21 Şubat 2020 16:21

"İstismarın affı olmaz" diyen kadınlar Sincan’da çalmadık kapı bırakmıyor

Emek Partisi Ankara İl Örgütünün çocuk istismarına karşı başlattığı kampanya devam ediyor. Kampanya yürütücüsü kadınlar süreci Evrensel'e anlattı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Emek Partisi Ankara İl Örgütünün çocuk istismarına karşı başlattığı kampanya şubat ayının sonuna kadar devam ediyor.

Hükümetin, erken evliliğin önünü açmak için çocuk istismarına evlilik affı getirmek istediğini belirten kadınlar, kapı kapı dolaşarak yasayı anlatıp, imza topluyor. Kampanya yürütücüsü üç kadın, izlenimlerini Evrensel’e anlattı.

GEMİNİN DÜMENİNDE KADINLAR VAR

Sema ÖZDAL

“İkinci yargı paketi ile Meclise gelmesi beklenen çocuk istismarına evlilik yolu ile af yasası elbette ki bizlerin gündeminde. Çocukların, istismar eden kişi ile evlendirilmelerini tartışan, çocuklarda rıza arayan böyle bir yasanın çıkarılması kabul edilebilir değil. Geçtiğimiz yıllarda da gündeme getirilen ve tepkiler nedeniyle geri çekilen yasaya karşı, yine tepkilerimizi daha güçlü dile getirerek bir kez daha bu yasanın önüne geçmek zorundayız. İşte bu sebeple bizler de Sincan Ertuğrul Gazi Mahallesi’ndeki kadınlar olarak Emek Partisi İl Örgütünün başlattığı “Çocuk İstismarının Affı Olmaz” kampanyasının bir parçası olduk. Ekmek ve Gül okuru kadınlarla, oturduğumuz siteleri dolaşarak, iş arkadaşlarımızı bu kampanyaya katmaya ikna etmeye çalışarak destek olmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar 120 imza topladık. Ama asıl hedefimiz çok daha geniş çevreye ulaşarak, bu yasayı anlatmak.

KİMSE YASAYI OLUMLU BULMUYOR AMA İMZA ATMAYA ÇEKİNİYOR

Dolaştığımız sitelerde neredeyse her kapıyı çaldık. Meclise gelmesi beklenen yasadan haberi olmayan, haberi olsa da yasanın içeriğini bilmeyen çok sayıda insanla karşılaştık. Destek vermek ve imza atmak konusunda ise çekiniliyor. İmza istediğimiz birçok kişinin, “Anlattığınız tablo çok vahim ama imza vermek beni zor duruma sokabilir”, “Çocuklarla ilgili böyle bir yasayı onaylamak mümkün değil ama memurum kendimi riske atamam” diyerek yanıtlaması toplumun yaşadığı baskı ortamını özetliyor.  Böyle tepkiler aldığımız kişileri, yasanın içeriğini ve 2016-18 yıllarında benzer yasa önerilerinin tepkiler sayesinde geri çektirildiğini anlatarak ikna ettik. Ve istisnasız her imzadan sonra “18 yaşının altındaki herkes çocuk mudur?” sorusuna yüksek sesle şu cevabı verdik: “Evet, çocuktur.” Hatta imza atan bir kadın “18 yaşının altındakilere yetişkin değildir deyip oy kullandırmayan Meclis ile bu yaşlarda mağdur olmuş çocukların evliliklerini tartışan Meclis, nasıl olur da aynı Meclis olabilir?” diye sordu. İmza kampanyamız “Ben de çevreme anlatayım”, “Şu binada tanıdıklar var oraya da uğrayalım”, “Caddedeki şu esnafı tanıyorum ona bırakalım, gelen gidenden imza alsın” diyen kadınlarla eminiz ki daha da genişleyecek. Tabii ki imza atan, kampanyaya destek veren, tepkilerini dile getiren çok sayıda erkek de var. Ancak şunu söylemeden geçemeyelim, dalgalı denizde giden bu geminin dümeninde kadınlar var.

OLUMLU TEPKİLER ALDIĞIMDA ÇOK MUTLU OLUYORUM

Ceren

Merhabalar ben 19 yaşında üniversiteye hazırlanan bir genç kadınım. Bu kampanyayı yürütüyorum çünkü hem bir kadın olarak hem de gelecekte bir çocuk sahibi olabileceğimi düşünerek haklarımızı savunmak istedim. Olumlu tepkiler aldığımda çok mutlu oluyordum. “Hükümet zaten istediğini yapıyor boşa uğraşmayın bu devirde de kimseye güvenilmez, imza falan atmam ben” diyen insanlarla karşılaştığımda ise moralimi bozmuyordum. Çünkü ne söylenirse söylensin adalet için bir şeyler yapmaya devam edeceğim ve insanlık adına güzel bir şeyler başaracağımıza inanıyorum. Az çok demeden insanların bu güzel görüşleri birbirine aktarması taraftarıyım. İnsanlara güzel gelecek bırakmak için elimden geleni yapacağım.

BİR İMZA BİR ÇOCUKTU

Meliha

Ben üniversitede okuyan genç bir kadınım. Bu kampanyanın yürütücüsü olmak istedim çünkü, çocuklar için iyi bir şeyler yapmak, ruhuma dokunmaktı. Çocuklar bazen her hissettiğini dışarı vurmaz ya da vuramaz. Bu kampanyanın yaşadığı istismara karşı sesini çıkaramayan bir çocuğa bile yararı olsa bana yeter. Bu çalışmada şunu anladık ki kimi insan iktidara bu durum için çok kızgınken kimisi korkudan imza atamaz olmuş. İnsanlar başına gelmedikçe bir şeyler yapmıyor maalesef. Ama bir imza bir çocuktu benim için. Biz de bunun için çabaladık, kapı kapı dolaştık. Ve bir çocuk gelişimci olarak şunu da eklemek isterim ki, “Bir çocuğun çıkaramadığı ses olmak zorundayız.” Bu kampanya aracılığıyla da çocuklar için savaştık, ileri devrin kadınları, anneleri için savaştık. (Ankara/EVRENSEL)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Kemalpaşa halkı, belediye başkanına seslendi: 'Riskli alan' kararını iptal et

SONRAKİ HABER

Albayrak’ın Kanal İstanbul haberlerine getirilen erişim engeli haberine erişim engeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...