20 Şubat 2020 15:00 Güncelleme: 20 Şubat 2020 15:51

İzmir'de kitle örgütleri 'Şehir hastanelerine hayır' diyerek basın açıklaması yaptı

Ege Kent Konseyi Birliği, Konak Kent Konseyi, SES, İzmir Tabip Odası 'Şehir hastanelerine hayır' diyerek ortak basın açıklaması yaptı.

GÜNCELLENDİ

Fotoğraf: Evrensel

İzmir'de Ege Kent Konseyi Birliği, Konak Kent Konseyi, SES, İzmir Tabip Odası ‘Şehir hastanelerine hayır’ diyerek ortak basın açıklaması yaptı. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelen kitle sık sık “Hastaneler halkındır satılamaz”, “Şehir dışı hastane istemiyoruz”, “Sağlıkta ticaret ölüm demektir” sloganları atarak şehir hastanelerine karşı topladıkları 20 bin imzayı da müdürlüğe teslim etti.

CHP Karabağlar ile Konak ilçe örgütleri, Emek Partisi İl Başkanı ve Emek Partisi Buca İlçe Yöneticileri ile sendika temsilcilerinin de katıldığı basın açıklaması öncesi İzmir Tabip Odası Sekreteri Lütfi Çamlı söz aldı. Çamlı, “Sağlıkta özelleştirme politikaların geldiği son noktadır bu hastaneler. İzmirliler böyle bir talana izin vermeyecek. Çalışan doktorlar devlet memuru olmayacak, iş güvencesi olmayacak, köle gibi çalışacak sağlık elemanları isteniyor. Ülke ekonomisine de ciddi bir zarar getirecek. Hastaneleri şirket, hastaları müşteri gibi görecek şirket hastanelerine hayır diyoruz” dedi.

SES İzmir Şubesi Eş Başkanı Fatih Sürenkök ise 2012 yılında Türk Tabipler Birliği olarak o dönemde açılacak 8 şehir hastanesine karşı çıkarak dava açtıklarını ve kamuya zarar verdiği nedeniyle iptal edildiğini hatırlatarak, “Ama şimdi 2013 yılında çıkarılan yasayla birer birer açıldı ve 10 hastane faaliyet içinde. Şehir merkezindeki hastaneler de kapatılma durumunda. Biz sendika olarak, tabip odası olarak, TTB ve İzmir’de yaşayan insanlar olarak şehir hastanelerini kabul etmiyoruz” diye konuştu.

"ŞEHİR HASTANELERİ, DEVLET HASTANESİ DEĞİLDİR"

Basın açıklamasını okuyan Ege Kent Konseyi Birliği Dönem Sözcüsü ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu ise şehir hastanelerinin döner sermaye ile çalışan kâr garantili, kâr amaçlı şirketler olduğunu söyleyerek “İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi, bakanın deyimi ile sağlık üssü Türkerler ve Gama Holding ortaklığı tarafından inşa edilmektedir. Şehir hastaneleri bedelsiz olarak kendilerine sunulan hazine arazileri, yani kamusal alanlar üstüne kurulmaktadır. Sağlık Bakanlığı devletin arazisine kurdurduğu bu işletmelere 25 yıl kira ödeyecektir. Bu şirketler bir yandan bina karşılığı aldıkları kiradan diğer yandan da verdikleri hizmetten para kazanmaktadır” dedi.

İzmir Bayraklı’da “entegre sağlık kampüsü”  adı altında inşa edilen hastane, diğerleri gibi şehrin dışında yer aldığını belirten Mumcu, “Bu durum bizlerin ve sağlık personelinin hastaneye erişimini zorlayacak ve kent trafiğini alt üst edecektir. 2060 yatak, 51 ameliyathane, günlük 71 bin kişinin girip çıkacağı planlaması ile yapılan bu şehir dışı hastane’de hastane içi ulaşım da ayrı bir sorun olacak” dedi.

Ayrıca Alsancak, Tepecik, Yeşilyurt, Bozyaka ve Behçet Uz Çocuk gibi hastanelerde ya yatak azaltma, ya fonksiyon değiştirme gibi işlev sınırlanması ya da kapatma gibi tamamen devre dışı bırakılma olasılığına karşı topladıkları yaklaşık 20 bin imzayı İzmir İl Sağlık Müdürüne teslim edeceklerini dile getiren Mumcu, “Bizler ‘dev bir sağlık üssü’ değil, kent içinde kolay erişebileceğimiz, nitelikli sağlık hizmeti alabileceğimiz sağlık kurumları istiyoruz” diye konuştu. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam