İtalyan malı malzemeleri tezgahta kullanıyoruz, İtalya’dan hammadde tedariki belki durdurulabilirmiş söylediklerine göre. İşler düşerse faturayı bize çıkarmayacaklarının garantisi var mı? 40 kişiyi yeni işe aldılar, alınanların hepsi eski çalışanlar. Şimdi belki de böyle bir durum olursa yine onlardan başlayarak işçi çıkarırlar. Şu an bunu söylemek için erken ama fabrikadaki herkes sağlığından ve geleceğinden endişeli.”

“HER YER DURUR BİZİM FABRİKA DURMAZ”

"Her yer durur bizim fabrika durmaz" diyen bir başka işçi ise kendilerine “Elinizi yıkayın, aranıza mesafe koyun” diye önerilerde bulunulduğunu belirterek “Bu önlemler mi bizi kurtaracak? Hadi bizim fabrikada çalışanların çoğu genç denebilecek yaşta ama ailelerimiz ne olacak? Hiçbir virüs tedbirlerimizden güçlü değil diyor Cumhurbaşkanı da Sağlık Bakanı da. Ama fabrikalarda ne doğru düzgün önlem ne tedbir var. Daha doğrusu alınan önlemlerin yetersiz olduğunu düşünüyorum” dedi. 

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Mardin’de suları kesilen köylüler: Salgın var, hiç mi düşünülmüyor?

SONRAKİ HABER

Afgan mülteciler: Bir daha kapı açıldı deseler sınıra gitmeyiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...