DİSK 16. Genel Kurulu: Demokrasiyi getirecek olan işçi sınıfı

DİSK’in, 3 gün sürecek 16. Genel Kurulu bugün başladı. Kongrenin açılışında işçi hakları ve demokrasi için mücadele çağrısı yapıldı.

14 Şubat 2020 12:15
Paylaş

Fırat TURGUT
Vedat YALVAÇ
İstanbul

16. DİSK Genel Kurulu Haliç Kongre Merkezinde başladı. Kongreye, DİSK’e bağlı sendika yöneticilerin yanı sıra, 45 ülkeden sendika temsilcileri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP milletvekilleri, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Türk-İş İstanbul Bölge Başkanı Adnan Uyar katıldı.

“2020’lerin DİSK’i Emeğin Türkiye’si” sloganıyla yapılan genel kurul DİSK Çok Sesli Korosunun dinletisiyle başladı. Daha sonra DİSK’in tarihini anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Coşkulu geçen kongrede sık sık “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

İlk konuşmayı yapan DİSK Genel Sekreteri Cafer Konca, “İşçilerin kazanımlarının yok edildiği, açlığın arttığı, adalet mekanizmalarının tıkandığı bir süreçle karşı karşıyayız. Bu ceberut anlayışa karşı direnmemiz gerekiyor. Demokrasi, barış ve insanlık için birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkaracak olan Türkiye işçi sınıfı ve onun müttefikleridir” dedi.

‘ÇELİŞKİ DAHA DA BELİRGİNLEŞTİ’

Kapitalist sistemin tarihin en derin krizlerinden birini yaşadığını belirten DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Emekle sermaye arasındaki çelişki her zamankinden daha belirgin. Savaşların arttığı, göçmenliğin bir insanlık krizi haline geldiği zamanda yaşıyoruz. Ekolojik felaketler yer küreyi yok etmek üzere. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, doğal gaz faturasının 350 liradan daha az gelmediği bir ülkede yaşıyoruz. Eşitsizlik, sömürü ve ayrımcılığın arttığı bir ülkede yaşıyoruz. Tek adamın 80 milyonun kaderine hükmetmeye çalıştığı ülkemizde emeğimize, memleketimize, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için toplandık. Başka alternatif yok diyenlere karşı toplandık” dedi.

SORUNLAR GİDEREK ARTIYOR

İşçi sınıfının haklarını alamadığı bir ülkede eşitlikten ve demokrasiden söz edilemeyeceğini dile getiren Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

“Eşitlik, özgürlük, adalet gibi toplumsal koşulları yaratacak olan işçi sınıfıdır. Bugün sadece gurur duyduğumuz geçmişimizle yetinmek için değil ileri adımlar atmak için buradayız. Tüm sendikalarımız, bütün DİSK’liler olarak emeğin Türkiye’si derken ortak akıl ve iradeyle buradayız. 40 yıl önce neoliberalizm eğer haklarınızdan, iş güvencesinden vazgeçerseniz kamusal hizmetler özelleştirilirse ülke kalkınacak sizlerin yaşam koşulları büyüyecek dedi. Ama sonu hiç böyle olmadı. Devlet haklarımızı engellemek üzere devasa bir aygıt haline dönüşmüş durumda. Geçmediğimiz köprüler gitmediğimiz hastaneler için bir avuç sermayedara para ödüyoruz. Her 4 gençten biri her 3 kadından biri işsiz. İşsizlik artık geleceği tehdit eder durumda. İşsizlik Fonu işveren fonuna dönüştü. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’de. Her gün 5 arkadaşımızı iş cinayetlerine kurban veriyoruz. Çalışma saatlerimiz giderek daha fazla uzuyor. Sendikalı olmak işten çıkarılmak demek. Toplu sözleşme hakkımız yüzde 7’lerle sınırlı, grev hakkımız fiilen yasaklanmış durumda. Sokakta mahkemede hak aramak imkansız hale geliyor. Bu yasakları övüne övüne anlatan bir tek adam tarafından yönetiliyoruz. Ülkeyi yönetenler kendi yarattıkları bu krizin ücretleri düşürerek, kazanılmış hakları gasbederek bizlere yüklemeye çalışıyor. Tarımı, üretimi bitireceksiniz, ülkeyi bu hale getireceksiniz, emeklilik hakkımızı gasbedip emekliyi yük EYT’liyi düşman ilan edeceksiniz. Öyle yağma yok. Bu yağma düzeninde göz konulan sadece işçinin hakkı değil, doğamız, kentlerimiz, tarihimizdir.”

KORUNACAK DEĞİL KURULACAK BİR DEMOKRASİ

“Halkın iradesine kayyumlar atanan, siyasi parti temscilerinin gazetecilerin hapiste olduğu ülkede bugün sınıf mücadelesi ve demokrasi mücadelesi vermeye devam ediyoruz” diyen Çerkezoğlu şöyle devam etti:

“Demokrasi olmadan emeğin hakları olmaz, emeğin hakları olmadan demokrasi olmaz. Bizler ekmek mücadelesinin bir parçası olarak demokrasi mücadelesi yürütürken korunacak bir demokrasiden değil kurulacak bir demokrasiden bahsediyoruz. Bu baskıları ortadan kaldıracak olan işçi sınıfıdır. Bunun için ilk görevimiz örgütlenmektir. Kadın ve genç işçileri mücadelenin ön safhasına katmak, mülteci işçileri örgütlemektir. İnsanca yaşayabilmek için, geleceğe umutla bakabilmek için yeniden kuruluşa ihtiyacımızı var. Sömürüye karşı emeğin haklarını korumak için, insan onuruna yaraşır bir ücret, kamusal sosyal güvenlik, bütün güvencesiz çalışma biçiminin ortadan kaldırmak, kadınların bulunduğu her alanda eşitsizliği ortadan kaldırmak için, Kürt sorunun çözümü için, laiklik için, yani emeğin Türkiyesi için omuz omuza yürüyeceğiz.”

ÜLKEDE UMUTSUZLUK VE MUTSUZLUK YAŞANIYOR

“21. yüzyılın en önemli meselelerinden biri emek dünyasının hakkı” diyen İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu şunları söyledi:

“Bu ülkede huzurlu yaşamanın formülü işçilerimizin emeğinin karşılığını alabilmesi. Bunu sağladığımızda gerisi kolay bir süreç ama ne yazık ki ülkemizde bu manada umutsuzluk ve mutsuzluk yaşıyoruz. Korkunç bir işsizlikle karşı karşıyayız. Dış güç gibi teorilere ihtiyaç yok. Her kesimden insanın bir iş bulma mücadelesiyle karşı karşıyayız. Çalışanlar bile işsizlikle tehdidiyle karşı karşıyaysa bu genel kurulun ortak akılla bir mücadeleyi oluşturma gibi bir görevi ortaya çıkıyor. Elbette demokrasinin, özgürlüğün kavramlarının da karşılık bulduğu bir genel kurul olmasını diliyorum. Eğer DİSK’e hak ettiği değeri vermezsek, Türkiye’nin ekonomik, siyasal tarihini anlayamayız. Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmazsak, sendikal hakları sağlamazsak geleceğe de güvenle yürüyemeyeceğinin farkında olmalıyız. DİSK ve diğer işçi örgütleriyle ortak hareket etmek isteyen bir belediye başkanıyım.”

 

İŞÇİ SINIFI KENDİ PARTİSİNDE DE BİRLEŞEREK GELECEĞİNİ İNŞA ETMELİ

Siyasi parti temsilcileri de kongrenin ilk gününde söz aldı. Ülkenin12 Eylül’ün yarım bıraktığını tamamlayan baskıcı bir siyasetle karşı karşıya olduğunu dile getiren Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, “Günümüz iktidarının da sistematik olarak yaptığı şey sınıfa ve örgütlülüğüne saldırı. Bu iktidarın sömürü ve talan düzenini en fazla işçiler ödüyor. Bu iktidarın yarattığı yoksulluk ve işsizliğin sonuçları intihar olarak karşımıza çıkıyor. Bu düzene verilecek tek yanıt ısrarla birlikte mücadeledir” dedi.

AKP’nin dış politikasının da halklara zarar verdiğini belirten Gürkan, “İşçi sınıfı bu cevabı enternasyonal dayanışmayla cevap vermek zorunda. Kapitalizmin ve emperyalizmin vadedeceği bir gelecek yoktur. Kapitalizme ve emperyalizme karşı Ortadağu’dan Afrika’ya Latin Amerika’dan Avrupa’ya kadar dünya işçi sınıfı kendi talepleriyle sokağa çıkıyor” dedi.

Gürkan şöyle devam etti: “İktidarın işsizlik, yoksulluk, savaş ve geleceksizlikten başka vereceği bir şey yok. Bu iktidar da bu düzen de değişecek. Bunun da tek koşulu işçi sınıfının mücadelesidir. Tek adamın, kayyumların yönettiği düzenin karşısında bizlerin üzerine anlaşabileceği seçenek halkların yönettiği bir sistemdir. Bununla birlikte işçi sınıfı mücadele ederken politik bir bilinçle kendi partisinde de birleşerek ülkesinin geleceğini demokratik bir temelde inşa etmek durumunda.”

Halkevleri Genel Başkanı Nuri Günay, “Kapitalizmin saldırıları karşısında insanca yaşam talebiyle isyan eden halklar var. Dünya halkları kendisini iktidara taşıyacak örgütlenmeye sahip olamayabilir ama bundan umutluyuz. Ahlaken ve ideolojik olarak zaten çökmüş olan iktidar şimdi fiziken de ülkemizin üzerine çöküyor. İktidarın neoliberal yağmacı düzeniyle tenceremizde kaynayan çorba azaldı. Güvencemiz yok, moderne köleler halinde yaşıyoruz. Modern köleler olarak değil, insanca yaşayabileceğimiz bir ülke kuracağız” diye konuştu.

EHP Temsilcisi Özge Akman da “İşçinin örgütlülüğü, işçilerin işyerlerinden birleşerek ilerlemesi gerekir. İşçilerin sendikalara güvenmemelerinin nedenini yalnızca baskılarla açıklayamayız” dedi.

DÜZEN PARTİLERİNİN BİRİ GİDER DİĞERİ GELİR

DİP Genel Başkanı Levent Dölek de “Birlik dediğimiz işçi sınıfının işverenlerle vereceği bir mücadele olamaz. İşçilerin birleşip patronlara karşı mücadele etmesiyle verilecek bir mücadeledir. Bir hürriyet mücadelesi verilecekse bu emperyalizmden beklenecek değil, işçi sınıfının öncülüğünde emperyalizme karşı verilecek bir mücadeledir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Temsilcisi AhidAndican ise “Hukuk devletinin yerini, Cumhuriyet değerlerini yok etmeye çalışan, insan ve emekçi hakları konusunda çağ dışı yaklaşımla bunların hepsini gömmeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Olay sadece işçi haklarının elde edilmesi noktasından çıkıp, demokrasiye inan tüm bireylerin mücadelesi haline geldi” dedi.

ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, SYKP Başkanı Cavit Uğur, TSİP Başkanı Turgut Koçak, İDP Temsilcisi İlker Bayram ve Yeşiller ve Sol Eş Sözcüsü Sinan Tutan da kongreyi selamlayarak mücadele çağrısı yaptı.

ARAMIZDAKİ KAVGAYI SONLANDIRIP İŞÇİLERİ ÖRGÜTLEMELİYİZ

Türkiye ve dünyanın zor günler yaşadığını belirten Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Temsilcisi OwenTudor, “İnsanlar demokrasi, özgürlük ve insanca ücretler için ayaklanıyor. Diktatörlük değil demokrasi istiyoruz, eşitsizlik değil adalet, sömürü değil onur ve haysiyet istiyoruz. DİSK’le ve Türkiyeli işçilerle omuz omuza olmaya devam edeceğiz” dedi.

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC)Genel SekreteriPatrickItschertde “Avrupa’da aşırı sağcı hatta faşist diyebileceğimiz partilerin yükseldiğini, Avrupa’da ve komşu ülkelerinde insan haklarını, demokratik hakları ihlal eden tek adam yönetimlerinin ortaya çıktığını görüyoruz” dedi. Yakın zamanda Avrupa çapında asgari ücret düzenlemesi için kampanya başlatacaklarını duyuranItschert, sorunların aşılması için güçlü sendikalara ihtiyaç olduğunu belirterek “Türkiye’de örgütlenmenin zor olduğunu biliyorum. Ancak İşçilerin yüzde 97’si örgütsüzken kendi aramızdaki kavgaları sonlandırıp onları örgütlemememiz gerekiyor. Birlikte kazanabiliriz” diye konuştu.

IndustriALL Temsilcisi Kemal Özkan ise “Çeşitli ülkelerde çeşitli şekilde işçi haklarına yönelik saldırılar oluyor ancak saldırının odağı ve özü aynı. Karşımızda bir otoriter sistem var. Bunu aşmak için mücadele alanımızı artırmamız gerekiyor” dedi.

HAREKETE GEÇMELİYİZ

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Maalesef bir kez daha savaş tamtamları arasında ekonomik krizin, yoksulluğun, baskıların unutturulmaya çalışıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Bugün temel gündemimiz işsizlik, işten atmalar, işçi cinayetleri, açlık sınırındaki ücretler, iğneden ipliğe yapılan zamlar, hukuksuz şekilde ihraçlar, intihar edenler, göz dikilen kıdem tazminatımızdır. Kapitalizmin gündemi ise daha fazla ranttır. Harekete geçmezsek emeğe ve demokrasi mücadelesine yönelik baskıların artacağı açıktır” ifadelerini kullandı.

TMMOB Başkanı Emin Koramaz ise şunları söyledi: “Bu iktidarın yükselen toplumsal muhalefeti zorla bastırmaktan başka bir çaresi yok. Bu iktidar hukuku da yargıyı da sopa gibi kullanıyor. Bu ülkenin insanına toprağına sahip çıkılmasının adı olan Gezi’de birlikte mücadele ettiklerimize ceza vermeye çalışıyorlar. Kanal İstanbul’da nasıl bir tahribat çıkacağı ortaya koyuldu. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu halk düşmanı, piyasacı zihniyete karşı en geniş kitleleri bir araya getirmek zorundayız.”

KAPİTALİZM KORONA VİRÜSTEN DAHA ZARARLI

TTB Başkanı Sinan Adıyaman da “AVM’ye dönüşmüş sağlık merkezlerinde sağlık emekçilerin ve işçilerin taleplerini korumak için, halkın nitelikli sağlık hizmeti için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz.Ne korona virüs ne de başka hastalık etkeni neoliberal kapitalizm kadar insanlığa zarar verdi. Bu virüse karşı duyduğumuz tedirginliğinin 30 katını işçi öldüren kapitalist sisteme yönlendirmeliyiz. Yaşadığımız sorunların çözümü için tedavide değişiklik yapmamız, direniş dozajını artırmamız lazım” diye konuştu.

 

DİSK ONUR ÖDÜLLERİ VERİLDİ

Kongrede emeğin ve halkın çıkarına bilim üreten Korkut Borotav’a, eski kuşak DİSK’liler adına Nurettin Çavdarlıgil’e emeğin barışın akademisyenleri adına Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu’na, sınıf hareketinin hukukçuları adına Alp Selek’e, İstanbul Barosu Eski Başkanı Turgut Kazan’a, DİSK hukukçularını temsilen Ercüment Tahiroğlu’na DİSK Onur Ödülleri verildi. Kongreye katılamayan Borotav mesaj yolladı.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

KPSS'den yüksek puan alanlar mülakatta elendi, düşük puan alanlar kazandı

SONRAKİ HABER

Bu ne kalabalık?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...