17 Mart 2020 09:05

Şili: Yeni bir anayasaya doğru

19 milyonluk Şili’de 150 günü aşan protesto hareketine 3.7 milyon kişi katıldı. Protestoların en önemli talebi olan demokratik anayasa referandumu süreci nisanda başlıyor.

Fotoğraf: Daniel Cantillana / Facebook

Paylaş

Mert DEMİR
İstanbul

Şili halkı, 2019 yılının ekim ayında toplu taşımaya gelen ulaşım zamlarının tetiklediği bir protesto eylemi için sokaklara çıktı. “Şili tarihindeki en büyük gösteri” olarak adlandırılan ve yaklaşık 150 günü geride bırakan protestolarda özelleştirilmiş eğitimin, sağlık hizmetleri ve emeklilik sisteminin yanı sıra gelir eşitsizliği ve hayat pahalılığı gibi neoliberal ekonomiyle de doğrudan ilintili konular ön plana çıkıyor. Tüm bunların yanında eşitlik için mücadele eden Şilili kadınları da ayrıca belirtmek gerek. Bugün Şili’de, belki de tüm bu sorunların da bağlandığı yeni bir anayasa, siyasetin ve protestoların en önemli gündemi haline gelmiş durumda.

PROTESTOLARIN SEYRİ

6 Ekim 2019’da Şili’nin başkenti Santiago’da öğrencilerin öncülük ettiği protestolar, metro ücretlerindeki yüzde 4’lük zamma karşı gösterilen tepkiyle başladı. Ancak, bu protesto kısa süre içinde yüksek eşitsizlik, sağlıkta, eğitimde, emeklilik sisteminde ve diğer meselelerde uzun süredir var olan toplumsal şikayetlere karşı milyonlarca insanın katıldığı ülke çapında her gün düzenlenen gösterilere dönüştü.

Metroya getirilen zamma karşı bir araya gelen halk tarafından “turnikeden atlama” eylemi yapılırken, buna karşılık güvenlik güçlerinin sert müdahalesi nedeniyle gerilim yükseldi. 19 Ekim’de metro yolculara kapatılırken, Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera başkentte olağanüstü hâl ilan etti. Ordu diktatörlük döneminden sonra ilk defa sokağa çıkarıldı. Gösteriler şiddetle bastırılmak istendi. Şili sokaklarında sık sık polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandı.

Businessinsider’da yer alan bir habere göre, protestolara katılan 45 yaşındaki hasta bakıcı Alejandra Reyes, kamu sağlığı için yürüdüklerini ifade etmiş ve “iki buçuk yıl okuyan bir hasta bakıcının temel ücreti ayda yaklaşık 176 bin peso (240 doların biraz üzeri). Asgari ücret bile değil, gerçek bu.” demişti. Protestolara katılan bir başka isim olan 35 yaşındaki mühendis Sergio Orellana ise, “Burada olan şey gerçekten önemli. Buna dikkat kesilmeliyiz. Kendisini ifade etmek isteyen yalnızca küçük bir grup değil. Çok daha büyük. Şili’nin her yerinde milyonlarca insan ‘yeter’ diyor.” ifadelerini kullanmıştı (30.10.2019).

Şili’nin her kesiminden insanlar taleplerini duyurmak için sokaklara çıkarken, protestoların ortasında Pinera sekiz bakanı görevden aldığını açıkladı. Görevden alınan bakanlar arasında İçişleri Bakanı, Devlet Bakanı; Ekonomi, Çalışma ve Spor bakanlıkları bulunuyordu. Görevden almalara ilişkin Pinera, “Şili değişti ve yeni zorluklarla mücadele etmek için hükümetin de değişmesi gerekiyordu” dedi. 

Ancak, protestocular açısından kabinedeki görevden almalar yeterli değildi. Nitekim, protestocular Pinera’nın da istifa etmesi gerektiğini düşünüyorlardı. İstifa edip etmeyeceğine ilişkin BBC tarafından yöneltilen bir soruya Pinera, “Hayır” yanıtını verdi. Pinera, “Bu problemler geçtiğimiz 30 yıldır birikiyordu. Bir kısmından sorumluyum ve sorumlu olduğumu kabul ediyorum, ancak tek sorumlu ben değilim” dedi. Aynı konuşmasında Pinera ayrıca, polisin sert müdahalesinin de soruşturulacağı açıklamasında bulundu.

Bununla birlikte Pinera, protestoları sonlandırabilmek amacıyla yeni bir ekonomik yardım paketinin hayata geçirileceğini duyurdu. Ekonomik pakette emeklilik maaşlarında iyileştirme, asgari ücrette artış, devletin pahalı ilaçların maliyetlerini de kapsadığı bir yasa, elektrik fiyatlarının, sağlık hizmetlerinin ve vergilerin gözden geçirilmesi gibi başlıklar bulunuyordu.
Pinera’nın protestoların önüne geçebilmesi yine de mümkün olmadı. AA’da yer alan bir habere göre, Pinera’nın açıkladığı yardım paketini “geçici” çözüm olarak gören Miguel Vergara isimli bir gösterici, gösterilerin ancak kalıcı çözümlerle son bulacağını dile getirdi (24.10.2019).

Geçtiğimiz yıl metro ücretlerine yapılan bir zamla 6 Ekim’de başlayan ve 14 Ekim’de kitlesel ve uzun erimli bir nitelik kazanan Şili protestoları bugün itibariyle 150 günü aşkın bir süredir hala devam ediyor. Şili’nin mevcut en önemli gündemlerinden biri de tüm bu protesto gösterilerinin ve taleplerin etrafında yoğunlaşan yeni anayasa referandumu.

İKTİDAR KOALİSYONU YENİ ANAYASA KONUSUNDA BÖLÜNMÜŞ DURUMDA

Protestolar devam ederken iktidar ve muhalefetin yoğun müzakerelerinin sonucunda, eski Şili Devlet Başkanı, Diktatör Augusto Pinochet döneminde hazırlanan ve yürürlükte olan 1980 Şili Anayasası’nın değiştirilip değiştirilmemesine ilişkin bir referandum yapılması kararı alındı. Halkın en önemli talebi olarak görülen yeni anayasaya dair ilk referandum 26 Nisan’da yapılacak. Referandumda Şili halkına, anayasanın değiştirilip değiştirilmemesi ve eğer ki değişmesi yönünde bir sonuç çıkarsa yeni anayasanın nasıl hazırlanması gerektiği sorulacak. Bu kapsamda referandumda, yeni anayasanın ‘tamamı seçimle belirlenmiş kişiler’ tarafından mı yoksa ‘yarısı seçimle yarısı ise parlamento üyelerinden oluşan kişiler’ tarafından mı hazırlansın sorusu yer alacak. Yeni anayasanın hazırlanması için de bir yıllık bir süre öngörülüyor.

YENİ ANAYASAYI KİMLER İSTİYOR?

Yeni bir sivil anayasayı destekleyen siyasi oluşumlar arasında sol, merkez-sol ve merkez partilerden oluşan Demokrasi için Partiler Uzlaşması (Concertacion de Partidos por la Democracia) ittifakı ve 2011’deki öğrenci olaylarından sonra kurulmuş meclisin üçüncü siyasi gücü olan sol liberaller koalisyonu Geniş Cephe (Frente Amplio-FA) bulunuyor.

Chile Today haber sitesinde yayımlanan bir yazıda, yeni anayasayı savunanların, mevcut anayasanın demokratik yönden yetersiz olduğu fikrinde olduklarına değiniliyor. Onlara göre, örneğin, mevcut anayasa koşullarında parlamento başkandan büyük ölçüde daha güçsüz bir konumda bulunuyor. Ayrıca, mevcut anayasa, eğitim ve sağlık gibi konularda kamu kurumlarından ziyade özel kurumları önceleyerek kamu kurumlarına bel bağlayan pek çok kişiyi seçeneksiz bırakıyor.

Chile Today’deki aynı yazıda, yeni anayasaya muhalefet edenlerin, yeni bir anayasaya gerek olmadığı ve eskisi üzerinde düzenlemeler yapılmasının yeterli olacağı görüşünü savundukları ifade ediliyor. Yeni anayasaya “Hayır” diyenlerin başında kendisini Pinochet reformlarının bir koruyucusu olarak gören Bağımsız Demokrat Birlik (UDI) geliyor. UDI’ın üyelerinin birçoğu yürürlükteki anayasanın ülkeyi güçlendirdiğini iddia ediyor. Devlet Başkanı Pinera’nın partisi olan Ulusal Yenilenme’nin (RN) çoğunluğu da başlangıçta yeni bir anayasaya destek vermekten taraf olmasına rağmen netice itibariyle parti “Hayır” kampanyasına destek vereceğini deklare etti. Sağcı partiler seçimlerini yapmış olmasına rağmen UDI, RN ve diğer partilerden oluşan iktidar koalisyonu Chile Vamos, yeni anayasa konusunda bölünmüş durumda. Koalisyon, bu partilerin birbirlerini desteklediği sağcı bir güç merkezi olduğu için ortaya çıkan durumun şaşırtıcı olduğu belirtiliyor. Nitekim, AA’da yer alan bir habere göre, koalisyonun parçası olan Siyasi Evrim’in (Evópoli) tercihi “Evet” yönünde.

ŞİLİ’NİN SEÇİMİ

Aylardır süregelen yoğun toplumsal hareketin yarattığı atmosfer içinde geleceğini tayin etmeye çalışan Şili emekçilerinin yakın gelecekteki gündeminin referandum ve yeni anayasa tartışmaları tarafından belirleneceği aşikâr. Şili’de ya yeni bir anayasadan taraf oy kullanarak en azından halkın talepleri bu yönde olduğu için halktan yana bir anayasanın oluşturulmasının yolunu açacak, ya da birçok değişikliğe uğramasına rağmen Pinochet’nin damgasını taşıyan bir anayasanın altında bir süre daha yaşamak zorunda kalacak. Şayet yeni anayasanın yolu açılırsa, anayasanın ne kadar demokratik ve ne kadar halktan yana olacağı ise yine toplumsal hareketin taleplerinin yeni anayasaya ne kadar yansıtılabileceği ölçüsünde bir anlam kazanacaktır.

RAKAMLARLA ŞİLİ

  • OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) verilerine göre, 40 ülkenin yer aldığı ‘gelir adaletsizliği’ sıralamasında Şili, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Kosta Rika’nın ardından en kötü üçüncü ülke konumunda.
  • 2019 yılının sonu itibariyle 19 milyonluk Şili’de protestolara katılanların toplam sayısı 3.7 milyondu.
  • Ekim ayından beri Şili’de sürmekte olan protestolarda en az 27 kişi yaşamını yitirdi.
  • Protestolara yönelik polis ve asker saldırılarında en az 230 kişi görme yetisini geçici veya kalıcı olarak kaybetti.
  • En az 3500 kişi yaralandı.
  • 18 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Öğrenciler KYK yurtlarının koşullarının iyileştirilmesini istiyor

SONRAKİ HABER

Hong Kong'da koronavirüs önlemi: Yurt dışından gelen yolcular karantinaya alınacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...