25 Şubat 2020 04:27

İZSU işçisi: Ek iş olmadan geçinmek mümkün değil

Hükümet yetkililerinin ekonominin iyiye gittiği yönünde yaptığı açıklamalarına işçiler tepkili.

Fotoğraf: Pixabay

Kağan DURAK
Deniz ATAY
İzmir

Başta AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümet yetkililerinin ekonominin iyiye gittiği yönünde yaptığı açıklamaları eleştiren Bornova İZSU’da taşeron işçi olarak çalışan B. aldığı ücret ile geçinemediğini ek iş yapmak zorunda kaldığını anlatıyor.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda “Ekonomi iyiye gidiyor ve vatandaşa yansıyacak” açıklamasında bulunmuş, daha sonra ise “Bizim anlayışımıza göre sermayenin milliyeti yoktur, dolayısıyla sermaye milliyetçiliği yapmak da doğru bir yaklaşım değildir. Türkiye’de yatırım yapan uluslararası şirketlerle kendi şirketlerimiz arasında bir fark görmüyoruz” demişti.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan verilere baktığımızda, Türkiye’de 2020 yılı itibarıyla uygulanmaya başlanan asgari ücret Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında sondan 3. sıraya kadar düştü.

"HAFTA SONU KASAPTA ÇALIŞIYORUM"

İzmir Bornova Belediyesine bağlı İZSU’da taşeron olarak çalışan B. (36) “Ekonomi iyi derken galiba Avrupa ülkelerinden bahsediyorlar çünkü açıklamalarını inandırıcı bulmuyorum. Ben şu an sadece evin geçiminden sorumluyum, ama geçinemiyoruz. Mesela yılda dört defa elbise alınacaksa ben bir kere alıyorum, ayakkabıyı da zaten eskimedikçe almıyorum. Bir de kira derken ay sonunu getiremiyorum. Kimi zaman elden borç aldığım oluyor. Günü kurtarma çabasındayım, her günümüz böyle geçiyor. Hafta sonları kasapta çalışıyorum ayakçılık yapıyorum. Asgari ücretle çalışan işçinin ek iş olmadan geçinmesi mümkün değil” diye konuştu.

DİYANETİN AKŞAM PAZARI AÇIKLAMALARINA TEPKİ

Diyanetin “Ucuza almak için akşam pazarına çıkın” açıklamalarına da tepki gösteren B, “Ben asgari ücretle geçinen bir insan olduğum için meyve almıyorum mesela. Diyanetin açıklaması ülkenin bataklık içinde olduğunun resmidir. Ekonomiyi düzenlemeye teşvik etmek yerine bize bunları mı layık görüyorlar? Zaten pazara gittiğimiz zaman 10 liralık sebze yerine 2-3 liralık sebze-meyve alıyoruz. Kendileri hiç pazara çıkıyor mu? Aldıkları maaşla işçilerin durumunu anlamadıkları, daha doğrusu kimin tarafında oldukları ortada” dedi.

"HÜKÜMET İNTİHARLARI NORMALLEŞTİRİYOR"

Geçim sıkıntısına bağlı olarak artan intiharları hatırlatan B, “İntihar eden öğrencilerin yemek kartlarının boş olduğu ortaya çıkıyor. Başka bir yerde bir baba ailemi geçindiremiyorum diye kendini yakıyor. Bu olaylara çok üzülüyorum. Hele ki televizyonda bir dakikalık bile haber yapmadıkları zaman insan daha kötü oluyor, 30 saniyelik haberlerle geçiştiriliyor. Artık hükümet tarafından normalleştiriliyor. Bu da yetmezmiş gibi ‘intihar etmek artık moda’ haline geldi diye vicdansızca açıklama yapıyorlar. Bu katlanılamaz bir durumdur. O insanlar çıkmaza düştükleri için kendi canlarına kıyıyorlar. Faturalarını kestiğim insanlarla konuştuğum zaman ülkenin çok zor bir dönemden geçtiğini, geçinemediklerini söylüyorlar ama tepki göstermede sorun yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

"GERÇEK BİR KADRO İSTİYORUZ"

Belediyede taşeron olarak çalışan B, “Taşeron çalıştığım için ertesi gün işe gittiğimiz zaman o kapı bize kapalı olabilir. İş garantimiz hiçbir zaman için yok. Ben her sabah uyandığımda işten atılacak mıyım diye düşünüyorum. Tek güvencem sendikam (DİSK) o da yettiği kadar. Daha kadroya geçmeyle ilgili hiçbir haber yok, hadi kadroya geçsek bile yine kendi belirledikleri rakamları işçiye dayatıyorlar. Benim belediyede 3. senem ama asgari ücretin bir tık üstünü alıyorum. Çalışma şeklimizden dolayı çok otobüs değiştiriyoruz. Onun için de bize yıllık paso veriyorlar, maaşımızdan düştükleri zaman asgari ücrete denk geliyor. Yani belediyede çalışmanın da bir anlamı kalmıyor” diyerek kadroya geçmek istediklerini ifade etti.

Reklam