14 Şubat 2020 15:17
Son Güncellenme Tarihi: 14 Şubat 2020 20:18

Kayyum atanan Urla Belediyesi eski Başkanı Oğuz'un tahliye talebi reddedildi

Urla Belediye Başkanı iken "FETÖ" soruşturması kapsamında tutuklanan CHP'li İbrahim Burak Oğuz'un yargılandığı davanın ilk duruşmasında Oğuz'un tahliye talebi reddedildi.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) üye olduğu iddiasıyla tutuklanan eski Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz'un yargılandığı davanın ilk duruşmasında Oğuz'un tahliye talebi reddedildi.

Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz, "FETÖ" soruşturma gerekçesiyle 16 Aralık 2019'da savcılık ifadesinin ardından tutuklanma talebi ile nöbetçi mahkemeye sevk edildi. "Terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla tutuklandı ve görevden alındı. Oğuz'un avukatı, müvekkilinin tutuklanması kararına itiraz etti. İtirazı inceleyen 6. Sulh Ceza Hakimliği, tutukluluğun usule ve yasaya aykırı olmaması ve sanık hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunması gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla yargılanan tutuklu sanık İbrahim Burak Oğuz, avukatları, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve partisinin bazı ilçe başkanları katıldı.

Duruşmada hakkındaki iddialarla ilgili konuşan Oğuz, HTS telefon kayıtları ile ilgili şu ifadeleri kullandı: "Hakan Çiçek ile tanışmıyorum. İş ile alakalı birkaç kez görüştük. Feyzullah Demirci'yle konuştuğumu bile hatırlamıyorum" derken, KHK kararıyla kapatılan İzmir Genç İş Adamları Derneği'ne (İGİD) Afrika'da iş yapmak için üye olduğunu belirtti: "Çocukluğumdan beri Afrika hastasıyım. Her zaman Afrika'da bir bağım olsun isterdim. Bu sebeple internetten bir araştırma yaptım ve İGİD'e üye oldum. Demokratik Kongo Cumhuriyeti Fahri Konsolosu olan M.E., bizlere ticaret konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Aynı zamanda İGİD'in muhasebe işlerini de yapmaya başladım. Ancak CHP Konak İlçe Örgütü'nde aktif çalıştığım için şirketin muhasebesini benden aldılar." 

"SOHBETLERE GİTTİM AMA HOCALIK YAPMADIM"

Tanık M.C.'nin, sohbet hocası olduğunu söylediği ifadelerini de kabul etmeyen Oğuz, sohbetlere gittiğini ancak sohbet hocalığı ya da imamlık yapmadığını belirtti: "2003 yılında muhasebe bürosu açmıştım ve işlerim çok kötüydü. Bu yüzden çevredeki dükkanları gezerek kaynaştık. Ardından bu insanların davetiyle sohbete gittim. Ancak kaç kez gittiğimi ve nereye gittiğimi bilmiyorum. Kesinlikle sohbet hocalığı yapmadım. Günlük konuşmada 'Hocam nasılsın, naber' diye konuşulabilir. Saygıdan da olabilir ama imamlık olduğunu kabul etmiyorum. Ayrıca Yamanlar Koleji'ne de gitmedim ve Gülen'in odasını da hiç görmedim" şeklinde konuştu.

Mahrem imamlardan "Muhammet" kod adlı Lokman Uçan'ın üzerinden kendi üzerine alınmış hattın sorulması üzerine Oğuz, "Kendisiyle iş yapıyorduk ve bu sebeple hat çıkarıp ona vermiştim. Ancak kendisinin böyle bir yapılanma içinde olduğunu bilmiyordum. CHP'de aktif siyaset yapan biri bu yapılanmada olan biri olduğunu bilsem ona hat mı verirdim? Zerre bilgim olsaydı selam dahi vermezdim" diye konuştu.

"GÜLEN'İ ZİYARET ETMEDİM, ABD'Yİ GEZDİM"

İddianamede geçen yurtdışı gezileri hakkında da konuşan Oğuz, mahrem imamlardan Hüseyin Çakıroğlu ile ABD'ye beraber gidip beraber döndüklerini ancak orada ayrıldıklarını söyledi. Oğuz, "ABD'ye beraber gittik. Oraya gittiğimizde ise ayrıldık. Ben süre boyunca gece gündüz gezip alışveriş yaptım. Sonra beraber yeniden aynı uçakla Türkiye'ye döndük" dedi. Mahkeme başkanının "Hüseyin Çakıroğlu, örgüt lideri Fetullah Gülen'i ziyaret etmiş midir" sorusuna Oğuz, "Muhtemelen etmiştir. Ziyaretiyle ilgili açık bir beyanda bulunmadı ama konuşmalarından öyle anladım" şeklinde cevap verdi. Oğuz ayrıca, İGİD ile beraber Afrika, Senegal ve Kamerun'a iş formuna katılmaya gittiğini, Demokratik Kongo ziyaretlerinde de dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de olduğunu söyledi. Oğuz, "Orada okula benzer birkaç yere gittik ve öğrenciler İstiklal Marşı okudu" şeklinde konuştu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen C.Y. ifadesinde, Oğuz ile sohbetlere gittiklerini belirterek "Burak Oğuz ile 2003 yılında iş vasıtasıyla tanıştım. Cemaatin sohbet toplantılarına katıldık. Sohbetlerde 8-10 kişi oluyorduk ve ayet ile hadisler hakkında konuşuyorduk. Oğuz'un herhangi bir sohbette konuşmacı olduğuna şahit olmadım. Yamanlar Kolejine gittiği konusunda da bilgim yok" dedi.

İbrahim Burak Oğuz ise hakkındaki suçlamaları reddederek "Yetiştiğim ortamlar gereği çok yere girip çıktım. Her zaman vatanıma ve milletime bağlı oldum. Bunları kimse sorgulayamaz" beyanında bulundu.

Sanık avukatları ise müvekkillerinin sabıkasız bir geçmişi olduğunu belirterek "Müvekkilin ByLock'u yoktur. Bank Asya hesabına ilişkin 2013 yılından sonra işlem yapanlara bakmak lazım. Oğuz'da bu durum yoktur. Çevresini genişletmek isteyenleri İzmir Genç İşadamları Derneği tarzı yerlere yönlendirirler. Dernek üyeliği sadece 2 sene olmuştur. Kendisinin Afrika sempatizanlığı vardır. Her şeyden önce seçilmiş bir belediye başkanı, yüzde 70 oy almış. İfadeye kendi ayağıyla gitmiştir. Tahliyesini talep ediyoruz" ifadesini kullandı.  

Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen aranın ardından sanığın tutukluluk halinin devamına ve dinlenmeyen tanıkların dinlenilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Merkez Bankasının yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 10,06'ya yükseldi

SONRAKİ HABER

Yeşilsoğan hasadı başladı: Çocuklarımız için mücadele ediyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...