22 Şubat 2020 14:24

Teşekkürler Şekibe Abla… Saygıyla…

Denizlerin mücadele arkadaşı Mustafa Yalçıner yaşamını yitiren Şekibe Çelenk için yazdı: Deniz’in yaptığı gibi. En çok “hoşça kal” deriz. Hoşça kal Şekibe Abla!

Fotoğraf : Tamer Arda Erşin

Paylaş

Mustafa Yalçıner

Adetim değildir; özel bir olay ya da kişi üzerine konuşurken kendinden söz edilmesinden hiç hazzetmem. Benciliktir, çok itici gelir, kınarım.

Ama bu kez, kendimi de katarak, “biz”den söz etmekten alamıyorum kendimi.

Şart bu. Öylesine bizdik ki. Aileden değildik. Bilinen tanımıyla bir aile oluşturmuyorduk. Ama en ilerisinden tastamam bir aileydik. Halit Ağabey. Şekibe Abla. Ve Denizler… Biz yani.

Az misafir etmemiştir bizleri. Az yemeğini, o güzelim kurabiyelerini yememiş, suyunu içmemişizdir. Az yüreği yanmamıştır birimizin başına bir hal gelse. Deniz gözaltına alınıp tutuklansa örneğin. Ağabeyimiz daktiloya sarılıp itiraz dilekçesi yazmaya ya da ifade ve savunma için hazırlanmaya başlasa. Hep dimdik ayaktadır Şekibe Abla. Yanımızdadır. Kimseye tek kötü söz söyletmemiş, hep sahiplenmiştir. “Çocuklarım” demiş, “evlatlarım” demiş, Serpil’le Ferda’dan ayırmamış, yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmiştir. Karşılıklıdır sevgimiz.

Halit Ağabey’in Deniz’in son anlarını gözleri dolarak nasıl anlattığını bilenler bilir. Canını dişine takarak bekleyip yine 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gecelerden bir başkasında aramızdan ayrılıp giden Halit Ağabey, gözleri dolu dolu ve ancak biteviye durup yutkunduğunda kendisine hakim olarak ve dinleyip izleyeni de ağlatarak anlatır. ’68’den 6 Mayıs’a… belgelidir, belgeseli vardır.

En sağlamından bir aileyizdir. En yakın ve sıcak bağlara sahip bir aile. İyi ve güzel günler ve yaşanası bir gelecek hayallerimiz kadar en zor anları paylaşanlardanızdır. Ağız dolusu birlikte gülen ve bir diğerimizin acısıyla ağzımız bıçak açmayanlarızdır.

Deniz, ayaklarında pranga, son yürüyüşünü yapmadan önce tutulduğu Ankara Merkez Cezaevi Baş Gardiyan odasındadır. Son sigarasını içerken “Son Mektup”unu yazmıştır. Zincirleri çözülür, elleri arkasından kelepçelenir. Odadan çıkarılıp etrafı asker dolu olarak darağacına doğru yürümeye başlar. Halit Ağabey yanı başında yürümektedir. Başını çevirerek ona şunları söyler:

Şekibe Abla’ya selam söyle. Bize çok hakkı geçti. Hakkını helal etsin!

Olacak şey değil gibidir, ama olmuştur. Aynısıyla böyledir. Yakınlık budur. Aile budur. Son anlarında bile unutulmamak. Hep hatırlanmak. Canı kadar sevilmek.

Bizler birbirimizi canımızdan çok sevdik! Birbirimiz yerine ölebilirdik. Öldük de. Yoldaşlardık biz çünkü. Olağan bir aileden daha ileriydik. Ölesiye bağlıydık birbirimize. Birimizin parmağına diken batsa incinirdik. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindik.

Durmadan eksiliyoruz.

Ama bir yandan da çoğalıyoruz.

Ölmeyiz biz! Durmadan çoğalarak sonsuza kadar yaşarız. Birbirimizde yaşarız. İşçi sınıfının kurtuluşu davamızda yaşarız. İnsanın insan olma davasında yani.

Ayrılıklarımız ayrılık değildir onun için. “Eyvallah” der gideriz, Deniz’in yaptığı gibi.En çok “hoşça kal” deriz.

Hoşça kal Şekibe Abla!

 

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Lüleburgaz’da iş kazası geçiren inşaat işçisi yatağa mahkum oldu

SONRAKİ HABER

8. Halkevleri Basın, Sanat ve Dayanışma Ödülleri sahiplerini bulacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...