27 Şubat 2020 11:31

Ekonomist Önder: İktidarın söylemi ve ekonomik gidişat intiharı tetikliyor

İktidar politikaları sonucunda insanların çaresiz bırakıldığına dikkat çeken İktisatçı Prof. Dr. İzzettin Önder, neoliberal politikalar sonucunda inşa edilen düzenin intiharları tetiklediğini söyledi.

Prof. Dr. İzzettin Önder | Fotoğraf: MA

Paylaş

İktidarın söylem ve politikaları sonucunda insanların çaresiz ve seçeneksiz bırakıldığına dikkati çeken İktisatçı Prof. Dr. İzzettin Önder, neoliberal politikalar sonucunda inşa edilen düzenin ve ekonomik gidişatın intiharları tetiklediğini vurguladı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) en son açıkladığı veri 2018 yılına ait. TÜİK’e göre, o yıl 3 bin 161 kişi intihar etti. Ancak hem 2019 yılında hem de bu yılın ilk iki ayında sayısız intihar vakası kaydedildi. Geçen yıl siyanürle toplu intiharlar gündeme gelirken, bu yıl özellikle son iki haftada en az 18 kişi yaşamına son verdi. İktisatçı Prof. Dr. İzzettin Önder, büyük şehirlerde işsizliğin sıkışmışlık hissi yaratığını söyleyerek kentleşmenin toplumsal dokuyu ve bireyin kişiliğini zedelediğini ifade etti. Önder, iktidarın ise iç ve dış politikaları sonucunda bu değişim ve kopuşta doğrudan rolü olduğunu belirtti.

“EN ZAYIF HALKA BİZİZ”

Devlet ve iktidarın insanları korumaya yönelik mekanizmalar yaratmadığını kaydeden Önder, yapılan kamu çalışmalarının altında siyasi çıkar güdüsü yattığını dile getirdi. Önder, şu değerlendirmeyi yaptı: “Asgari ücretin giderek azalması, insan emeğinin değerinin giderek azalması, sigorta sisteminin giderek erimesi rastlantısal değil. Bunlar sadece siyasilerin çıkara dönük politikaları ile doğrudan ilgilidir. Aynı zamanda bu bir sistem sorunudur. Çok daha yukarı çıkıp bakarsak, kapitalizm çöküyor. Ama bu çökme dediğim 3-5 senelik değil, belki 300 sene 500 sene alacak. Bu çöküş ara ara manevra yapacak. Ancak, çöküş sürecek. Dünyanın bütününde yaşanan bir hastalık haline geldi. Avrupa ülkeleri ve ABD’de sosyal hizmetler yavaş yavaş çöküyor. Sosyal güvenlik çemberleri daraltılıyor. Hizmetler azaltılmaya çalışılıyor. Biz onlara görece hem fakiriz, hem de sosyal hizmet düzeyinde bir geleneğimiz yok. Ancak biz bunun en zayıf halkasıyız. Biz derhal çözülebiliyoruz.

“GENEL POLİTİKALAR İNTİHARLARI ETKİLİYOR"

Öte yandan AKP iktidarının yargıyı ele aldığını, medyayı ise denetim altında tutarak toplumu yönlendirme çabalarının intiharlar üzerinde etkisi olduğunu vurgulayan Önder, “Yargının bu kadar araçlaştırılması, eğitimin bu kadar çökertilmesi, medyanın bu kadar denetim altına alınması ekonomiyi etkiliyor. Toplumu ayakta tutan ve ilişkileri etkili derecede oluşturan ekonomik gerçekliktir. Ekonomi kötüye gidiyor. Bundan ötürü her şey bozuluyor. Ancak, buna rağmen medya, yargı ve devleti oluşturan diğer mekanizmalar bu gidişatın üstünü kapatmaya çalışıyor. Halkın bilinç düzeyinin artması için gereken çözümlerin üretilmesi gerekiyor” dedi.

“İNTİHARLARI DOĞURAN EKONOMİK GİDİŞATTIR”

İktidarın söyleminin, hitap tarzının ve politikalarının intiharları tetiklediğini dile getiren Önder, intiharların psikolojik nedenlerle meydana gelmediğine işaret etti. Önder, “Normal bir toplumda çok istisnai intiharlar olabilir. Ancak, dikkat edilmesi gereken çizgi ise intihar vakalarının sıklığı ele aldığında psikolojiyi ayrı tutmak gerektiğini gösteriyor. İntiharların çaresizlik sonucunda meydana gelmesi bir sonuçtur. Ancak bu sonucu doğuran ise ekonominin gidişatıdır. Yükselen işsizliktir. İktidarın söylemleri, hitap tarzları ve politikaları bireyin psikolojisini bozuyor. Bu mantalite insanları dışlıyor” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİ İYİYE DÖNÜK REFLEKS GÖSTERMİYOR”

Türkiye ekonomisinin sürekli kötüye doğru evirildiğini dile getiren Önder, “Ekonomi iyiye dönük bir refleks de göstermiyor. Rakamlara baktığımızda istatistiklerin çarpıtılması ayrı bir olay. Bu çirkin siyasal bir manevra. Türkiye, esas itibariyle yüksek faiz, düşük kur ve dış dünyada gelişen finans sektörüne bir pazar alanı yaratmaya çalıştı. Türkiye finans sermayesine ve üretilen mallar için bir piyasa yaratmış oldu. Bu ne demektir; Türkiye, sıkışan kapital sistemin Türkiye hacminde bir piyasa yaratmış oldu. Bu piyasa Türkiye’de geçici bir parıltı yarattı. Dolayısıyla gelen üretim üniteleri kâr olarak geriye çıktı. Finans alanı sanayiyi ve yatırım alanını belirler. Biz bunları yabancılara terk ettik. İlk evrede her şey iyiye gidiyordu. Tüneller, metrolar, köprüler o boş kalan firmaların konvansiyonel yaparak, bizim gelecek nesillerimizi borçlandırarak yapıldı. Siyasi iktidar topluma bu yönde hizmeti, iktidar olmak için kullandı ve tuttu. Bu bir siyasi körlük. Bu iktidar bu hizmet adı altında yaptıkları ile iktidar olmamalıydı” değerlendirmesi yaptı. (MA)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Avukat Metin Can ve Doktor Hasan Kaya’nın failleri 27 yıldır bulunamadı

SONRAKİ HABER

İmralı Adası'nda çıkan yangının kontrol altına alındığı açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...